21 Şubat 1939 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 7

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

İskerlik | u?,_B_,-lişel Rönetur - Pebusan meclisi bahriye x%l reisi *'*nh"'fh Yeni tayyare gemisi Tüş, AYalin donanma safları ara. Tp Biişi | * hazarı dikkatimizi bu | & 4 b hbmî“ 8emileri üzerine çeke- 'ltı%;'d&r. İngiliz bahriye N Âre gemisine malikti. Yağı b el —w '“ıı;' besi eskiden başka mak- Üsrep tağlmiş, sonradan tadil e. la % #re gemisi haline kön- Ni %îî'î“müerin faal hizmet & g48 | Büay, e Londra — mükavelesi p'w ,“İte * göre 20 &ene olarak Nh Ülmq olduğundan — bunlar a % etten çekilecektir. . 1934 denberi İngiliz bah h Si bu gemilerin yerine Puru hazırlamakla meş- A4 y î;;“mındmmn göre, tay. ' h"uhe demek, derhal hare- ! tIt_.ı:*"mıeğe hazır bir hava ektir. Derhal havalana- huy?lreler kendilerine ve. Hüş | Ceşit istikşaf vazifeleri- , d'-“îîlmna.mn muhtelif par &Ğmd& irtibatı temin ede- hıı.nt taşıdığı bombalarlâ harb kıymeti olabilirsOs| ılwğh'are gemileri müstak- li ârblerinde çok ehemmi- | ıö"’—’-ü!:klerdir. Tayyarelerin blerinde kendilerinden %hmrî“ hizmeti görebilmeleri h .Mı .Eem.ileri müstakbel ılılBı..m__klel'llıcIe çok ehemmiyetli '.hı'hl el'tî.u' Tayyarelerin de. | Kugh hîl"uıde kendilerinden bek- K%İl hizmeti görebilmeleri iİ- b ahe!inin mümkün — olduğu .ü"ıtin;a“ı harb kruvazörleri. h”h.e K en üstün olması ve 5ü h'%., abilecek genişlikte bu - '%t& tir, "'ı%ğyğ;e alabilecek bir tayya- W& L 000 tonluk koca bir b Ndra mukavelesi bu çe. %0 bi İtin azami had olarak toh teshi SDaz z & sbit etmiştir. İngiliz ) 1935 den 1938 e& ka- hı. %k,muhahı-ı İnşaat programlart- SaSı CF LEŞE a e G aauzu —e& e KD '&ğ 21 SUBAT —. 19839 | Ingilterenin yeni tayyare gemileri İtyyare gemileri, gelecek deniz harplerinde CĞ çok ehemmiyetli rol oynıyacaktır " — —0 —— Almanların ilk tayyare gemisi Graf Zeplin, Kiyelde denize indirilirken sir olmaması temin edilmiştir. 60 tayyare taşıyabilir. Gemi 592 mil- yon Franga malolmuştur. (Takti- ben 29 milyon Türk lirası) . Bu gemi İngilterenin Akdeniz filosunda Kuraguz gemisinin ye. rine geçiyor. “Tayyare gemileri grupnun amiral gemisi vazifesini gören bu geminin kumandan ve bütün mürettebatı yeni gemisi geç miş bulunyorlar. Bu suretle bu ge- miye intika leden tayyare kuvvet- leri bir avcş tayyaresi bölüğü ve bir keşif kolu tayyaresi bölüğü - etlee: KDA ĞE ü Bf d, T-ontütdeki ikinciteştik “ayı içerisinde yeniden avcı ve keşif tayyare bölükleri ihdas edilerek bu 'gemi üzerine yerleştirilecek . Hri, ea Te İnşa edilmekte olan diğer tay- yare gemileri ide ayni evsafı haiz- dirler. Bunlar 23.000 tonluktur . Bu gemiler Mustriyus, Viktorus, Formudabi , İndomptabl ve Emp- lakabl isimlerini alacaktır « Bu suretle 1934 yılr başlangı. cında Büyük Britanya donanması tayyare gemisi olarak yapılmış, deniz kuvvetlerinin taabiyesi esas larına uygun 360 tayyareyi taşıya- bilecek alt itayyare gemisine ma- lik olacaktır . Gene bu tarihte İngiliz donan- masında buügün çalışan tayyare gemileri tamamen hizmetten çekil miş ve silâhlarından — tamamiyle tecrid edilmiş olacaklardır. Almanya ise bu tarihte, 1938 ikinciteşrin ayında Kiyel tezgâh. larında yapılmağa başlanmış olan Graf Zeplin tayyare gemisiyle bu geminin ikmalini müteakip kızağa konacak olan B gemisini filoşunda bulundurabilecektir. İşlerimiz yolunda gittiği, muka- vele hükümlerine riayet edildiği, Fransız bahriyesi üzerine çöken tembellikten silkindiği takdirde ise biz de Jofr ve Penlöv tayyare gemilerimizi ayni tarihte filomuz | da görebileceğimizi ümid edebili- riz. İşte ancak o yıl bahriye albüm- lerinde yirmi senedenberi resmini göre göre bıktığımız Bearn gemi. sinin biçimsiz ve zevksiz manza- rasından kurtulmuş ve ©o gemiyi bir hürda demir yığını haline koy- muş olacağız. na ihanet ettiği takdirde ceza görece- ğine işaret olmak üzere de çocuğun önünde bir adam mükemmelen döğü lür! Çocuğun dizlerine ve — ağzına da tokatlar vurulur: Hızlı köşabilmesi ve dilini kötü sözlere karşı tutabilmesi için! Çocuklara bu sırada öğretilen sır- ların ne olduğunü bir türlü anlama- ya muvaffak olamadığımı itiraf e- derim. Fakat herhalde bu sırların sırf dini esrar olmadığından şüphe 4 etmiyorum. Yeni Ginedeki Mekeo ve Rorolar" da bu merasim daha başka türlü ya- pılıyor: Arne tarafının akrabası çocuğun babası tarafından hediye edilen do- muzu bir güzel yedikten sonra ço- cuk dayısının kulübesine gönderilir. Baba tarafı akrabasının buü merasi- mi görmesi memnu — olduğu için onlar hazır bulunmadan — çocuğun dayısı çocuğa avret yerini — örtecek kasık bağını bağlar. Bi kabil merasime çocuğun ancak ana tarafından erkek akrabası işti- | rak edebilirler. Babanın vazifesi sa“ dece misalirleri ağırlamağa, onlara ikramlarda bulunmaya — münhasır kalır, Bu â.de;cin hikmeti ise Mela- nezvalılarda kan akrabalığın daima ana tarafına bağlı olmasındandır. Bu ananeden dolayıdır ki çocuk da annesinin akrabalarına ait olur. Me lânezyalrların yaşayış tarzlarına gö- re hakikf babanın kim — olduğu hiç bir zaman anlaşılamıyacağı için nes lin nisbetine annenin ölçü olması za- rüridir. Hattâ Melanezya adaları" ; nın ekserisinde çocukların büyütme | ve terbiyelerinden de yalnız aha ta" rafı mesuldür. Bununla beraber, çocuğun ilk de“ fa avret mahallini örtmesi manasın- da olan elbise gece merasimi Melâ- nezya adalarında birçok farklı şekil- ler gösterir. Meselâ Mafalularda bu merasim gayet büyük ve oburca zi- yafetlerle geçtiği gibi çocuğa da ilk defa köyün bekâr obasına girmek ve orada ikamet edebilmek hakkını ve- rir. Gayet tantanalı bir şekilde süs- lenmiş olan çocuk eyvelâ köyün yer lileri tarafından kesilmiş — olan bir domuzun üstüne çıkıp durur. Domu- zu hediye etmiş olan yerliler çocuğu Marafularda tiyazeti ikmal eltikten sonra yapılan merasime mahsus maske B hazan, Çocuğunu, çocuk arabası yerine bir ağ içinde taşıyan zarif bir Mekeolu bayan, buradan kaptıkları gibi koşa koşa köyün bir ucunda bulunan — bekâr obasına götürürler. Obanın önünde yerli erkeklerden iki sıra adamlar oturmuşlardır. Bunlar çocuğu elden ele verirler. Çocüuk bunlar arasında elden ele verildikten sonra - tekrar ayni şekilde çocıığu getirenlere iade olunur. ——— Kızıl Gölge HABER'İN RESİMLİ ZABITA ROMANI: 94 FAKAT BULDUĞUMUZ WKUR CA Wiib SAYESİNDE SENi &i ZE ÖRTAK GÜLANE « Hn%mî Bemiler bu azamii had. w l““îuk $tir, Yalnız ilk gemi 22 Eu 't“r' tr. SEmi :?:ı,dîmîı&rm birincisi olan ve ge- RBüiz filosuna iltihak e- Uvayal gemisi 1935 pro. d&hiıdir ve ayni yılm a- mğ_* Çersinde Birkenhed tez- Bih Un İ İııh"% : Yapılmasına başlanmış. . Hliy :4: luîî’üz—"o. genişliği 28 metre. . * 80 mildir. Silâhlarına l%_'qq 'nııîo milimetrelik on altı L T e _'!k_a. (Londra mukave- 134!"“:_1 maddesi bu gemi- Ü huı'“ihmctreden yükarı 10 qe!şu_ In“_“_maıxna müsaade et- %'lıq İt füşz amirallığı bu mad. H kîîîıı Müne riayet etmiş — ol- Nııı topların sayısını çağlt- t çapların rindirmiştir.) 00 ç B | _"frgli tor?üi ihtiva eden 47 mili- %lnhtrafi“rt torpil kovanı, 13 4 'K sekiz mitralyözü var. ıî?ıı eğ?lfmlere bölünmek su uâkla: Min tcp ateşinden ve Onluk olan bu geminin | KALMÜTA POSTA TAY. YARESİ ÖĞLE ÜLER İi HAREKET EDECEK VE| RECA EDERMA| BAROÖNESLEY- VELA 372 GiRiz » ME LÜZUM YOÖK AZİZİM .. SiZİ GÖ- BURADA MERASI- 2 OBRNA KALAA YIR . FM İA Kİ ELİ W KAÇMAĞI DÜŞÜNÜ 4 ORSUNUZ... TECRÜĞBE. YE KÖLHAW/AI DEME . YEN v BEYNİLAİZİ KA TLA TI , ÂANLÂŞILDEMTİ İ , İ FİMÜDİNİZ Bu SEYyanaTTAN VOZ GEÇMENİZ Çöz Ços İYiİ OLURDU— KORSAN TAYYARE, YERALTI WAN ĞAS RUNDAN ŞİKTİ e VE YENİ BiR MEla ÜNET YAPMAK İŞİN NAVALANDI VE UÇFU ... 4 Böll Bol ÖONDAMN K ÖNUÜŞURUL - ÖWUA SİRİNİ BİLERİ TEK 304»'_4 BENİM . BUNU ENİMLE EVLEN- oo MEK (İSTEDİĞİNE BİiİLDİRD,Ğİ YA> yey SÖYi ” Sn kolay kolay mütces- J FCB/LİYORSUNUZKİ YERLİLER O. WUN ÖLMEDİ | 400 SENE EVYEL ONUN ECDE DINDAN BİRİ wW - DAN BİRİ Koglâf!a J“ 3 MUCSDELE Su _v.qz)re WESİLDEN WESİLE grı:g_ ETMİŞ BABADAN ÖĞÜ YÜK VEMİNLERLE DEV.| | REDİLMİŞDİR .. ŞİMADİ KIZiLGÖL ĞE Bu SÖLŞLENİN &0N FERDİ, BöYLEC E 480 SENEL ğ LEDiM GiNE v SADAKATIN MANASIZLIĞINI OWA SöY. AŞANIYAR FAKAT Ö BUNUN MÜKADDESUİ İŞTE Bu SEBEPTEN v ıığîâgeu/% dıâ&şmırzî%, AY * ( ş f AAA fı;şşuıfg;.Ş'” B iZ Af7 İçe YAZAN: L.Buseh 35 Yılını vahşiler arasında geçirmiş bir Alman seyyahı Melânezyada bülüğ çağına erişen çocukların çekmeğe mecbur oldukları eziyetler YW8 D, gö Ayni adamlar tekrar koşa koşa çocuğu bu sefer de köyün — öbür u- cundaki bekâr obasına götürürler. Orada da ayni şekilde ayni mera- sim yapılır. Nihayet ayni adam ço- tuğu ana ve babasının evine teslim eder. ) Bu suretle ilk defa elbise giyinmiş olan köy çocuğu köyün bekârlar ©- basına girmek hakkını kazanmış o- | lur, Melânezya yerlilerinde bir çocuk bülüğ çağına eriştiği zaman ise büs- bütün eziyetli, gayet garip, esraren- giz ve uzun uzadıya, ardı — arkası gelmiyen çileler, doldurmaya mah- kümdur! Kabilesinin âdet ve ana- neleri veçhile bu sırada da çocuğa birçok sırlar öğretilir. Gariptir ki Melânezya — insanları tam gençliğin en ateşli çağı olan bü- lüğa vardıkları zaman çile çekmiye mahküm ediliyorlar. Asıl yaşamak Jâzımgeldiği zaman da delikanlı © azman köyün dışında hususi inşa e- dilmiş bir kulübeye kapanmıya, dün yadan el etek çekmeye, bütün insan* larla münasebetini kesmiye, orada uzun uzun bir riyazet devri geçirme- ye, birçok meşakkatli imtihanlardan geçmiye mecburdur . Avrupalrlarla sıkı teması olan ve hemcinslerine nazaran daha açık fi- kirli olan bir Melânezyalıya, bülüğ | yaşına varan bir gence yapılan bu eziyetlerin esbabını sorduğum — za: man bunun hikmeti hakkında bana şu izahatı verdi: — Çünkü, dedi, delikanlı — artık çucukluktan çıkıp kabilenin hayatı- ha karış tır. O vakte kadar ço- cuk kabilenin içinde bir domuz ka* dar cahil ve hürdür; hiçbir kayıt ta- nımaz. Halbuki bundan sonra bir“ likte yaşıyacağı kabilesinin dinini, itikatlarını, âdet ve ananelerini öğ“ renmesi, günahlara karşı riayetkâr olmaya hazırlanması lâzımdır. Son" ra kabilenin kadınlarile temas ede" cektir. Bunun için de ruhunun uzun uzadıya temizlenmiş olması lâzım" gelir , ! Yani, bu Melânezyalmın izahım" dan anlaşıldığı gibi, Melânezyalt delikanlının tam şuurlandığı andaki bu riyazet, onu kabilenin otoritesi altına sokmaktan başka hiçbir şey değildir. Uzun zaman süren bu çetin riyazetten Melânezyalı genci bir ta- taftan hayata karşı daha haris bir* hale getirmeğe, diğer taraftan da vic danında kabilesinin mukaddes kıy* metini ilk defa derin bir surette his* setmesine; bu suretle mensup olduğu cemiyete karşı fedakâr olmasmnma ya* ramaktadır. b Bülüğ zamanında Melânezyalı de likanlının geçirdikleri bu — eziyetler hayli de gariptir: Meselâ Anakorete adalarında bü- lüğ riyazetini geçirecek olan çocuk“ lar bülüğa erdikleri anda derhal kös yün haricinde manastır nevinden hu susi bir kulübeye götürülüp kapatı- lır. Orada bir ihtiyarın terbiyesi al“ tına verilirler. Bu kulübede delikan- lılar yalnız kendi köyleri tarafından hazırlanmış ve yenmesine müsaade edilen husust ve gayet az miktarda yiyecekleri yiyebilirler. Saçlarını tuz |a su ile yıkayıp tuvalet yapamaz- lar. Balık avlamaları —memnudur. Herhangi bir kadın görmeleri ha- ramdır. Hülâsa delikanlılar burada bir ne- vi tariki dünya hayatı geçirirler. Bu riyazet müddeti zatfında ise, ken“ dilerinin terbiyesine tevdi edildikle- ri ihtiyar onlara kabilelerinin âdet lerini, ananelerini, — itikatlarmı ve cedlerinin menkibelerini talim eder. (Devamı var)

Bu sayıdan diğer sayfalar: