Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
Aşk ve macera romanı — 59 — Bu Bşı NE Yapalım'? 2-8- 934J Yazan — Teddy sen bu gece çok içmiş olacaksın. Jems baba İle konuştuğunu unuttun galiba.. Tevfik yumruklarını asabiyetle sıkarak: — Jemsa dedi, bu baş... Çan- tanın içindeki bu baş nedir... Bu- nu bana izah et. — Bu başı onlardır. — Sen delisin. — Deli sensin... tah bir delisin.. Hayır.. katil sensin. Sarı çanta atölyedeki koltu- ğun üzerinde açık duruyordu. Jems, yollu pijamaları, terlik- leri ve kan çıkmış yüzü ile ora- da ayakta duruyordu, Tevfikin üzerinde hâlâ parde- süsü vardı. Şapkası da başında idi. Onu arkaya doğru atmıştı. Jems son söylediği sözü çok beyenmişti. Galiba, çünkü deniz- de boğulmakta olan bir insan nasıl atılan simite sarılırsa, o da ayni tehalükle bu söze sarılmıştı. — Katil sensin... Sürat kata- rında kadını sen öldürdün, çanta- nın içine başı sen koydun... Ve bunun için kesik baş kızların elindedir, diye telâş ediyordun. — Sen bir budalasın... Daha doğrusu kabahati üstünden atmak için ne yapacağını bilmiyorsun... Çantayı son dakika boşatmış olan ve boşatmış olduğunu söyleyen sen değil misin ? Jems birden durakladi: — Evet hakkın var, dedi. Katil sen değilsin, katil onlardır. — Sen hiçbir kadının bu ka- dar vahşiyane bir cinayet işleye- bileceğini, bir insanın kafasını keseceğini tasavvur edebilir misin? — Kadın değil mi?. Kadınlar herşeyi yaparlar... Ben kadınlar- dan korkarım. çantaya koyan Hem de küs- Hayır — Jems, sözlerinde mantık yak.. ' — Peki efendim, — sözlerimi zatiâlinize mantıkt — buldurmak için illâki günahım olmıyan bir cinayeti Bbenimseyim mi? Senin sevgilini zannaltından kurtarmak için ben budala değilim... Ben şimdi polise gidiyorum. Tevfik,. — Jems'in vurdu: — Polise ne söyliyeceksin. Breslau'daki maktulenin çantası elinde ve bu çantanın içinde de bir kaç saat evvel çıktığımız sür'- at katarında öldürülmüş kadının başı... Polise gideceksin ve po- lise ne söyliyeceksin? — Hakikati Teddy içinden bir söz kaçırmadan bakikati ol- duğu gibi anlatacağım. — Rica ederim bu hakikati bana da söylesene.. Evvelâ Brez- lav'a niçin gittin? Bunu polise anlatacağın gibi bana anlatsana... — Neden gideceğiz?.. Gezmek için. — Evet... Bizim gezmekten başka bir gayemiz yoktu. — Hayır.. Benim için bir ga- ye daha vardı. O da Doris ile omuzuna bu defa kat'i surette alâkamı ve | münasebetimi bitirmekti. Ona ad- resimi kaybettirmek isteyordum. | Polise Dorisin pansiyon komşula- rının adresini veririm.. Oradan onun nasıl bir kadın olduğunu tahkik ettiririm. O zaman benim neden Breslava gidip de polis | Suat Silzan Tokyoya gitmediğime hayret eder. — Peki maktulenin çantasının bizde bulunuşunun sebebini nasıl izah edeceksin ? — Bunu da şöyle söylerim. Olduğu gibi Breslava giderken trende bej mantolu bir kadına rast geldik, bu kadın yirmi beş otuz yaşları arasında sarşın bir kadındı. Bu kadın bizim kompar- tımanımızda seyahat ediyordu. — O kadının çantasının senin elinde oluşunu izaha -kâfi bir taf- silât değildir bu... — ÖOÖna ne şüphe... Fakat bunun mabadi de var değil mi?.. — zannederim bunu sana sana daha daha evvel de anlatmıştım. — Daha evvel anlattıklarını ben biliyorum. Fakat benim bil- mekliğim değil, bunu polisin bil- mesi lâzım ben senin polise me- seleyi nasıl izah edeceğini merak ediyorum o kadınla nasıl ahbap oldun? — Nasıl abap olduk diyecek- sin basbayağı... İnsan trende seyyahat — ederken — komparti- manında genç ve oldukça da güzel bir kadına tesadüf ederse arkadaşlık yapmaz mı?.. — Hiç | yerleşti, meçhul.. olmazsa iki üç söz konuşmaz mı?. Bizde ahbaplığa böyle başla- dık: “ Pençereyi açalım mı, ka- payalım mı?.. Hava bugün sıcak soğuk, nereye gidiyorsunuz? Ne- reden geliyorsunuz.. Bunu, bize sual soracak müstantik değil, beşikteki çocuk ta bilir. Biz de kadınla böyle konuştuk. Kadın belki Berlinde pek basit ve mütevazı bir muhitin kadını idi. Fakat nedense seyahat arka- daşlarına hayatını bir sır yaptı. Berlindeki meşguliyetini ve Bres- lava neden gittiğini bildiren bir - tek söz söylemedi. — Belki bu suretle kendisi hakkında bütün ihtimalleri düşüneceğimizi ve daha enteresan bir kadın — olacağını düşünüyor ve bundan zevk alı- yordu. Belki de hayatını kimselere bildirmek — istemiyordu. — Sonra Breslav garına inerken biribiri- | mizle vedalaştık, kadın bir tarafa, biz diğer tarafa ayrıldık. Biz bir pansiyona yerleştik.. O nereye Ben metresimle yaptığım — gürültülü kavgaların yorgunluğunu geçirmiye uğraşı- yordum. Karpantiye ile yaptığım maçtan bu kadar yorgun çıkma- mıştım, ( Arkası var ) C Toplantı, Davetler ») Galatasaraylılar Bir Deniz Balosu Verecekler Galatasaraylılar cemlyetin- denıi Senelik zıyafetimirde izhar edi- len umumi arzu üzerine cemiyetimiz 23 Ağustos Perşemba akşamı meh- tapta bir deniz balosu tertip etmiştir. Arkadaşların davetiyelerini cemiyet merkezinden aldırmalar tebliğ olunur. Kadınlar Birliğinde Kadınlar Birliği senelik kongresl Pazar günü saat 16 da Birlik bina- sında toplanacaktır. Kıymetli Bir Muallim İçin İhtifal Bugün öğleden sonra saat iki bu- Kabataş muavini merhum Münir Bey için Ka- bataşlılar ihtifal yapacaklardır. lanma yerı Beylerbeyi iıkeleıidır çukta Beylerbeyinde baş Top- AA İL L ARL A eeei Açık Teşakkur Uzun müddettenberi çektiğim şid- detli bir Romatizma hastalığından kötürüm bir hale gelmiştim. Son bir ümitle müracaat ettiğim Bakırköy Emrazı asabiye hastanesinde, beni tahtı tedavilerine alıp hastalığıma pek derin bir alâka göstererek on gün içinde beni tamamile tevavi eden ve sağlam olarak hastaneden çık- maklığımı temin eden doktor Hay- rullah ve Esat Raşit Beyefendilerle | asistanları Vefik Beye açık teşekkür- lerimin iblâğına muhterem gazetenizi * tavsit eylerim efandim. Garlantep Muallimi İımı!l Hakkı öriğm ğ GK e e GAOT GA AA ŞT GePgRAŞLAĞNTENDAN $T GŞN gae dUN A TELEL e Yeni Neşriyatı Mülkiye Mecmuası — Aylık içtimat ve siyasi ilimler mecmuası olan “Mülkiye,, nin 40 1ncı sayısı zengin münderecatla çıkmıştır. Profesör Mus- tafa Şekip beyin “Gaye ve hürriyet,, yazısı ile başlayan bu nüshada "hukü— mette, devlıue cemiyette demokrasi,, , “İrk ve insan,,, “devlet şürası yasaya uygunluk mercii,,, “hukuku esasiye hareketleri,, ve daha birçok dolgun yazılar vardır. GG GNGT ONŞ Şt e TTT AA DA MÜZAYEDE ILE snı'ış 1934 Ağustosun 3 üncü Cuma günü sabâh saat 10 da Bebekte Cevdet Paşa caddesinde 59 numaralı Doktor Tevfik Bey apartımanın 1 numaralı dairesinde Gayet zarif vö nadide eş- yalar müzayede suretile satılacağı ilân olunur. Gayet mükemmel masif ceviz büfe, masif ceviz yemek masası ve sandalyeleri, ceviz ağacından ma- mul Luyi Kenz salon takımı, 3 kapılı ceviz aynalı dolabile 4 parçadan mü- rekkep gayet nefis yatak oda takımı, 3 parçadan ibaret ıilahmur ağacından mamul defa yatak oda takımı, porsi- len sofra takımı, kristofl çatal bıçak takımı, kristalli jardinyer ve bonbon- yer, bronz lakâ karyola Çin ve Japon vazoları, Viyana duvar tabakları, Viyana mamulâtı porsilenli — yayet güzel salon masası, etajerler, duvar saati, kolonlar, —sedefli — tabureler ve tavlu, elektrik avizeler, çini soba, kaşpolar, Tonet portmanto, salon gramafonu plâkla- rile, bronz va porsilen heykeller, yeni halde muşambalar, mutfak takımları ve sair İüzumlu eşyalar. Nefis bir Fransız piyanosu Anadolu ve Acem seccadeleri pey sürenlerden 100 de 25 teminıt alınır Satış peşindir. veret r Ş gLA garreğa gaŞ Şf Heğ LA dR e GeŞT AAA YA GN D n y B lamm Holantse Bank-Üni N.V. Sabık Bahriısefit Felemeni Bankası İstanbul Şubesi Galata Karaköy Palas Meydancık Alalemcl Han Ha — .- - n ! f | Her tuı-lu Bınka muımolo- ıerıı Kasalar icarı » Fd — UMUMİ MUDURLUK; AMSTERDAM Şubeleri : Amsterdam, Buendocos Aires, İstanbul, Rio de Janeiro, Santos, Sao Paulo. ı " Miplomatlarda ” Körlü Ve Endişe ! Bir Serseri Kurşun, Dünyayı Ateşe Verebilir ( Baştarafı 1 inci sayfada ) eli bin kişilik İtalyan ordusu derhal Avusturya içlerine yürü- yecek, Alman hâkimiyetinin önü- ne geçmiye çalışacaktır. Fakat Avrupanın bu köşesinde patlıya- cak olan bir tek kurşun, yalnız Avrupanın değil, dünyanın ; her tarafına şimşek sür'atile sirayet edecektir. 2 — Balkan — yarımadasının şimalinde, komşularına nisbetle, bugün en büyük bir hükümet vaziyetinde olan Yugoslavya, ge- rek Avusturya hududuna, gerek İtalya hududuna, mühim miktarda kuvvet tahşit etmiştir. Fakat şurasını hakikat olarak kabul etmek lâzımdır ki Yugos- lavya, Almanya ile Ayvusturya / birleşmesinden daha ziyade İtal- yanın kuvvetlenmesinden korku- yor. Çünkü Yugoslavya ile Italya arasında 1918 senesindenberi bu- güne kadar devam eden arazi ihtilâfları vardir. Eğer Italya, Avusturya hududunda kendisini daha kuvvetli ve daha emniyetli bir vaziyete koyacak olursa İtalya, ile Yugoslavya kuvvetleri arasın- da bir çatışmaya kuvvetle ihtimal vermek mümkündür. Bu çarpış- ma da ortalığı derhal allak bullak edebilir, 3 — Almanyanın bütün efkâr- larına rağmen, — Avusturyadaki kargaşalıkların Almanya tarafın- dan tahrik ve idare. edildiğine inanmak lâzımdır. Bugün ortalık durulmuş değildir. Ve Avusturya- da yakın bir istikbalde daha ka- rışık ve daha kanlı günler yaşa- nacaktır. Çünkü Hitler politikası Almanya - Avusturya ittihadından vazgeçmez. Bu böyle olunca Al- manyanın, Avusturya hududuna bitişik olan Bavyerada askeri faa- liyette bulunduğu kuvvetle muh- temeldir. Hulâsa, hâdiseleri tahlil eden diplomatlar istikbali çok vaha- metli. ve çok karanlık — gü- rüyorlar. İtalyaya Karşı İtham Sesleri Yükseliyor Belgrat, 1 (A. A.) — Zagrep- te çıkan yarı resmi Novosti ga- zetesi, İtalyanın Avusturyadaki bugünkü karışıklıklardan mes'ul olduğunu iddia ederek diyor ki: «Çünkü, M. Musolininin poli- tikası, M. Dolfüse büyük hatalar: yaptırmış, onu sosyalistlerin mü- zaheretinden mahrum etmis ve M. Musolini Avusturyayı, akibe- tini tabit müttefikleri olan küçük itilâfın akibetine — bağlamaktan menederek — selâmete — ermesine mani oluştur. İtalya, Avusturya meselesini inhisarı altına almak ve hudut- taki kuvvetlerinin kâfi olduğunu söyliyerek Berlin hükümeti nez- dinde yapılmasına — hazırlanılan müdahaleye iştirak - etmemekle ağır bir hata işlemektedir.,, Bir Vesika Bulunmuş Viyana, 1 (A. A.) — Son Avusturya hâdiselerinin Alman- manyada hazırlandığına dair - bir vesika bulunmuştur. Üzerinde bu vesika çıkan adam Alman pasa- portunu taşıyordu. Halbuki Al- manya, Almanların Avusturyaya gitmelerini yasak etmişti. Bu adamın kundurası içinde, milli sosyalistlerin Avusturya hüküme- tini devirmesi takdirinde nasıl hareket edeceklerini bildiren bir nizamname çıkmıştır. Fon Papen Meselesi Berlin, 1 (A.A.) — Alman Hükümeti, Avusturya hükümetinin Fon Papen'in Viyana Sefirliğini kabul edeceğini zannediyor. Fakat Avusturyanın bu hususta birçok şartlar ileri süreceğini, ezcümle Avusturyada milli sosyalist pro- pagandası yapılmamasını, Alman- yadaki Avusturya teşekküllerinin ilgasıni isteyeceği söylenmektedir. Yaşasın Almanya, Yaşasın Hitler! Viyana, 1 (A.A.) Idam mahkümları Planetta ile Holzve- ber, son dakikalarında kuvvetli bir sesle “ yaşasın Almanya, ya- şasın Hitler,, diye bağırmışlardır. Mahkümların zevcelerile son defa görüşmelerine müsade edil- miştir. Biri katolik, biri protestan olan mahkümlara bu mezheplere mensup papazlar dini telkinlerde bulunmuşlardır. Madam Dolfüs Ağlıyor Roma, 1 (A.A) — Madam Dolfüs Viyanadan Riccione'ye gel- miştir. Madam Muzsolininin refa- kat ettigi iki küçük çocuğu bek- liyordu. Madam Dolfüs ağlıyarak çocuklarını ve sonra da Madam Musoliniyi kucaklamış ve otomobil- le Santangelo villâsına gitmiştir. Yugoslavyaya İltica Edenler Çoğalıyor Belgrat, 1 (A.A.)— Dün, 300 Nazi silâhları, mühimmatları, 7 mitralyöz, 8 otobüs ve 9 otomo- bil ile Yagoslavyaya iltica etmiş- lerdir. 35 Nazi, Varadjine iltica et- miştir. Zagrep Alman konsolosu parasız olan bu Nazllere yardım ile meşgul olmuştur. Şehrimizde Dün Yapılan Ruhan Âyin Avusturyanın Ankara sefiri M. Buchberger'in huzurile ve bü- tün sefaret erkânının iştirakile bugün şehrimizdeki Sen Jorj kili- sesinde, feci ve zalimane bir surette katledilmiş olan Avusturya Başvekili müteveffa M. Dolfüsün istirahatı ruhu için dint bir ayin lcra olunmuştur. Cumhuriyet hükümeti mümesz- sillerinden maada, halen şehri- mizde bulunan beş büyük elçi, bilüömum orta elçiler, malahat- güzarlar, ataşemiliterler ve maiyet- lerile beraber konsoloslar hazır bulunmuşlardır. Afyonda Bir Kaçakçı Afyon (Hususi) — Kör Rüştü isminde bir adamın kaçak rakı yaptığı haber alınmış, evinde ara- “ma yapılmış, ve kör Rüştü kaçak rakı çekerken cürmümeşhut ha- linde yakalanmıştır. —— TAKVİM —— Gün S1 PERŞEMBE 2 Ağustos 934 Arabi Rumt 20 Reb.ahar 1353 | 20 * Temmuz - 1350 Vakit | Ezant|Vasati| Vakit |Exani | Vasa Güneş | 9 31 | 4 5S7 Akşam 19 26 Öğle —| 4 53 | 12 20| Yatsi 21 17 lkindi | 8 49 | 16 8| İmsak 2532 Hızır 89 i2 — ı 40 7 28