8 Ağustos 1935 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 12

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

wwww TTT A FETTT * aeti S bülün | eğlen. lerihni gezdi. Ce yer.| enş a a_fam &1 SöyYliyeceğim Üreni erel'lnfzeîrr Şar|. Marburı guzelbır "ı_ Wf' Ya mz sabahda beri iki a/ :ah ” Ve Para ver /erbana Ysaadee derseniz 91oll0 yarfaca. irr . Malum Ya yof/ yaraun/uğa. 1 ER. Te. B Beni 9ormek ü I_cı DA gek IHIZI YU |. arum i, TTT TER T Kalpazanlar Peşinde Polis hafiyesi (X:9)un harıkulade maceraları BSuraola da sahk “Para verdı/ef- dal- Pazanlar Şehrı Kalb paraya .baîç Vi m !JŞ lar. Taksi! ..... £ver Müller. Yalnız 73 İ isTer. irnisimiz ? Gun, Vo a odur deme. den durrmi yacaks;n ( Vvey fasfrğgn Pafladı ! a 4 Afahaısmarladık.Müca - de/ h öle uvaffak ahı ile. 214 î' a.sfık Paflaına. OnuşŞmüak isti Yar- 59 yre bakalımı seh'e e AY MEPECİE buluyorsun, e NESahle pâarası'rıe e Ve N SÖY/ÜYOrsun 7 rak 7' Je.nfn urn DOgru saylvmen : | Vaydlal; olur. Bana Küsur olarak ver- diğim Paraları herde buldur? Duruüra.Hep ' smı söyliye. Gazelede Çöp işle. Finode Çevrilen Aalave. reler Yazılıy. a £rfesi 9&3 4 e/edr yEernif tyd/ynâfz"? p EAR : A/A el /54. Tbelei ednf/a#/arf Cer Nleri.. Ş 543,9,.) DA ’// DAavulu /| YAzıYyA, VA YAR! / p VA 4 N _/ .. Ea SERSERİLER YATAĞI " bazı büyük hizmetlerde hulun- fak olamadıklarını da görmüştük. Laşatenyeri uzaklaşırken Jiyet de mağaraya doğru gitti. xx © * Mağaraya giren Jiyeti takip et- meden evvel biraz Laşatenyeriden bahsedelim. Manfredi, içlerinden haunzgisi ken'lisine teslim ederse Jiyeti ona vereceğine dair Birinci Fransuva- nın üç janliyoma verdiği sözü o- kuyucularıınız şüphesiz ki unut- mamışlardır. " Çalışmalarını birleştirmeğe ka- rar veren üç arkadaş Jiyet için zar atmışlar ve Laşatenyeri ka- zanmıştı. Bünunla beraber bu üç adamın Manfredi ele geçirmeğe muvaf- Bunun için Laşatenyeri krala muşsa da Jiyetin kocası 2!mağı hiç ummamıştı. Jiyetle evlenmek, kralın genç kıza Düşes dö Fontenblö üavaniy- le beraber verdiği geniş araziye sahip olarak büyük bir senyor ol- mağı temin edecekti. Bu jantiyom, uzun zamandan- beri krala büyük bir hizmettc bu- lüunmak için kafa patlatıyordu. Hattâ sabahleyin ava gitmeden evvel, kral maksadımı ona İlattığı zaman bile hâlâ bunu düşünıcekte âdi. “Hakikaten Jiyet kralın metresi o!ıınc.ü ona bir koca bulmak 1lâ- z*ı gdecel:h Bu kocanın ise Bi- rinci Fransuvanın sadık adamla- rından birisi olması lâzım geliyor- du. Jantiyom kendi kendine: — Bu koca ben olacağim! diye düşünüyordu. Jiyet korkusuzca mağaraya girdi. Bir bakışta burasını göz.len ge: çirdi. Mağara pek derin olmamakla beraber karanlık ve ıssızdı. ilerliyerek Jiyet yüreği çarparak, dip ta- rakta yosundan yapılan kanape gibi bir yere oturdu. Pek müthiş bir dakika geçirdi- ğini hissediyordu. Eğer yorgun olmamış olsaydı uzun müddettenberi gözetildiği halde niçin birdenbire başıboş bı- rakıldığını düşünürdü. Fakat bir tesadüfün ke:mvlisine yardım ettiği fikrine kapilarak | düşüncesinde pek ileriye gitmedi. Şimdi heyecana düşmüştü, Çünkü aklına birdenbire kaç- mak gelmişti. Plânını çabucak yaptı: Misafir olacak bir ev bulana kadar gelişi güzel yol alacaktı. Oraya varınca Tribuleye hir ha- ber uçurmak carelerini arıçacak- tı. Bu karardan sonra Jiyet iki üç dakika kadar Laşatenyerirnin u- zaklaşmasını bekledi. Nihayet sabrı tükenerek yavaş ça mağaranın kapısına doğru git SERSERİLER YATAĞI 215 Fakat tam kapıdan çıkacağı sı- rada bir adam içeriye girdi. Jiyet korkusundan bağırdı. - Çünkü bu adam kraldı. Birinci Fransuva Jiyete doğru yürüyerek gülümsiyordu. Yalnız yüzü biraz sararmıştı. Ve hafifçe titriyordu. Genç kız bir sıçrayışta mağara- nın sonuna kadar geriledi. Yakında olacağını tahmin etti- ği bir mücadele için bütün kuvve- tini topliıyarak bekledi. Kral: — Pek üzüldüm!. Umar:m ki bir kazaya uğramadınız! dedi. Jiyet, mağaranın son duvarına kadar dayandığını hissetti. Mahvolacağını anladı. Bir saniye kadar ateş saçan göz- leri ve korkunç yüzüyle kralın ha- yali gözlerinin önünde dalgalan- dı. Tehlike zamanlarında iztirabın hummasiyle yanan zihinlerin do- ğurdukları düşünceler gibi bir dü- şünce ile: — Bir şey olmadım babs ! de- di. Fransuva olduğu yerde durdu. Jiyetin ilk defa olmak üzere söylediği bu kelime, bu baha ke- limesi, genç kızla kendi arasına bir engel çekmişti. Şaşırıp kaldı. Büyük bir yeisle elleri titredi, yüzü sarardı. Babası öyle mi?. Namusunu lekelemek istediği - bu kızın babası idi ha? Jiyet ise, karşısında dikilen kra- la müthiş bir silâh olan parlak göz- leriyle bakıyordu, Genç kız, metin, gururlu bir ta- vur almış, dudakları hafifçe titri- yerek sanki taş gibi donmuş oldu- ğu halde kımıldanmadan duruyor- fakat husule getirdiği bu engelin pek hafif olduğunu da hissedi- yordu. Birinci Fransuvanın kalbinde başlıyan mücadele birkaç dakika sürmüş ve bu tehlikeli zaman zar- fında ise Jiyet kralr tereddüt için- de birakan manii ortadan kaldır- mak korkusiyle bir adım bile at-, mağa cesaret edememişti. Şunu da söyliyelim ki kralın kalbinde husule gelen mücadele pek uzun sürmüştü. Çünkü böy- le zamanlarda dakikaların szatler ' kadar uzadığı sanılır. Fakat birdenbire Birinci Fran- suva genç kıza doğru bir adım at- tı ve onu ateşli gözleriyle süzdü. Bütün şüpheleri, tereddütleri, korkusu gitmişti. Kalbinde insan- lık duygusundan bir iz kalmadı. Kuduz ve vahşi bir hayvan kesil- di: — Sana baban olduğumu kim söyledi. Jiyet, uzaktan dört nala koşan bir atın ayak sesini duyar gibi ol- du. Birinci Fransuva bunu iş'tme- mişti. Genç kızı iki bılegınden yaka- ladı.

Bu sayıdan diğer sayfalar: