Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
Yazan: Naciye İzzet — Her bakkı ablam Hadiye'ye aittir. Kanser kurbanı: Çocuk tekrar sustu. O şüphesiz Kİ esrarengiz hayatımı artık daha fazla tevdi etmek istemiyordu.. Fa- kat yine biraz sustuktan sonra ba- basma yaklaştı. Kollarımı boynuna dolayarak tekrar tekrar babasmı öp” tü, sanki büyük bir sır tevdi ediyor- müuş gibi babasınım kulağma fisildr yordu: : — Bunlarm hepsi annem için! şöylece onu' çok çok öpmüş olacâ- gim. Bu garip konuşma Lemiyi şiddet- | O şiddetli bir maddiyatçı, zarif bir salon adamr, kuvvetli bir sport: mendi, şimdiye kadar birçok ruhi- yatçılarımn iddia ettikleri görünmez meçhul bir âleme asla manmamıştı. Bü görünmez âlem ki bizi sevdikle: mizle birleştiriyor, küçük çocukların î:nuedik!erî annelerini öptürüyor" Bu kadarcık bir çocuğun Bu mas- sumane rüyalarf ona sanki bugüne kadar inanmadığı esrarengiz, meç- -]jğl âlemin bir tezahürü gibi görün” Öyle bir hisse kapıldı ki, göze görünmez, büyük bir kudret bu üç varlığı birleştiriyordu. - Çocukluğundanberi fikrini hiç iş- gı.ıl etmiyen Allah fikri müfekkiresi: ni işgal etmeğe başladı. Bundan başka geçirdiği ıstıraplı ve acı üç sene onun u incelt- miş, kalbini rakikleştirmişti. Etra- Emda gözlerinin görmediği şeyler- den daha başka şeyler olduğunu hissetti. » eden gizli kuvvetlerle kendisinden daha fazla ülfet etmiş'bulunuyordu. Ve itikatsız baba bütün bu şeylerde çocuğunu arada vasıta yapacaktı. E._rtesiı günü çocuğu Neclânın por- tresi önüne götüren baba safiyane -ve büyük bir itimatla tekrar ettirdi. “— Ey benim büyük Allahım! enim. anneciğimi sen bana: yolla.. L TT T n nu;&îimgğn Özentisi üzüun medd! /| Evet, baş nihayet vazifesini buldu: mödern Ankaranım pek mey- dandaki sokaklârdan birinde dağbaşı kahveliği ediyor! Doğrusu artık ö'ka. dar cesaret edemiyoruz: ne işçi mahal- lelerimiz olacak; ne bu mahallelerin halk mektebleri olacak; yahut pek yakmda olmıyacak: fakat bir hamam! ucuz bir hamam! Ve bunları sürü se; pet önüne katardk sıcak suya doğrü götüren bir sıhhiye memuru! Seksen kuruştan aşağı gündelik almıyorlar. Fakat sıcak su taze ekmekten daha Pahalr ve kokmamak için iki günde bir yıkanmak lâzımı! Sicak su, pantalon ve pabuç: bunlar | olsa kani insanm “Ley... lââ,, zırıltı. sıma bile tahammül edeceği geliyor! " (FATAY) _ AKŞAM'da: Şehrin içinde mikrop yuvaları Mikrop yuvalarını, şehir bizzat bağ. rımda. taşımaktadır. Bostanlar; İstan- | de kendi fotoğrafı vardı. Sonra Nec- - bulun salgm hastalık kaynağı bostan. | lardır. Halkımn yediği sebze, marul, sa. lata ve saire gibi seyleri yetiştiren bu bostanlar, en iptidat sıhhat kalde. âlü Mmikroplarla dolu — tozu: l , lâğımlar ekseriya bos. tanlardan akar, oralarda bu pis sular kullanılır. ! Dü_nyanm her tarafında- sebze, şe. hir civarında, köylerde yetişir. İstan. bulun, vaktile şehir dışarsı olan yer- lerindeki bostanlar, şehir büyüdükçe içerde kalmışlar; pislik yuvası olmuş. #"ı j ;tğğmbu!dan arı kaldırmak lâzımdır; 4 tifoyu — kaldırmak için | şu sözleri ona | Uzün süren yolculuktan artık onu bize döndür. Babamla benim bu is- bunları yalan yanlış. söylüyordu. Fakat aradan bir hafta geçer geçmez çocuk Lem'inin yüreğinden kop_u.ak öğrettiği bu niyazkâr sözleri iyice tekrara başladı. Ellerini göğsünde kavuşturarak söylüyordu. Ve Neclânın derin gözlü, melân- kolik tebessümlü portresi önünde upuzun görünen mini mini bebeğin yanyana durarak ayni temenniyi, ayni niyazı yapması kadar müessir bir şey olamazdı. : Lem'inin emri mucibince Emine geldi. Genç Kızı gören Dikmen bir- denbire şiddetli bir te&ssüre uğradı. Heyecandan kıpkırmızı - kesilmişti. Birdenbire çok sıkılmış göründü. Sonra Lem'iye endişeli bir göz attık- tan sonra genç kıza karşı kalbindeki sevgiye daha fazla mukavemet ede- medi, Ona doğru atıldı. Ayni endişe Eminedede görüliverdu. — Fakat kollarının arasına sokulan bu mini mini mahlüku sukutu hayale uğrat- mak istemediği için — şefkatle onu kalbi üzerinde sıkmağa başladı: — Ah benim sevgili, benim gü- zel Dikmenciğim. Babasınm önünde çocuğu öp- meğe cesaret edememişti. Fakat ö- teki bu manzaraya gülümsediği için ' cesareti arttı. Yanaklarını okşıyan mini mini elleri öpmeğe başladı. O ' zaman Lem'i müsamahakâr ve hoş gören bir jerst yaptı. Oğlunu henüz tanımadığı zamanlar, bir kaç hafta evvel böyle bir şeye imkân olamaz- &. e , Hacer annenin kızımnı sıkmamak için bu müsamaha ve hoş görmesini | hafifçe öteki tarafa dönmeğe kadar ileri götürdü. Genç kızm kücük Dik- meni gizlice alıştırdığı okşamalar- dan, sevmelerden niçin mahrum bı- rakacaktı? Bir iki dakika sonra, tekrar - on- lara döndüğü vakit kendisini fevka- lâde hayrete düşüren bir şey gördü. Dikmen boynundaki altın zincir. lerin ucundaki beyaz bir madayonu Emineye gösteriyordu. kız ona susmasını işaret e- | derken safiyane söylüyordu: — Bunu hiç baynumdan çıkar- madım Emine abla! Genç kız ayni zamanda gizli-bir hareketle medalyonu tekrar - çocu- ğun elbisesi arasma saklamağa uğ- raşıyordu. Lem'i bunu görmüştü. Gayri ihtiyari içerisinde uyanan bir endişe ile oğluna doğru yürüyerek: — Ö nedir, dedi. N Kendisinin de alamadığı sert ve hâ- kim bir hareketle çocuğu şidetle kendisine doğru çekti. inenin ani heyecanını ve Dikmenin birdenbire kıpkırmızı ke- sildiğini — farketmeksizin madalyo- | nu çocuğun dantel yakası arasın- | dan çıkararak açtı. Madalyonda küçücük üç tane - fotoğraf vardı. Lem'i hayretle bun- ları tetkik etmeğe başladı: Evvelâ başta, ötekilerinin üstün- lânm henüz evlenmediği zamank! bir foroğtafı... Daha sonra da Kadri. nin ki... En yakın kan rabıtaları ki.. | Dikmen babası, annesi ve dedesi! Heyecandan Lem'inin boğazı sı- kıştı. Yavaş fakat biraz kısık bir sesle sordu: — Bu madalyou Dikmenin bay- nuna kim taktı? : Genç kızın yüzü kıpkırmızı ol- du. Çok mahcup, fakat oldukça kati Bir sesle cevap verdi: — Hanmefendi... — Zevcem mi? — Evet beyefendi. — Kendisini ne zaman gördü- vür) (Devamı , karakola giderek arkadaşını vurduğunu » İhtiyaç gösteren kısımlarının hemen tamirine Dört kavga ve yaralama Birinin yarası ağırdır Edirnekapıda Neslişah Sultan mahal- lesinde oturan 17 yaşında Ali ile Sarma şik Tekke sokağında oturan 17 yaşında Sitki bir kız meselesinden kavgaya tu- tuşmuşlardır. “AÂli yanında taşıdığı kunduracıbıçağı ile Sıtkayr omuzundan ve kalbi üzerin- den yaralamıştır. Vakadan sonra carih "söylemiş, teslim olmuştur. » Yaralır Cerrahpaşa hastanesine kaldı- | tılmıştır. * Sebze halinde çalışan Niğdeli Meh “metle Mahmut bir yük meselesinden kavga etmişlerdir. Mahmut, bıçakla Mehmeldi sol omuzundan yaralamış, kaç mıştir. Yaralı Cerrahpaşa — hastanesine | kaldırılmıştır. * Üsküdarda camcı hanında oturan | © boyacı Hüseyin ile ayni handa oturan amele Hasan alacak yüzünden kavgaya tutuşmuşlardır. Bu arada, —Hüseyinin akrabasından 165 yaşmda Hasan çakı ile Hasanı arkasından vurmuştur.. Yaralı Numune hastanesine kaldırılmıştır. * Karagümftükte oturan'reklâm yapış tırıcı Selim duvara yapıştırdığı ilânla- rı kapartan bir çocuğu kavalarken Ba- haeddin isminde bir adam işe midahale etmiş, bu yüzden aralarında kavga çık- | mıştir. Neticede Selimin elinde buiunan | bıçağı Bahaeddin almak istemiş, bu sı- rada her ikisi de ellerinden yara'anmış- lardır. Bir dükkân yandı Dün gece saat 2,5 da Galatada Arap camii caddesinde ahçı Şakirin İdükkânın TRy - . , k 26 HAZİRAN — 1937 TÜ a K yrytttttttttemminiti” ÇAYIR REZALETİ BİR KADIİN KENDİNİ KOCASINA VERİYO- RUM DİYE BAŞKA KOLLARA DÜŞERSE NELER DUYAR? 'Macera romanı üstadı Moris Löblan ;Bunları pek yakında HABER'de Çayır “ pp Tİ TTi ypyigyoillI TP EETAN gy y Rezaleti | “WpgyoylAKİ YAY pyyygyoi LÜ İKİ DAi yyoygyaol LA üi Eserinde nefis bir polis entrikası ihalinde anlatacaklır Eseri dilimize, büyük bir ilina İle fa. çevirmekledı'r dan yangın çikmış, dükkân tamamen yanmıştır. y Dükkânda yatan çıraklardan Sami ve İsmail muhtelif yerlerinden — yaralan- mışlar, tedavi altına alınmışlardır. Yan- girim neden çıktığı henüz tesbit olun- mamuıştır. İstanbul asliye birinci ticaret mahke- -mesiniden: Mutasarrıfr bulundukları ve Miemiş kaptanın süvari olduğu Silivri limanma men;up 22 Rüsum tonilâtoluk Ceylânı Bahri motörünün Lapseki, Mürefte, Te- kirdağı ve İstanbüul limanlarına çıkarıl- mak üzere İzmirdeki Antalya — anbarı şubesinden yüklediği kükürt hamulesile Emsalsiz tabiat güzellikleri içinde her türlü istirahat vasıtaları hazırlanmıştır. Hem eğlenmek hem dinlenmek İiçin — Sapancaya geliniz- Fevkalâde ucuz yiyecek ve içecek - saf ve temiz köy mabhsulleri - taze ve nefis meyvalar. ) Göl plâjı - Koru - Güneş banyosu ıı Pazar günleri hususi ve tenzilâtlı tenezzüh trenleri vardır. | gelmekte iken 12 mayıs 937 çarşamba günü akşam saat 22 raddelerinde Lâp- | seki limanmmda vukubulan — yangın hâ- | disesine mütedair tanzim kılman rapo- rün alınması Hamza Taşkıran ve İshak Odabaşı taraflarından talep olunmakla | Deniz Ticareti Kanunun 1065 e: mad- desi mücibince deniz raporunun almna- cağı 29—ö—937 tarihine müsadif salı günü saat 10 da gemi ve hamule' ile alâ- kadar herkesin mahkemede hazır bulu- nşhileceği ilân olunur. Astanbul; "Belediyesi Becidiye hastanelerile diğer müesseselerine lüzumu olan 38750 kilo toz ve 600: kilo kesme şeker kapalı zarfla eksiltmeye konulmuştur. Eksiltme 6.7-937 Salr günü saat 15 de Daimi Encümende yapılacaktır, Kesme şekerin bir kilosu na: 30 ve toz' - gşekerin bir . kilosumna 26 kuruş fiat tahmin olunmuştur. Liste. — sile şartnamesi levazım müdürlüğünde görüleb'lir. İstekliler 2490 N. lı kanun. — da, yazılı vesika ve 769 lira 12 kuruşluk ilk teminat makbuz veya mektubile ilânları beraber teklif mektuplarını havi kapalı zarflarını yukarda yazılı günde saat 14 de kadar Daimi Encümene vermelidirler. Bu saatten sonra verilecek zarflar — | kabul olunmaz. (B.) — (95T0) ŞİÇERİDE: * Belediye Kasımpaşa deresinin — tamire | karar vermiştir. ; & Taksim, Beyaziıt, Fatih ve — Topkapıda yeniden dört tramvay kapalı durak yeri ya pılacaktır. # İnhisarlarda vesaik ve neşriyat bürosu evvel bunama hastalığına mübtelâ tesbit edilmiştir. * Maarif vekâletinin seçliği bir heyet, önümüzdeki hafta, Anadoluda seyahate çıka ; Saktır. Heyet operamız için, yanında götüre ceği elektrik ve akimülâtörlü bir ses alma Makinesile, halk musikisini zaptedecektir. olduğu # Bilifkenin Göbbelen köyünde sıvalık top rak almak üzere bir yara giden biri 13 di- namile yeni bir şube kurulmuştur. & Üç gündür ilkmektep — başmuallimleri Maari! müdürü nezdinde toplanarak ilkmek teplerin önümüzdeki sene ders ve idüre va ziyetleri üzerinde görüşmektedirler. j * Karadeniz tahlisiye istasyon ve fenerle | rini tetkik eden tahlisiye umum — müdürü | Necmettin şehrimize dönmüştür. i # Adalar arasında işleyecek Haliç vapur | larr 20 hazirandan itibaren seferlerine başla | ğ yacaklardır. *& Geçen bir hafta içinde Gümrük Muhafa za teşkilâtr elli dokuz kaçalıçı, 468 kilo güm | rük kaçağı, 25,102 defter sigara — kâğıdı, 23 buçült kilo uyuşturucu madde, Iki silâh, yir mi beş kesim hayvanile dokuz kaçalıtı hay | vanr ele getirmiştir. i *& Lehistan tütün inhisarmda mütehassıs | B elksper olarak çalışan inhisar eksperlerinden Cemal Cağ'arm Lehistan rejisi tarafımndan mukave'esi uzatılmıştır. ! # Geçen hafta Vefa lisesinde arkadaşını | üstura ile yaralayan talebe Celâlin vaktinden b eh 22T 1216 16,17 19,45 2149 2,009 İ - GEÇEN SENE BÜGÜN NE ÖOLDÜY Montrö konferansında Boğazların tahkimi geri 15 yaşında iki kızcağız yarm yıkılrmmasile toprak altında kalarak ölmüşlerdir. DIŞARID'A: # Amerika yeniden dört denizaltı gemisi sipariş ötmiştir. * Alman harhiye nazırı Mareşal von Blom berg bü ayın 28 inde Budapeşteyi — ziyaret - edecektir. # Amerikada iÇelik grevi devâm etmekte- dir. ğ # Amerikada bir senede 9 milyon — dolar vergi kaçakçılığı yapılmıştır. İrat vergisi kaçakçılığı — yapanların — yeni bir Hatesi neşredilmiştir. Bu listede isimleri bulunanlar meyanımda eski maliye — nazırı Andrev Mello'îı ile Düpont, Thomas, Lamont, General Motorsun eski reisi Sloan ve birkaç gazetenin sahibi bulunan Scrippa vardır. * Bir dünya iktisat konferansının yakınlar da toplanmasına imkân görülememektedir. * Atinadaki Türkiye e'çisi Rüuşen — Eşref Ünaydm, Başvekil Metaksası ziyaret ederek iki memleketi alâkadar eden meseleler hak kında yarım saatten fazla görüşm L * Rüyter âjansmın mühabiri, — Fakir İpi taraftarlarile İngiliz krtaatr sra:ımdnııüj:jçlg fa vukua gelen çarpışmada maktul düşenîe“r' arasında bir de İngiliz miralayı bulunmaktaâ olduğunu bildirmektedir. Noi — Grk e a FN | ;