Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
îDüşüğüm gibi: Yazan : k F yorlar. yapamamağa başladı. — harb gelsin!,, :_- ediliyordu. hit Halbuki harb çıktı, | Üümitsizlik içindedirler. — re dürüyoruz. w onma sevkedeceklerinden eminiz. Dunya karışıklığı karşısında biz! Suat Derviş Bütün dünya nerede, ne zaman ve ne şekilde biteceği meşkük ' bir maceranm içine atilmış bulunuyor. Dünyanın hangi bucağında olurlarsa olsunlar milletler ve o milletleri teşkil eden ferdler haya- — tm ve-istikbalin yarın ne şekilde inkişaf edebileceğinden hihaber, — hayata istikrarm ne zaman geleceğini bilemeden bocalayıp — duru- â Devlet reisleri verilecek kararların ne olabileceğini bir gün Fevvelden takdir edip tedbir alamaz vaziyetteyken yarımdan emin ol- — miyan mes'uilyetsiz insan da gelecek saat için dahi bir proğram Senelerdir süren tereddüd nöbetleri içinde, nihayet bir harbin — büyük fecaatini müdrik olmasma rağmen İnsanların bazan “nihayet diye kalblerinde beliren bir istekleri vardı. Bu müte- *redd.'ıd ve kararsız intizar devirlerinden en şiddetli bir harbe geç- — mek bile nihayet vazıh bir vaziyet olduğu için daha iyi telâkki fakat hâlâ vuzuh yok. İşin nerede bite- |Cceğini, ne şekilde bir inkişaf seyri göstereceğini — gayret edenler karanlık bir gecede ufacık bir ışık tahmin etmeğe arıyanlar gibi — Biz Türkler bu kararsız ve bu buhranlı dünya üstünde biribi. | rimize ve devletimize her zamankinden daha bağlı ve daha yekpa- Çünkü biliyoruz ki, bu istikbali meşkük dünya üzerinde yarmm mğı. kavuşmak saadeti ancak bir ve beraber olan, A ga.yn ve nifak bulunmıyan mütesanit milletlerin olacaktır. ş" Memleketimizde en ufak bir telâş havası, kalplerimizde en kü- ğ Çük bir endişe yok. Çünkü hâdisat nasıl bir seyir ve istikamet alır- Ba mukadderatımızı ellerine teslim ettiğimiz şeflerimizin bu dalgalı — ve fırtmalı hâdisat denizinde Türk gemisini en salim emniyet lima- içlerinde —ayrı İşte Türk vataninın telâşsızlığı ve Türk vatandaşmın yüzünde görülen sgükün ve huzur bu emniyetin aksidir. SUAT DERVİŞ | £î€ cagîş’?%ğ.. M — Asım Us “Kızılordu *Lehistan hudutlarını niçin geçti?,, bışhkk yazısında — Rusların Le- ; a girmelerinin — sebeblerini a 1 atıyor ve diyor ki: | *“Fikrimizce Sovyet — Rusyanın ğ İ'— vtarzı hareketi — Lehistana bir tasından değil, aralarında. ademi fecavüz muahedesi — bulunan Al- manyaya karşı ifade ettiği mana etınden daha mühimdir: Zira kova hükümetinin — bitaraflı: ndan ayrılmadığını — söylemesi na ya ile aralarında — gizli bir anla a olmadığını gösterir; hat- Alman orduları şarka doğru hu- tsuz bir işgal hırsına kapıldık- ları surette Ruslar — Almanyayaâ x.lı karsı silâh ile mücadele — edebile- tek demektir.., CUMHURİYET — Yunus Nadi son — zamanların sürprizlerine temas ederek, nisli görülmemiş, sürprizler karşı- a Türkiyenin vaziyeni izah e- “Biz dünyanın sürprizlerle dolu yeni keşmekeşi önünde milletlerin Arklarma, hürriyet ve istiklâl- e hürmet eden ve bu şartlar dahilinde idame olunacak bir in- anlık sulhuna taraltar olan mil- erle beraberiz, ve bu — cephede bize düşebilecek vazifeleri fedakâr- ın en ileri hadlerile ilfa Biz.,, İ SABAH Hüseyin Cahit Yalçın bugünkü el tE başmakalesinde — Macarların Ro- manya ve Yugoslavyaya karşı al- dığı vaziyeti anlatarak Macar po- litikasını şiddetle tenkit ediyor ve bu üç devletin Cermen istilâ dal- galarına kar;ı birleşerek istiklâl hürriyetlerini muhafaza etmenin kendileri için biribirlerine düşmek ten daha' elzermoldüğünü : <rsöylü- ŞON5 ' S W z aB Şirketihıyriyenin kaldırdığı seferler Sonbaharın gelmesi — dolayısile Şirketihayriye, bugünden itibaren köprüden Sütlüceye ve — Altınku- ma olan vapur seferlerini lâğvet- miştir. Bundan başka Salacak plâjı için köprü ile Salacak arasında hergün yapılan seferlerle, her akşaâm Üs- küdardan köprüye -olan 23,35 sefe- ri de kaldırılmıştır. İdare sonba- har tarifesini de hazırlamaktadır. 25 eylülden itibaren mektepler a- çılacağı için yeni der& ' saatlerine göre, sabahları boğazdan köprüye ve akşamları da köprüden boğaza yeni postalar ilâve edilecektir. —— Otomaobil bir çarptı Pangaltıda oturan ÜOnniğin ye- di yaşındaki oğlu Bomonti istas- yonunda caddenin diğer tarafına geçerken, şoför Fuadin idaresinde- ki ötomobilin altında kalmış, ya- ralanarak Şişli çocuk hastanesine kaldırılmıştır. çocuga KA HABER İN EDEBİ w < Yazan: CAHİT UÇUK B — (Ü Adam,, ona bir yol tarif etti.Ora yatacak bir yer bulabileceğini i. ) II nep, alçak damlı, iki odalı de oturuyordu. Tavanında gârdan sönmiyen, küçük cam unda yanan, lâmba sallanı- rdııı pamuk almış, bir dü le bir yastık yaptırmış, bir de organ diktirmişti. Tahtalarını ovarak )' M sararttığı odanın birinde yatıyor,öbürüne de ev sahiplerinin darılmasına rağ- men, kara tosunla, akkızı bağla- MIştı. Bahçede, kenarda mermer çem- berli bir sarnıç, dıvar dibinde bir muz, bir kaç erik ağacı, — ortada kabartılmış toprağın üstünde, gâ; vur gülleri, fesi'yan yaprakları da- ha bir iki :çek vardı. Zeynep, şehre ilk geldiği — gece. hastane kapısındaki adamın sağ lik verdiği ötele gitmiş; — yanında bir öküz ve bir de keçi — olduğu iÇİN, onu içeri almamış!'ardı. Işıklı caddelerde. arkasında ka- ratosün e'inde a'kızın ipi saatler ce doltasmış. dükkö-larım içleri 1 oıxlı camları azdında bit çok şey- lere bakmıştı. Kavra tosun, açlıklan böğürmeğe Husustida relerin teşkilât kadroları Maaşlı veya ücretli me- murların dereceleri vi- lâyetlerin mali vaziyet- lerine göre baremin de- recelerine intıbak ettirilecek Dahiliye vekâleti, yeni — barem kanununa göre 1 sönteşrin 939 ta- rihine kadar — hazırlanarak İcra vekilleri heyetine verilmesi lâzım gelen hususi idarelerin teşkilât kad rolarını ne şekilde hazırlıyacakları nı vilâyetlere bildirmiştir. Vekâlet bu tebliğile bütün vilâyetlerin teş- kilât kadrolarında — yeknasaklığı temin gayesini istihdaf — etmekte- dir. Bu tebliğe göre, hususi idare- lerin idare, hesap, nafia, —maarif, ziraat, baytar ve sıhhat kısımla- rına dahil maaşlı veya daimi üc" retli memurlarının bugünkü dere- celeri vilâyetlerin ihtiyaç ve mali varyetlerine göre, yeni — baremin derecelerine intibak ettirilecektir. Odacı, korucu, bekçı, evrak mü- vezzii, daktilo ve buna benzer di- ğer müteferrik ve muvakkat ma- hiyet arzeden h'zmetlerde çalışan- lar yeni barem kanunu dışında br- rakılarak teşkilât — kadrolarına a- lımmıyacaktır. Bunlar için her se- ne bütçesine bir cetvel eklenecek- tir. Teşkilât kadrolarile maaş ve emsal hasılları değişen memurlara maaş farkları baremin müvakkat birinci maddesi hükmüne göre ve- rilecektir. Halen ücretle idare o- lunan memurların derece ve kâd- roları baremin ikinci maddesi hük müne göre tayin ve tesbit oluna- caktır. Diğer hizmet vekâletlerinde bu- lunan ve bütçede tahsisat mevcut -olup da henüz baremin içine alın- mıyan Memuriyetler ve barem ka- nunu hükümlerine göre maaş asiıl- larile, emsal hasıllarının değişme- sinden mütevellit farklar hariç ol- mak üzere kadroların hazırlanma- smda yeni — memüriyetler ihdas edilmiyecek ve memuriyet ünyvan- ları da değiştirilmiyecektir. — — Salih Kılıcın muhakemesi Eski İstanbul Emniyet müdü. rü Salih Kılrıcım, Dolmabahçe hâ. disesi dolayısiyle yakmda civar vilâyetlerden birinde muhakeme, sine başlanacaktır. —— İzmire vapur seferleri İzmir seferleri dün açılmış, Tırhan vapuru ilk sefer için ha. reket etmiştir. — Resmi dairelerde ikamet yasak Dahiliye Vekâleti vilâyetlere bir tamimde bulunarak resmi dai. relere tahsis edilen hazineye ait binalarda hiç bir memurun yal. nız veya ailesiyle beraber ikamet etmemelerini bildirmiştir. Bu şe, kildeki ikametleri ancak vekâletin müsaadesiyle olacaktır. başlayınca, Zeynep kendini topla- mış, düz bir yoldan yürüyerek, bir kıra çıkmıştı. Hayvanlar, taze ot- lara saldırmışlardı. Zeynep, açlık duymuyordu. Yolun son tarafında ev gibi bü yük kayalıklar, onların — dibinde, deniz vardı. Zeynep, gündüzün sı- cağile hâlâ ılik duran bir kayanın üstüne oturarak, mavi ay ışığında taze otları kopatıp yutan hayvar larma; karşı bahçe dıvarlarından taşan, üstleri dikenli dev — dilleri zibi büyük yanraklara, ta uzaklar da bir dizi boncuk gibi görünen. vaklaştıkça sevreklaşen lâmbalara ileride den'ze dökülen beyaz kü: büklü sırara. dalrın da'nın bak miştı. Soluk aldığı Bavayı do'dü- ran bütün kokulara vahancıydı. Arada bir esen 1lık rüzgâr, adr- | me imtihanlarının birisi Mi LAT LA x e Wemlekellen- Balat sinemasında yangın oldu Seyirciler arasında panik çıktı, hafifçe yara Dün akşam saat beşi yirmi geçe, Balatta Tahsiin sinemasında yan- gin çıkmıştır, Sinema oynarken — birdenbire filmler parlamış ve sinemada bu- lunan halk biribirine — girmiştir. Pazar dolayısile sinema fazla ka- labalık olduğundan kapılara hü- cum eden halktan birçok — kadın ve çocuklar muhtelif yerlerinden hafilçe yaralanmışlardır. ananlar var Makinistler filmleri söndüreme- mişler, bunun üzerine — itfaiyeye haber verilmiştir. Bu sıtrada ateş makine dairesini tamamen yakmış ve binanın saçaklarma sirayet et- miştir. Bereket itfaiye çabuk ye- tişmiş ve derhal ateşi söndürmüş- tır. Polsi hâdise hakkında tahkikat yapmaktadır. Mekteplerin imtihan talımatnamesi bıldırıldı Kanaat notu devreleri üçe, imti san şekilleri de dörde ayrılıyor Orta mktep ve 1liselerin sınıt geçme ve olgunluk imtihanları için hazırlanan talimatname mek, teplere bildirilmiştir. Talimatnamede ders yılı üç kanaat notu devresine ayrılmış. tır. Birinci devre: Ders yılr şından 10 birincikânuna, ikinci devre 11 birinci kânundan 10 marta ve üçüncü devre de 11 marttan ders yılı sonuna kadar . dır. Muallim kanaat notlarını bu müddetlerin hitamından beş gün sonra mektep idaresine vermiş o. lacaktır. Örtamektep ve liselerin birinci ve ikinci sınıflarında bu . İunan talebenin sınıf geçmesi, üç kanaat notu vasatisinin en az beşi bulmasiyle kabildir. Talimatnamede imtihan şekil. leri dörde ayrılmıştır. 1 — Bü. tünleme ve engel imtihanları, 2 — Devlet orta mektep imtihan ları, 3 — Lise bitirme imtihanla. rı, $ — Devlet olgunluk imtihan. İarr. İmtihanlar yazılı ve sözlü ola. rak yapılacaktır. Bütünleme ve engel imtihanları dersin mualli . mile mektep müdürünün seçeceği bir mümeyyiz tarafından yapıla « caktır. Devlet orta mektep ve lise bitirme imtihanları Maarif Mü, dürlüğünün seçeceği ve vekâletin tasdik edeceği bir komisyon tara fimndan icra dilecektir. Devlet ol. gunluk imtihanlarını yapacak ko misyonlar doğrudan doğruya ve. kâlet tarafından seçilecektir. Dev let orta mektep imtihanlarına res mi ve hususi orta mkteplerin ü. çüncü sınıfında bulunan ve bütün derslerden aldıkları notların va. satileri en az beş olan talebeler gi rebilecektir, İmtihanlar eleme ve sözlü ola. rakiki bölümde yapılacaktır. Ele 'Türk-.. tır bilmediği bir çiçek — kokusunu, burnuna kadar getiriyordu. Yolun kıyısındaki, şehrin sen — evinden, bir türkü sesi duyuluyor, deniz: den bir dere şırıltısını andıran ve hiç susmıyan bir cıviltiı. yükseli: yordu. Hayvanların karnı doyunca, yo: lun öbür kıyısında akan sudan iç- mişler, Zeynebin yanına gelerek. yumuşak çimenlerin üzerine yat- mışlardı. Zeynep, onların geviş getirmele- rini dinledi, Sonra uvudular. Son evdeki türkü sustu. Boncuk gibı yanan lâmbalar sözndü. Dönen bir değirmen — uğultusuna benziyen şehrin sesleri kösildi. Zeynep, artm'Ş gibi gelen çağ- |Jayanların gürültüsünü daha ya- kından duyuyordu. Gökteki yıl- Z3 . f sdk LA L A 1 A y h n çeden, diğeri de vekâletin göste receği bir dersten olacaktır. Ta lebelerin bunlardan en aşağı beş numara alması lâzımdır. Eleme imtihanında bir derste muvaffak olamıyan talebe müteakip imti . handa üç dersten imtihana gire cektir . Muvaffak olanlar, diğer ders . lerden sözlü imtihanlara girecek lerdir. Bunlardan en aşağı beş bumara almaları lâzımdır. Lise ve orta mektep bitirme imtihanlarma dışardan girecekle, Tin yaşı 19 dan küçük olmryacak. tır. Lise imtihanları sözlü olarak ve yalnız son sınıf derılerınden yapılacaktır. Muvaffak olanlar, “Nise bitirme belgesi” alacaklar ve olgunluk imtihanlarına girmeğe hak kazanacaklardır. Sapanla yaralandı Filoryada Kalikratya köyünde 9 numarada oturan Kadir oğlu 16 yaşında Kemal, dün çift sürmekte iken yere düşmüş, sapan kasıkla- rma batarak yaralanmıştır. Hasan Cerrahpaşa hastanesine kaldırıl- mıştır. —— Şehrimizdeki — vekiller Ankaraya döndüler Birkaç gündenberi şehrimizde bulunan İktisat vekili Hüsnü Ça- kır, Ziraat vekili Muhlis Erkmen ve Sıhhiye vekili Hulüsi — Alataş Ankaraya gitmişlerdir. —— İş kazası Bandırmalı Mustafa — kaptanın motöründe makinist Mehmet oğlu Hakkı dün motörden rıhtıma çı:- karılmakta olan Nikoya ait 3815 numaralr ötomobille — rıhtımın a- rasıma sıkışmış ve iki bacağı bir- den kırılmıştır. Yaralı baygın bir halde Cerrahpaşa hastanesine kal- dırılmıştır. Polis tahkikata başla- mıştır. ee dızlar, ay işiğinin gergin mavi ör- tüsü altına sığınmış — gibiydiler. Ortalığa, göze görünmiyen bir 1s- | laklık yağıyordu. Zeyrep, kara tosuna — sokuldu. Yalnızlıktan kurtulmak için, göz- ierini kapıyarak, onun soluklarını dinledi. Bu nefes alrşlar, ruhuna çöken bulutları kaldırıyor, — arkasından taze, canlı renklerile geçmiş gün- lerin hatıraları çıkıyordu. Ninesi, çocukluğfu, köyü, bayram günle- ri, düğünler; kara tosunun alınışı, ninenin ölüm gecesi, Recep “Uçan su,, felâketler, Hasan, Ali.. kapa- İr gözlerinin içinde, kıpırdıyorlar, konuşuyorlar, gelip geçiyorlardı. Bacaklarımın sızladığını, mide- sinde açlığın dolaştığını — hissedi- yordu. Sonra “yavaş yavaş, hatı- — ? Ce YUf KDI :J &' D MM* AKŞAM POSTAS!İ Sahibi ve Neşriyat Müdürü Hasan Rasim Us İDARE EVİ: Istanbul Ankara caddesi Posla katusu: İstanbel TIA Tetpraf adresi: İstantat HASCÜ Yan işleri telelonu : 23872 ldıl' . . l 24370 20335 ÂBONE' YAKILKAN Grn Hddan — dlzen © aylık 50 . &00 « B Gaylık .00 » 800 « eee ssandesene HMayata dalü Haberler ÜTEMADİYEN haber bekli” M yoruz: gazetelerden, radyü” dan, tanıdıklardan; hattâ vapurdt trende, tramvayda — tanımadığımi? kimselerin — konuşmalarına k misafiri olarak. Fakat bu al haberlerin ne faydası var? DoğruSsü çoğu zaman ne olduklarını anlıyâ” mıyoruz. Hele şark — cepheğind harbe ait tebliğleri hiç sökemiyü” rum. Lehistan şehirlerinden çoğü” nun adlarını okuyup oğrenmeâ' imkân yok. Ö memlekeltin coğl'l' yasını öğrenmek zannederim öyl€ pek çok kişiye nasip olmaz, Oradâ” ki harekâtı harila üzerinde takip © demiyoruz; zaten takip edebi de ne faydası var? Birtakım yanli$ tahminlere girişmekten başka neyt | yarar? “Yalan haberlerden sakınımız; 9* lur olmaz — iddislara ınanmmn"' diyorlar. İyi ama yalan haber, seriya doğrusundan daha kollıf an” laşılır, bunun için de zihne — dahâ çok tesir eder. Meselâ bir Fransi? resmi tebliğinde şöyle bir şey okü- duüuk: “Ordularımız Alman arazisitt” de elli kilomeltre murabbar yer ettiler., - Ben bundan ne anla?lm, Bu —netice — ehemmiyetli mld"' değil midr? Nasıl farkedeyim? F#” kat biri bana: “Fransız orduları man toprağında — alabildiklerine ir lerliyorlarmış, birçok şehirleri zaP” tetmişler,, gibi bir söz söylese bf dan bir şey anlarım, yani bu banâ daha açık, daha manidar gibi zükür. Halbuki elli | kilometre mü” rabbaından bahseden resmi tebli” ğin söylediği doğru olduğu hald* öteki haber şüphesiz yalandır. Zaten biz işi iyice kavrıyamad mız için doğru haberleri de yalâfi habere çeviririz.Gene o 50 kilom murabbaı haberini alalım.Ben 50 “ lometre murahbal yer işgal etmenif ehemmiyetli olup olmadığını lııll”i yorum, Fakat resmi — tebliğde onü okuyunca zihnim durmaz, Lendl"“ göre bir mana vermeğe kalkar. “ÇCok büyük iş görmüşler,, Ylh“ “Bunun da ne kıymeli var?,, gib bir şey söylerim. Benim verdlĞ' manaya göre de o doğru haber pir yalan haber ölüverir. Doğru haberler işten iyi anlıya"” lara, mütehassıslara, zabitlere hitap eder. Bizim için çoğu zaman onl4” rin hiçbir manası yoktur; biz #” cak yalan haberlerden anlıyabiliri* ve onları daha makul, daha K kate uygun buluruz. Bunun içindi? ki harpler daima, bizim gibi ınl' mıyanların tahmınıne hiç de yan neticeler verir, Fakat | diye haberleri okumamazlık, lememezlik de edemeyiz; bu kârlığa tecessüsümüz manidir. Nurullah mw Karaburunun kurtuıu! yıldönümü Karaburun, 17 (AA.) — eylül kurtuluş gününü — Karabi” runlular içten gelen coşkunluk V© emsalsiz tezahüratla kutlulamı$” tır. raların renkleri soldu, ışıkları && rardı, sesleri duyulmaz oldu. Vücudunda tatlı bir sıcaklıki? uyandığı vakit kara tosun, akki& otluyorlar, başt heybenin üstü“d’ boynu ağrıyordu. Gecenin mavi örtüsü, — yerilt dört, bir yana altın ışıklar serpil mişti. Zeynep, yattığı yerden doğ” rularak gerindi. Kulakları uğulduyordu. Gözleri" nin önünde kırmızı böcekler UÇU şuyordu. Yüzünü yıkamak için * rığa giderken, sallanıyordu. Oradan geçen siyah — baş öftmü bir kadın, yanına gelip konuşlmu; Zeynep, ona kocasının öldüğünü — köyde kimsesi olmadığını, şehrâ göç ettiğini, fakat, yol iz bilmedi” ğinden kırda yattığını anlatmısı (Devamı var), 16