11 Kasım 1942 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4

11 Kasım 1942 tarihli Haber Gazetesi Sayfa 4
Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

— dükkân kapusu henüz açıktı. arkka. Tarihin büyük davaları ——— Onbaşı Füljans Jomay MAT “Yapılacak hareketlerin en kö layı, en tehlikesizi Fransardan cı- kıp gitmekti, fakat param kal- mamıstı, beliim gibi dajima para içetisinde yavarlanmış bir ada nnn yabancı diyarlarda — parasız pulsuz hiçlir şey yapamıyacağını çöok cabuk anladım, “İste © vakit birdenbire bu ka- dint öldürmeği düşündüm, bu fi- kir ilk anda o kadlar korkünt bir şey geldi ki, sankıi bu düşünceyi kâfamdan kazımak istiyormnuş'im Eibi elleriini şakatlarıma — gücür- düm, Fakat bue fikir, tıpkı filiz ve. reti bir ağaç gibi dallandı, Budak Handür,.. Artık bu düşünce bir sahnı'. yo Bile kafamıdan — ayrilmıyordü, kuleklarım mütemadiven “e katl. nt öldür, âözimı âatıp kimseya Şi- kâyet etmiyen yalnız ölületdir,. | nasihâtlerini kayıptan dinliyordü “Bataklığa düşen bir inson kü! tüulmak icin cahaladıkçta — çamura gömülür,, ben de bu karma kaftşıı" fihirler arasında cırpınip — dürür ken bü iş! Bir baskasma yaptır- müyt düşündüm, bir buşkasına fakat kime?,, “© vakit Jomayı düşündüm... Jomayla beraber askerlik — etler- ken ona dikkat etmiştim, bu miüs- rif, cok para hâarramak içiti. cok kazanmak arzasiyle çırmnan bu adamm her SŞeye islidadı — vardı beş para için her şeyi yapabilirdi. Bu maksatla ona bir mektap va, zarak Parise davet etltim, Onu ve beni ele veren bir mektüuba,, “Rir soç hazırlıyan —adamların dajma bir noktayı unuttukları için kendilerini ele verdiklerini cok o- kumuştum, Fakat benim hazırla. diğim icin önlara hiç banzemiye- cekti, çünkü Jomaya mekitubu ya- eee — gerken;hattâ-dTemay ile buluşmak | üzere Patrise giderken dahi ka, famda hazırlanmış bir plân, bir proğram yoktu, Yalnız bildiğim bir şey vardı, benden virtei bin frangını geri istiven Madam Ru- yu Jomaya öldürtecektim, “Jomayla serginin civarında, pehlivanlarm gçürestiği sirkte bu. Taştuk.. evvelâ bana hir işte yaz- diım edip edemiyeceğini sordum, Bana “evlenmek üzereyim paraya ihtiyacım var, biraz para kazan- mak için ne istersen yaparım,, ce vebmr verdi, Onu bu halile hu, lenca âdeta sevinmiştim.., kendi- - sine “yapacağımız iş cok kolay,, dedim ve bağka izahat vermellim, “Oradan cıktıktan sonra Sen kenarmda uzun uzadıya dolaşarak maksadımıı ona anlattım. O itiraz Sız teklifi kabul etti, Kadının dük- kânında bulacağımmiıız parayı yarı yarıya taksimi de kararlaşurdık. “Jomayla beraher hazırladığı - mız plân çok basiıtti, ak$am ddüik kânm kapanma saatinde ben ice, riye girecek kadınla konuşmağa başlıyacaktım, Ben kadımla konu- gurken dJomay içeriye girecek ve sür'atlı kadınm işin; bitirecekti. Sonra gece yarısma kadar kepenk ler/ kapalr dükkânda beklirecek » tik, “Dlğmimizi gayet gürel tatbik ettik, Kadının şarapçı dülkânı ö znüne geldiğimiz vakit sol tarafta, ki kepenkler kapatılmıştı, — fakat dasımı dışarıya birakarak iceriye geldik. Madam Ru dükkânm arla yerinde durmuaş., kepenkleri açıp kapayan maünivelâyı — çevirivordu, Beni görünce âdeta sevin'li ve “—— Bravo Mösyö Karpantıye, diye baylardı, Tamamiyle sözünü zün eriymissiniz. Tam zamanında yetistiniz., “Sükütamu muhafaza çalışarak cevap verdim: “2— Paranızı getirâim Madam, İçeriye kadar gidelim de., “Kadının çolışlığı bütoya — ka- dar yürüdük, onaun masa başma otummasına Meydan vermedeti ben hemen masanm hasma Şeçtim, maksadım kadını karşıma, arkası kapıya dönük bir vaziyette otur mağa mecbar etmekti Raüm kar- şıma oturdu, bana saran ikram et Hi Ve tasavvrurlarmı anlatmağfın bBasladı, Oturduğu dükküânın satı- bör eekarldiğme, Aaahibiirm an sekiz bin frank istediğini uzun » zun anlatrr ve benden nascihat 5- terken; vemhanenin kapısı önün- üe Jomay'ın yesin; — gördüm, (opiayan: Muzaffer Esen etmeğfe | a İ Davasiı OÖnbaşt sessiz sadasız öraya gel- mişti. Bitdenbire kadınm: tzeri ne arkadün atılirken bü ölüm a- nt görmemek jiçin gözlerim;i ka padim, “Uzan, acı bir feryat ku'akları- rar deldi, gözlerimi açtığım vakit ıihtiyar kadın kanlar akan başiyle kapuya doğru gidiyor. Jomay de miri elhinde ve şaşkın avakta dü- ruyordu, Bu vaziyet - karşısında haykırdım : “—— Ne daruyorsun, kapmya ka- dor giderse mahvoluruz. Hir daha vursana,. #“JYomay'ın üstüste kadınm ba şına iki defa vurduğu ve badınım Çere düşütüğünü gördüm. — Sonta Jomay cesedi mahzene inilen merdivene kadar sürükledi. “Bu içler bitfikten sonrma — ke- penkleri indirdim —ve dükkânm icerisini aramağa başladırm:, “ | Paralarm taksimi işini de bitirdikten sonra etra'ı wörden getirerek kendimizi ele överecek delil brralap brrakmadığım'ıı ataş tırdık. Şüpheli Liçbir seyle karşı laşmadık., kadımnım kafasımı parça- lyan demir parçasını ben cebime | atmıştım, Ve iSte yine bu aralık Jomay'a Havr'dan yazdığım mek- _' (up aklıma geldi, Bu mektanta be ni açıkça ele verecek bir sev yük ta ammnua, yine Jomay'ın elinde kalması benim için bir teh'ike vla- bilirdi. Onun içia Yamaydan bü mMmektubun yanımda olün almadığı Nı sordum, Kaputunun cchinde öolduğu cevabını almca bu mektthut imha etmek Jâzmn geldiğini söy- ledim. mektabu çıkardı, zarfındatn çıkardığımız mektubu —ufak nar- calara ayırarak cehime attım, Ril mem nasıl bir dikkatsizlik yüzüte- den bu zarfn bir parçasını masa nım Üzerinde bırakmısırz, * , , Artık her sev bitti; hie bir kurtuluş ümidi kalmadı, beni bek. liyan lâyık olduğum ceznyı meta- netle karşılıyabilecek miyim, İste simd? ürktüğüm naokta,.» Mahkemenin bandan — sonraki safkaları üzertinde — durmuyoru? yalnız mahkemece' Vüljans Jnmayş m idama ve Luj Karpantivenin müebbed küreğe mahküm edildik lerini ve mahkeme salanunda kor hkaklığirle herkesi iğrendiren Jo: mMmayın güiyoline vikit bir asker ti- Li çıktığı. ve ölümü — mertcesine karsıladığını ilâve ederek bu mah- kemeyi da nihayetlendiriyoruz. BALTTI — A YARIN BU SÜTUNLARDA Fransız İhtilâlinin mütefekkir kahramanı KONDERSE'nin ihti. TAL uğrundaki cabalamaları — ve feci âkibetini analtan Kondorsenin - İntiharı serisini bulacaksınız, 'den Anafartalar — İyji ama haljfetin ona büyük i, timadı vardır. Onu devirmek kaf da. ni aşmaktan daha güç olmaz mı? —Bunu ben de bildiğim için, ilk önce hallfeyji devirmek istiyorum, Bu yolda bana yardım edersen, sen de yeni haljfenin meşru zevcesi olursun! — Yeni haljife mi dedin? Bu da kim?, Seyit Ömer gülümsedi: — Beon.., Hacer kendini tutamadı, güldü. —Sen mi? İşte ba garip şey.. — Neden gürip — görüyorsun? E, limdo kuvvet var.. Haşimiler arkam da, Hiç bir küvvete dayanmıyan ha: Efe Nâsır ufak bir sarsintiya — bile tahammül edemerz, derla! devrilir, — Haydiji canım, böyle saçma SÖZ, leri bırak da — eğer bir iş — görmek İstiyorsan . şu melâri barilin sırtını yere getirmeğe çalış. Hemi bunu yap, mağa çalışırsan sana ben de yardım ederim, Seyit Ömer suasuyordu. Hacer soarda: — Ne o... Reşitten korkuyor müusun yokan ? — Hayır. Kork müyorum ama.,, h_l tim maksadım seninle beraber çalış. (Baştarafı dünldü savrda) ATATÜRK KOMUTAN Büyük Harp Haşladığı Taman Safya Ataşemiliteri bülunan Yar- bay Müstafa Kemal, cehhede bir ita komüutatilrkma tâyin edilme- sini istirlram etmiş ve Tekirdağın da teşkil edilmekte olan 19 ancu tümen komutanlığına tayin edil. miştir, Atatüfk bir ay içihde tü- meni teşkil etti ve fümeni Te Müny dosa geldi. Atatürk büyük kömü- tan vasıflarmır bu tümenin başın- da herkese isbâat etmistir. OONKDAYIRI ZAFERİ tağilizler Seddiilbahir ve Arm- bBurnuna oıkarma yaptıkları zaman 19. tümen Bifalda ordu ihtiyatı bulunuyordu, Düşmanım çıkarma yaptığını haber alır almar 19, tü men komutanı hiçhbir emir bekle: meksizin tümeniyle birlikte Ar- burnuna hateket etti, Çok mühim bir nokta olan Conkbhayırını düş- mandan evvel tuttu; taarrrz ede- rek düşmanı geri attı, ANAFARTALAR ZAFERİ Mustafa Kemaj 26 nisandan 8 afustosa kadar Ardburnu mmmta- Kasında tümeniyle taatrüz ve Mi dafaa müharebeleri yaptı, t9 ma | yıs DİS te Albay olmustu. Diüs- tirn Arıburnu ve Söoddülbahir mintakalarından ilerlemek ihtime li olmadığını görünce yeni getir- diği kuvvetlerle ve behemehal ka H netice kazanmak azmiyle yenr sahasma büyük kuvvetlerle çıkarma yanptı. $ , ? ağustos 915 de (Anafartalar) gru pu komutanı olan Albay Mustafa Kemal, ili tümenle (7, ve İ? ndi İtömenler) taarroz etti. Düsmanır ilerlemesin; ve çıkarmanın Yeniş lemesini menetti, y Ve mükemmel bir defüitart za. feti kazandı. 8 ağustosta düşman Conkbayıtı hattıbâlâsınımn bir kısmını — Yaptet- misti, 10 ağustosta Albay iasrafa Kemal baskın tarzında vyâni töp- çu harırlıksız taarruz edzrek Conk bayırmı istirdat etti. Albay Mustafa Kemaj (Anafar talar) da alür tümen yani iki ko tordulul küvvete kumanda etmişı tür, Mart aylarında ekseriya mühinm bir takım değişiklikler olur, Eski- den sene başı olan mart belki de baharm ilk ayr olduğu için bu de Bişikliklere sahne olmaktadır. E bedi Şef ve büyük milli kahrama nrmüz Atatürk "Mustafa — Kemal” için de 1916 senesinin matt ayt böyle olmaştu. Büyük — kumarda- am garp hudüutlarımızdan şark cephesinde varzife alması bu aşda vukta felmiştir. Anafartalar ah ramanı Çanakkalenin cihnaşümul zaferini kazandıktan sonra RNdir- nede toplanan (l ve 12 no; piyade tümenlerinden ibaret 16 ncr ko, lordunun başma büyük bir istik- bal ve fevka'âde tezahürat ile gel misti, Bütün Edirne halkı, Paba- eşki * Edirne şöosesinden şehre giren Mustafa Kemalji “Yaşasın Arıburnu ve Anafartalar kahrama nr Mustafa Kemal!” yazılı tâkmza | ferler altından geçirerek emsalsir alkışlarla karşılamışlardı. Albay Mustafa Kemal 14 ikin- cikânundan 27 şubata kadar F- dirnede kaldı ve tatbikat, manex- ralar ve harp oyunları ile geceli gündüzlü meşgul oldu; maivetini yetiştirmek hususunda bizzat çok uğraşan ve zevk duyan miimtaz bir kumandandı, Bu sırade Atı- Hirk Enver Pasşadan aldığı bir | cak alan Hönci ördünün telgraf üzetine 16 ncr kölürdü kü mentlanlığmnı detühte etmek Ürze- Te Diyarbakmra hareket etti. Diyarbakıra büyük — müşkülütln giklebildi. Bürada, vütiyet hak- kamda ahdığ: haberler hit de mmem ftn eğiti Mahiyette defildi. Der sim isyün hâlindeydi. Ücüncü öt- ' dÜumun sol Yanmdaki Üğünt MÜC rezesinin Sisi'ye cekildiği bildini Hyordu, Mustafa Kemal yeni ortdi. bi cephede karsılaştığı bü narik Ve Buhratılı variyetler jieinde mltessi' teüğbirler almük ve nisan it'nde Diyarbakırda toplammaza hüslıvi. iâte Ve nakil vasrtalarını tedarik — ve te- Yrin etmek İçin gece gühdüz calış- mağa başladı. XVI, KOLORDU KOMUTANLIĞI Mastafa Kemal, 1916 yilinin 2? martında Diyarbakında 16, ko, lordu komütanlığıma tayin edikli Ve genertl oldu, 16 kölürdü (Bit- lis » Müş « Firat) hattmda 80 kilo. mötrelik bir cephe tutuyordu, 1916 yazım, Rüslar — Türklerin Krzürümü geti âalmak için büyük bit tanrrüz yapacaklarını, bu mük Ebedi Şef'in askerlik | mümkün olduğunu anladı, Dün Sarayburnunda aziz Atatürkün heykeli önünde topın gençlik dat emriyle yedinci Yıldıtıim orduü. suünti teşkile karar vermişti, Büna kumandanlığı teklif ettiler, Ben bü ordü ile Bağdadı sidip istirdat etmenin imkânı maddtsş; olmadığı. na kaniydim, Fakat Memleketin sön ihtiyattı ölmük üzere — Halep sivasıda küvvetli bir ottlanun tü hassüdütre hizmet etmek mMmemli. ket için pek faydah olacağı kann atiyle kabtil ettim, İstanbula gidip ktmandayı aldım, Hakikaten Ha- lep divüarında yedinci ördüyü tah , &d karatiyle oraya gittim. —Rü yedimne; ördü ile berabet Bağdat elvarında bulunan altınecı — ördü- dan bir grüp tetkil edilerek AL manyadafı &nteti mahsösada da- Vet edilen General Falkonhayn"- im tahtr idaresine ven'tidi. General Bağdat üzerine yürümenin Rayri Dür- düncü otluya ve bütün Suriyeoyi - daresi altına almük — maksadiyle yedinci orda ile Sina cephesinde taarruz plânı teklif etti. Karhtr- gühr umtmi bü plânı muvafık btl | âa, Halbuki artık Türkiyenin ta arruz için israf edetek — Kuvveti kalmamıstı, Son kuvvet olarak bi onun hattrasmt âtdı satla Diyatbalır mmtakasmda, ikinci orduyu toplmakta oldukla- rmar biliyordu, Ruslar bu plânı boz mak ve ikinelf ordu — toplanmadan evvel üçüncü orduyu kat'i surette mağlüp etmek maksadiyle ücümeü ordüya taarruz etmiye varar ver. Şafr eshasıtıdia. CEitlis » Müuş) bül- gesindeli Türk kuvvatleri 116 kalordu) Rasların sol kanat geri- Sini tekdit edebilirlerdi. 7 eylüle kadar 16 kolordu, bu cephede şiddetij muharebeler yap, tı. Ruslar ağustos sonunda tek- Tar taarruz etmişler fakat bir nes tice alamamışlardı. Bundan san ra bu cephede mükim vakari ol- rradı, HİCAZ KUVVEİ SEFERİYESİ ROMUTANLIĞI - 1917 yılı büşlarmıda Mus'afa Kemtl ordu komuütanlığı hukuk ve salâhiyeti ile, Mieaz kuvvej sef- riyes! kottntanlığıma tâyin eecildi. Bundan soönra cereyan eden Hü Wiseleri bizrat Atatürkten dinliye Em: “Hicazım tahliyesi ve iktisat e- dilecek kuvvetlerle Suriyenin tak. viye edilmesi fikrini kendilerine kabul ettirdim, Bunun ürerine kuvayı seferiye kumandanlığınm vezifesi, Koe'nt hareketini harıtla- maktan ibaret kalacağı itin Medi | Nneye gitmedim, Sina ceğhesini di- ğer alâkadarlarla beraber ziyaret ettikten sonra asaleten ikinci ar duya kumandan oldüm. Diyarba. lora gittün, Bundan sonra başka, mandanlık vekâleti Bağdadı istir- TARİHİ - 78 - YAZAN: mük ve halifenin ayağının alftına kar, puz kabağa koymaktır. Seyit Ömer yalvarmağa başladı: — Bana yardım edersen, sana bir dizi inoş alırım, — İnciyo Ihtiyacım yok. Sekiz dizi jincim var benim.. — Saha Filjatin küumaşlarından el bise yaparım. Ayağına tltın halhal, iar takarım, — Odamda sandıkla — kumaş var, Hallarlara gelince, o kadar çok kl., bunlardan bir kısmıcı deve yavrula, rının ayaklarma takıyorum, — Pekâlâ, Sana bir kiler dölusu şurup ve reçel hediye ederim, Buna da bir diyecoğin yok ya, — Aman Seyit Ömer., Sen gerçek ten çok tubaf bir adamam! — Benim LA * ROMAN ISKENDER F. SERTELLi yok ki, bunların her şuruba ve reçele İhtiyacım Halifenin kilerlerinde çeşidi var, — Peki, Sana he ikram — edeyim? Seni nasıl kandıraymı ki, bana yar. dim edesin ? — Ben hülifenin — devritmesine ta, raftar değilim, Bu yolda #eninle be raber yürüyemem, — Reşldi devirmak istersen, sanat yardım edebilirim. Seyit Ömer birkaç saniye düşün | dü: — Reşidi koöolayca — devirebilir mi yiz? ğ — Ben buna Üç kere teşebblis et. iğm. Talij vapmış himzir — berifin, Ü çünden de kurtuldu, — Nö yaptın onap — TZethirlemek, hancerle — vurmak, yedinei ordunun ve diğert bütün kuvvetlerin ihtiyat diye muhafara edilmesi lâzımıdı. Tedafüi hareketi Ve Sina cephesinin takviyesini düşünmek imbelliyvrdq_ Bua fikir. lerimi kabul ettiremedimi, Muhak- kak olan felâketin — bilfill âmili -mişlerdi. Fakat bu taarruzanı inki- ! olmağa razı olmazdım, Makamıta kat7 Tisanla bir rapor yazdım. Bu |rapor intişar etmiştir, Sonra isti. ' fa ettim, Karargâhı umumi Hu is- tifadan sarfmazar etmem itin hayli ısrarda buluündü, Nihayet kabul etti. Tekrar Diyarbalarda- ki ila'nej orduya kumandan tayin ettiler, Ranorlatla söylediğim hu- susta islah etlilmedikce hiçbir ma kamda memlekete nâfi hizmet ih- raz etmenin imkânı ülmtracağını söyledim. Bu kumandayı da Ted ile İstanbula döndüm,” ATATÜRKÜN ALMANYA SEYAHNATİ Ö sıralarda, © zaman veliaht olün Vadettin ila birlikte unumi karârsihma girlen ve *i man cephelerini gözden — geciten Mastafa Kemal, orada. İmparator Vilhelm, mareşal Bindentür? ve genernl Lüdendor/ ile törüşmüs. tür, Bu suretle nüstaktel Ostan h padişahiyle, cihan harbini wla. re eden Alman şeflerinin seciye: terini, ktymat derecelerin? nâfiz rekâsiyle ölçmiye ve Alman. cep- hesinin hakikt vaziyetini — tayine müvaffak olan Atatürk diyor ki: “2— O zaman hasıl ettiğim s&on ikanaat. harbi umumiye düahil ©. lunduğu ilk anda söylemiş oldu- ğüm fikrin aynı olarak tecelli et- vahşi hayvanlar tuzağıma düşürmek istedim, Üçünden de kurtuldu, Şimdi dipdir! meydanda duruüyor. Seyit Ömer gece yarısı sarayın l0ş delhizleri arasında Hacerle konuyur. ken, haremağası Cafer hâlâ bir köşe de etrafı gözetliyordu. Seyit Ümer, Haceri Haşimiler kabi, lesine birlikte kaçmağa teşvik ediyor, du, * Hacer, Ömeri, Reşidij elbirliğile de, Virmeğe teşvik etmiş ve katıdırmış, &. Biraz sonrâ şöyle bir karar verdi. ler: — Sihirbazlardan hirin! elde ede rek, bu adamı çıldırtmak ve halk a. rasmda maskara etmek — en iyi bir kürtülüş yoludur, * n - Seyit Ömer — ertesi günü meşhür büyücülerden Abdülgaffarm evins git . Hacerle — kararlaştırdıkları gihi, büyücüyo fikirlerini söyledi. — Senden bir dileğim var, ya sa, hip! dedi —Eğer halkm nefret ettiği bir âdamı Üç dört, gün içinde çıldır. tabilirsen, sana ne (sfersen verece - (Devamı Var) Alman . ti, Bu fikir, Almafi ordusu ve onâ metbut zümrehnin Mağlüp olacaği zemininde idi., Almaya seyahatidden hasta ola: Yak İstanbula dönen Muştafa Ke- Mal İstanbülda bir iki ay tedasi thrdükten Sonra istirahat maksı: diyle Viyanaya ve Karlsbaü'a git, ti. Bu sırada Suriyede Muvaffa * | kıyetsizlikleri Alman karargükt nm da gözünden kaçmıyan gene: D ral Falketihayn mMemleketine gefi cağrılmış ve yerine Yıldırım or dülfarı grapu kumandanı olarak mareşal Liman Fön Sanders ge Ürilmiştir. Padişah Sultan Reşad da Glmüş, yerine Vüahdettin get. mistir. Tedaviden dönen MWoestafa Ke- mal birkaç Sün sonra padişah ta rafından davet edilerek kandi- sine tekrar yedinej ördü kümün- danlığı teklif olunuyor, Faktt ah- val, devletin nleyhinde elarak cok ilerlemiş ve Türk ordüsuhun mü, kadderâtı artık taayyün etmiştil. Bu mukaddaran değişirmek hit bir iradenin elinde değildi, Almat | cephesinda dağılma emâüreleri he- ATATÜRK TERRÂAR VYEDİNCİ | ORDU KUMANDANI | Müstafa Kemâl 1918 yilt ağus toğunda Yetlinei otdu kümandam- | hömna tekrar başlamak üzete Nab | lüs'a gidiyor, Aradan bes ön güN | geçmeden Sina cephes; Türk ordu- | sata kat kat üstün nlan düsmanıl | umumi taarruzuna uğruvor, Yedil | e$ ortdunun sağtında bulunan seki- zine; ordu yatiliyor, Bütün cephe- de rid'aât mecbüriyoti hasıl ölüyor. O, kendi ördüsünü büyük müşkü- lâtla Ve dajmâa mühtelif tic'st hat larr seçmek süretiyle Havran cül leri itinden tozulmadan Şama ge- | tirmeğe muvalffak oleyor, Tam Gti strüdn İstanbuldan gelen bit tel graf kendisine pndisahtn Vahri va- veriğinin tevcih olundağumu bib diriyor. Şamda bulundüğü sırada | Rayaktakji kuvvetlerin kümanda. | sınt derukte etmek üzere yeni bi? emir alryor. Rayvakâ gitliyor, Fâ kat orada kumanda edilerek bir kuvvet öltümtüüm görüyor, Tek- vor yedinci tlüyü Ve Ü0iğer ordü İnrin enkakzımı keomandası altıma alarak bunlar: Halep rivarıda top * lüyör ve tensik ediyoör, Halen ile Ratma arasında İngilir ve Aran kuvvetlerine karşı Verdiği musü- robede düşmanı mağlüp ediyo- o1 dan sonrâ düsman atrtık ilerliye- miyor, | Yıldırm örduları. grupundan yalnız Mustafa Kemalin 7T nej or | dasu kalmış, diğer 4 ve sekizinc | ordular bitmislerdi. Adanava nak- ledilen 2 nci ordu Limanı Fün Satt | ders'in emrine verilerek Vıldırim orduları syupu muhafaza ediliyor | Bu esnada Liman Fan Sanders'in | çekilmesi lâzım gekliğinden Müus -| tafa Kemal Adanc'da Vildiemn oar- daları grap kumandanlığını eline | attyor. Fakat artık vaziyet pek ka-|| rışık ve vahim bir hat afmıştır. İs- tanbul hükümet; sastuımndır. MONDROS MÜTAREKESİ 30 Birinciteşrin 1918 de hüldü: met Mondros mütarekesini imza- hyarak devlet; düşmanların, — tes- Hm etliyor, Mostafa Kemal müta: reke im>zalanmadan önce Jâzmi ge len makamlara bazt tavsiyelerde bulanuyor, Kayıltsız sartsır teslimi olmanın tehlikesini anintryor. F- kat bemüa aldıran olmuyor, Ken- disi hatrralarımda der ki: “Daka Halepte iken, derhal ke: bineyi tebdil etmek ve verine jsim| lerini sarahaten söylediğim vevat-| tan mürekkep bir kabine geçirmet| Kizumunu ve aynı zamanda beanitt! İstanbula celbim faydalı ottcağı | kaybettiği bir ramanda düşümcele || rı:nuı izini büyük bir değrulukla| geliyor. donanması İstanbul limanına gir- meğe başlamıştır. Payitahtta “yet karışıktır. Herkes lmr? ve Ümitsiz kalmıştır, Fikir ve si yaset kuvvetleri ayri ayrı —İküçlük varcalar halinde birbirlerile çaf pisryor. Memleket için artık ku talus ümidi kalmadığını sanali birçok kimseler şahsi menfaatim! korumak ve öz hayatmı kurtarmaf | kavygusuna düşmüştür, 4 ANADOLUYA GÖNDERİLME | 'TEKLİFİ : Mustafa Kemal İstanbulan vari* vetini bir müddet Şişlideki evinde (Lütfen karsr sayfaya geçiniz) KA a.

Bu sayıdan diğer sayfalar: