7 Ocak 1937 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10

7 Ocak 1937 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 10
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

>mun Tunyrej Tet ÇaT eg OKM gesuman , TOPKİNED,, — 9SE VUNSCUBUN 3UÇAS ZİNY TUBA ZY UYUNSLG 10 Ud -e£gdos Opumyyos , Tayyoda SNB SUI,, O YETOĞEK oyı çayısm < mosyes,, TARL) ng 'T913 zrum ŞodonıgsAN K9S opurnyos p3 AKNZ,, eurstuun , KnDOS zIy,, DI ZULOKMIO3 Epemmag mog TUR Ğ DU ! # ç U PT8s9NI FO n ge Yf n Üi O l â*ââğ AĞ a T E BEHRL P ”E B aERi P RAS - .'"ğ İğatftâgsogmüşg SELE İlSigürELi : . X ':ğî$ğ=s%_ Höiyyl BE BEU.;EE.E gaFilgi FşEddöş SAYİER VEFSSER SS $ EZERLL BİE Ş KB ğ 2ERE toEsİ) £ FCERİnSE Di v e llli E 3 h gUS wağ'” ; &. İi Splse'? B SA P A 5.i Ş z 5 ğ e L Bi ci SKBi H < ö <n S :S Psr Bi ? aa MTSLLEY ULUABIŞ IR 'çi MAF A DY 'AMOIG SIT Jo Püuegsny SUL *(uapig Lapsyu a00 ffioa 27) “uMOIg IN Fo 9FiM SULL '(UADIJ SOLEYU AD PULGEDU D7 ) . '1B8DOR ULUATAŞ SIRN “GÜLÜNDLT SA VON ) Ha vayrmap , Tamyseç Jöyezi TosyEeS,, op Na epoozmıdur ığındao)j YZözğezi LÖOSYES a 'anidek vöydeposyeg UAPASİ Id gre 9K0E aaj e) VA A aKösüi O “zinyek T9rXL9) PöPezi Tad NT UIPALA TaSn ©9) J0 4993019 9UL,. İTUYAPKAM , GÖNDLEK KOND UAZİN,, ÇS 'S0pzen YARLS UIZIZI ÇANDIY SOPLOY YOYLT )a AA B SS S Tn SE gizıÇeRE » FeEm 3 & z BENSep DEeFek £ Sjğr—ııllğ“ R.S © ğ gz ai ! ü BEDE” r g ŞERİ © z gB 5 B _M a g ç ”' * vE ş t Eş £t ş. © ğ?ğ ğ_a bğğğ g t 5 g ğağ & % l Rer R ğ g B yi » BoR g Ha 5 ğ 339* ğış%“d - * .5o De ER - gl Es £ qğ S -i a. » £ & © SVESE lll * ?< Sıî:î & &5ö v 8 ğ_ı 5 8 'â' e K A ö $ CURETİ ğ 26 — HORTLIYAN FAUSTA le bakalrm Büssi, hangisini tercilh eder- Bin, asılmak mr, ayrılmak mı?.. Eğer ya nılmıyorsam, son defa gördüğüm bir a- &ılmış adamımn dili fırlamıştı. Hem de tpuzundu.. Aman ne çirkin!.. Bir müd. det de azası koparılmış bir adam — gör- müştüm.. Onun da başile gövdesinden başka bir şeyi kalmamıştı.. Demek beni ide ayni cezaya çarpsalar, ben de bostan lardaki korkuluğa benziyeceğim.. Aman istemem!.. Ve mademki bu — cezaların hiç birisi bir şeye benzemiyor, et kes- tirmesi ne asılmak ne de ayrılmak!.. Bü srrada atının yana doğru kaçma. &ı Büssinin aklına gene “ayırmak,, ceza sınır getirdiği için fena halde — korktu. Sonra atırım yelesini okşayarak — gene düşünmeğe başladı: — Demek, benim siyasi — hezimetim kat'idir. Bereket versin ki biraz para kaçırabildim, yoksa ağzımı havaya aça- caktım. İşte tam bu fena zamanımda, tam başka bir memlekete kaçarak ora- da yarı sefil ve silik bir hayat yaşamağa karar verdinim sırada, bu mukakldes, mübarek, bu iyi kalpli ve âlicenap rahi. be —ömrüne bereket — bana — mü- kemmel bir fırsat veriyor. Filipin yanın da mükemmel bir mevki elde etmek fır- satı.. ve ayni zamanda Pardayan cenâap larımt “haklamak,, fırsatı.. Yani bütün saadetleri birden.. böylelikle bir ham. lede meşhur ve büyük bir şahsiyet ola. cağım.. Herhalde aptal bir adam deği- lim. Kendimi methetmek gibi olmasın ıma. benden bahselilirken her zaman: r 'i—*—' i Löklerk,in kafası nasıl işlerse ; '7"11 de o nisbette iş görür!,, —densin. Demek her şey yolunda.. Şimdi bütün Mesele kavgacı ve çok cesur birkaç yar “dimcı bulmaktır. Eh bunları yolda nasıl| d İği ğ ACIRMIR J-'. SAİ h bi —V | ESKİ AHBAP ÇAVUŞLAR Uzayan bir yolun kenarında münzevi bir lokanta vardı. Kırların nihayetinde kaybolan bu köy lokantasının hali o ka« dar cazipti ki, fakir köylüler önünden geçerken oraya girmemek için, yüzleri. ni çevirirler. Adımlarını sıklaştırırlar- dı. Nereden çıktıkları belli olmayan üç arkaldaştırlar, Üçü de genç... En küçük- lerini yaşı nihayet yirmi beş olabilirdi. Kıyafetleri berbat denecek kadar peri. şandı. Fakat mafitolarını — giyişlerinden ve tavır ve hareketlerinden gün görmüş adamlar oldukları anlaşılıyordu. Lokantanın kapısı önünde durmuşlar tereddüt ediyorlardı. İçlerinden en gen ci derin derin içini çekti: — Ne sefalet! diye mırıldandı. Diğer ikisi omuzlarını kaldırdılar ve en yaşlıları: — Her zaman böyle nazeninsin! de- di. : Üçüncüsü başını kaşıdı; sonra: — Hakikaten, dedi, yorgunluktan tur şüya döndük, karınlarımız zil çalıyor. Açgözlülük etmiyelim, zaten buna cep- lerimiz de müsait değil, içeriye girelim, biçbir şey yemesek bile, istirahat etmiş oluruz. Ayaklarının altında — çatırdayan üç basamağı çıktıktan sonra, bomboş, ge. niş bir salona girdiler. Sent Malin etrafmma bakındıktan son- ra söylenmeğe başladı: — Dört masa, oön iki sandalye.. Sö- züm ona salonu tefriş etmişler.. — Şalab köşelere konmuş olan masaları işaret ederek: — Yahu, dedi, anlayamadm mı köşe kapmıca oynuyorhr. İNGİLİZCE DERSLERİ İNGİLİZCE DERSLERİ | “Sat : AT MA 3 SA OO 3) Gü”se l * Sazıl4İ: E KF 8 FAd3r £ &L1M 9 .2 d | ” _3 b | > K Z z z ) Sedius eu GA ZS ÜMğ buş N-F’-“ğ.&’o 'ğğ ee AAA | S a iN3) Tiresü DEDEğE201. Ş AN e ğ tT ?—âğğ-îslıs Sayp ÇA) ; EALİ gelüdiğaşi SiMİMİ| Sal, Dybişi DeDi c e G F ! Ü AĞ Z aa â keri DA P Ti Li H P ELl — ı Aİ| g- 03145 y 0cd|dE lH — ö -— _ânğğwgğğââ.u_âm-h;ğon - Ö OT 8i yonNDU; Di? z E) Yöğ8g5 934510 y 17 18 S Z i| ga ytidsiai l İşzaz he A - B İNT e bi LAĞ4 * snıs SA 1i dsa€dlddi $ B ğmg? ğâğügg[$$8=â Z * F; R - Hd SV D t Şi g ĞD0 T0 ei eg gl lt 38 S U '”g'm 'ğ;ı'?- ıığ &2, Uâ ö ğ Si RBun el h K Eâmâağ;â Bğğ.o - Z z e â’ağâ'g : D Çüi l TC Bi ,A g göbe Tdbuüğpda 935038 M . â'ğ y usâ'“""îğ ğ - Saı y ? ğğ PER F L L GU b Beb " B : %H SS B Ti H F Ms | S Ç .— yi — D B . « 8 İs ç ğ#âğğâğğâğıâğğğâğgâ- . ğâ 0 ğsg eee DW e dt d SA0 ğğğîxüğgmfğgâğğğğââ iş İş O gügüPE0 125212 y llR $8 S O RERE S0 Bi yikıi Speğ ÖS G6 âğ:â;ae_aîââ%ağâESağ iR Bğü6 Er bözGASADE $ HORTLIİIYAN FAU!TA. 27 “'şu Allahın belâsı yerde de hiçbir — şey Bu sırada Moönseri, içinde biraz ateş bulunan kocaman bir sobayı sevinçle| gösterdi ve: İ — Ateşl.. Ateş ve odün!.. diye bağıtı dı. Ve oraya koşarak yerden — kaldırdığı birkaç odunu ateşin içine attı. | Sonra yanına gelen arkadaşlarile beraber ate- şi üflemeğe başladılar. Kıpkırmızı alev hafif bir gürültüyle yükseldi. L Monseri, ateşin karşısına geçerek el. lerini uzattı: : — Oht. şimdi mükemmel dedi. Bu aralık Sent - Malin de etrafr tet- kik ediyor bir şeyler ârıyordu! — Yahu, diye söylenmeğe — basladı, yok, cinler top oynuyor. Şalabr dudaklarını büktü! — Galiba, canlı mahlük bir şeyler yok. Monseri sanki arkadaşlarmı bozmak istiyormuş gibi yüzlerine baktı ve sonra yumruğile masaya vürarak; — Hey!. Lokantacı mısm nesin, diye bağımdı, duymuyor müsün tmüşteri gel. di. namımna dâa Lokanta sahibi, hiç acele etmeğe lü-| zum görmeden, sallana sallana içeriye girdi ve yanlarına yaklaştı. Bu dev gibi iri yarr bir adamdı, tecrübeli bir gözle yağlı müşterileri süzdü, sonra bağ:ra— rak sotdu: — Ne istiyörsunuz? , — İçecek ve yiyecek ne varsa getir. Lokantacı, geniş avücunu uzattı: — Burada para peşin alımır. Monseri bu hakarete fena halde âr; — Vay edepsiz, diye bağırdı ve ayni zaman'dda yumruğunu bütün — şiddetile dev cüsseli adamın suratma — indirdi. Yumruğun ğğdctindeş yere 1'iı;cn elörz : kız. kantaci yüzünü oğuşturarak ayağa kalk tı ve kendisini bir yumrukta yere seren yarısı kadar adama hayretle baktıktan sonra korkak bir sesle: — Başüstüne mösyö şimdi getiririm—. diye mırıldandı. Bir müddet sonra lokantacı üç şişe şarap, peynir, janbon ve ekmek getire- rek masanın üzerine koydu ve: * — Büundan başka bir şeyim yok, de. dikten sonra dışarıya çıktı. Üç arkadaş bir müddet sessizce ve teessütle önlerindeki ycmeklere baktı- lar. Sent - Malin içini çekti: — Eh1i., ne yapalım.. Buna da şükür! Kimbilir belki de yakında gene iyi gün. lere kavuşuruz.. Bunun üzerine, mantolarını çıkararak katladılar ve yanlarındaki sanktlalyelere /ihtimamla yerleştikten sonra masaya yaklaşarak midelerini tatminden çolk u- zak olan cılız yemeklere saldırdılar. Monseri teessürle başını salladı: O — AhI.. dedi, nerede o Luvr'da atıt. tarak, nefsine hürmet göstermesini bi. len her insan gibi günde dört defa ye- mek yediğimiz zamanlar! Şalabr içini çekti: — Ne günlerdi ol. — Sa Majestenin yalnız yaverleri değil, ayni zamanda ;.'la dert ortağı idik.. — Sonra vazifemiz ne rahattı. değil mi?.. Her zaman kralın yanmda. Ken- disinden hiç — ayrılmazdık.. O da bizi ne kadar severdi. Türkçe cümlelerin de ingilizceleri şunlardır: — Yal, Ara sıra da uyuşukluğumuzu l gidermek veyahut kralı ve hattâ kenldi. mizi müdafaa için birkaç kıhç darbed kâfi gelirdi. Gize smakl — O kılıç darbelerinin tadını Dük Ş | (1) Mistres Bravn mster' Bravn'ın kmaı_dır. (2) Mis- ke

Bu sayıdan diğer sayfalar: