3 Ekim 1942 Tarihli Haber Gazetesi Sayfa 2

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

Ü tahsis edilen, o havalinin ön mut- H Me kâfi dğyel gz HABER — Akşam Postası z —— Bır deia daha tevkıi edısen GAND Nasi! yakalandı ve nerede hapsedıldı'? Yeni gelen fransızca mecmualar, Gandinin na” sıl tevkif edildiğini, bütün tafsilâtile yazıyor- lar. Bu meraklı hâdiseyi — naklediyoruz. Ottalık kapkaranlık, Şehir üze- | riade gerilen rütubetli ağır koku. yuü sarsacak bir rüzgâr nefesi bile yok, Sabahın saat 4 ü, Iki polis otomobili, parkın yasemin ağaçla. rı arasında s#eçilebilen — beyaz bir köşkün önünde durdular, Parmak hk kapalı Ev, içinde kitmse vok gi. bi, sessiz, mayvji elb'seli, başları be- yaz sarıklı ili Hindlinin arasında bulunan komiserin bağırmalarına ve kapıyı vurmalarına kimse ce “vap vermiyor — Parmaklığı tırmanımız! Emir icra edildi Zabıta memu . ru, kumlu yolda, ihtiyatla yürü - yor Birdenbire, önünde, — beyazlar giymiş bir Hindli göründü — Sen evin bekçisi misin? Par. mehkk kapısını aç! — Fikat., — Aç! Ben polisim, Mahamata İle avecnesin; tevkif emri elimde, — BANKER BİRLÂ'NIN EVİNDE. Ağustosun 10 uncu günü saant 4,5 da parmaklık kapısı açılınca, otomobiller ilerled, ve banker Bir. lânın Bombay civarındaki Malabar tepesinde bulunan köşkünün basa maklarına yanaştı, Gandi, bir müddet evvel, Vhar, da yakımındaki kerpiç evinden ay rılmış, Parya birliğinin reisi bu « lunan meşhur milyarder Birlânın evinde yerleşmişti. Yanımda, kon£ Te partisinin jera komitesi azala , rından mürekkep olan on ıki mürı di bulunuyordu ve rahat rahat, tev, bif edilmesini bekliyordu, Kâtibi Mahadev Dese, kendisi" ne, polislerin geldiğini haber ver. diği zaman, uykuda idi, — Hazırlanmam için birkaç da. kika beklemelerini söyle . Gandinin hazırlığı uzun sürme di. Banyo odasında biraz vakıt Bt cyrdi. Keti sütü ile meyva suyun « dan ibaret olan kahvaltısmı yedi. Birinci kattaki geniş bir salonda bulunan partisi azalarile karısının yanıma götti. Gandi, onlarla bir , likte, bir ilâhi okudu, Birkaç pıı. €a eşyasını topladı.. Dua kitahımnı ve bir küf:ük yastıkla örtüsürnü ah dr, Hazır'eadı, Eline, begünkü ye meği olan bir şişe sütle birkaç li - mon sıkıştırıldı. Neşelji neseli aşağıya İndi. Ko « miser: — Sizi, Mahadav Deseyi ve Mis Slâdı tevkif etmiye memtir oldu. - ğgumdan mülressir'm, Dedi, Gandi, bir şey söylemeden, te . bessüm ederek eğildi ve önünde atomobil'er seçilen mermer meril'- Vene ilerledi. Komiserin otomoh', .NW önde yürüyordu, Onu, mevkuf . Jarm otemaobili takin etti, Tevkifi baber almıs olan Hindliler, par - müklrğin önintde top'anmışlar: — Gardi, Hi Je (Vaşasın Gan . di)' 5ize batırryorlardı. - Gandi, bir #e'im isasctila revap verdi. Gandin'n karmmı, kapınmım eşiğim da duruyordu, Kendisine, kocasi - na refakat etmesi teklif edîîdiyse de kabul etmedi. HUSUSİ TRENLE VE OTÜMOBİLLE AĞA HANIN SARAYINA Mantung İstasyonunda, mevkuf , ları Punaya götürmek üzere husu- « bir tren bekliyordu, Siyaset, hâ, Üisesiz cereyan etti. Gandi, ı'ıoh= lerle biraz konuştu, hattâ |âtife - dJeşti de, Halinde, hiçbir hosnutsuz İuk sezilmivardu. Sorra, müraka | besine daldı, Puna istasyonunda, mevkuflar tir otomobil aldı ve hapislerine tesem bir ik ametgâhı olan Afa ha nın Yeradna sarayına götürdü. Gardi, öotomobilden İninre, sa - rüaya baktı. Burasr, boz taştan, üç ka!h bir bina idi ve birinci katını | dn, Hindit nsulünce, cepeacerre, penbe va boz mermerden geris bir camlı balkon kusatrvordu, Acık ka- prdan, genis fastıkla mermer me-, diven f>rkedil*yordu, Önan kerm" ten ku'lütbes'le bm sarayın arasında ne kadar fark vardı" CGandi, kamrmı vermisti: Gecer Yi Söcirmesi iPin, balkön, Kendisi Mevkuflar; zemin katmın, yir - maj beş metre uzunluğunda bulunan iki gern's salonundan birinde top landılar. Yerde nefis haldar du . varlarda heyecan'ı avların hatıra. ları olân içleri doldurulmuş ars , lan, kaplan, timsah postları vardı, Bu hal, salona, bir müstem'eke mi, zesi Manzaramı veriyordu. Bir içer” lek köşe Gandinin dikkatin? cel . betti, Burada, kitaplar, üzerinde vazı makinesji bulunan bir küçük masa vardı, Buraya bir güz attıka tan sonra Mis Slâda döndü, hal’ıf bir sesle: — Orada çalışabiliriz, Dedi, Mis Slând, bir İngiliz amiralının kızıdır, Fransız muharrtiri Röomen Rolandın fikir mürididir, İçtimai Kanaatlerine uyarak Hindistana gelmiş ve Gand'nin gölgesi olmuş ttr. Gandinin Mise söylediklerini i. şŞiten komiser: — Müteessifim,, bu defa, emir » ler pek kati,, evvelki mevkufiyetle, rinizdek? — imtiyazlardaın istifade edemiyeceksiniz, Mürid!irinizle, hiç bir sutetle muhabere edemiyecel. siniz. Gazetelere makale, beyanna- Me veremi'yeceksiniz, Ziyareti'nize yalnız birkaç zat gelmiye mezün - dur, Gandi cevap vermedi. Yüzü, es- ki halini muhafaza efti; fakat göz kapaklarının aralığında, içcinde bi raz da istihzaya benzi'yıeıı bir lem'a yanan bir bakış vardı, Onun fikri. ni Ve telkinlerini nesretmiye ihti. yacı var mıydı? Gandi, şimdi besinci mevkuf? , yetini geglrıyoı' O, butgün, ctml mı saran süsten, zıynetteıı hoşlan: maz, O, l"ransadan getirtilmiş mü, kellef ı.vizeler!e tenvir. edilmiş mermer merasim salonlarına, çok « tandır, ayak atmamıştır, Hıttâ ya: semin kokuları içinde uyusan pıırk Tara da pek devam etmez, i Sık ağaç'lar arasımdan, Gandiyi muhafazavya memur olan sarıklı müslüm:m polis grupları, bahçe « nin yeş. Zini, çiçeklerini sulayan çırçıplak öon bahervan cörünüyordu. Her gün üç kilametre'ik yol yü: rümeyi âdet edinmiş olan Gandi, burada, bu idmanmı balkonda gezinmekle yapryordu. Ona, birin ci katta, dünyanın öteki uçlarında tesadüf edilen 15 İnecj Luj modasr” na göre tefr's edilmiş bir oda ve« rilmişti, Karyolanın — üzer'nde, © modaya göre, çiçekii kumaşlar bur Tunduğu halde cibinlik de vardı. Gandi, bu odadan hoşlanmazdı, 0. na, bDir başka oda verildi. MAHAMATA AÇLIK GREVİ YAPMIYACAK Gandinin, Ağa Hanın mükellef sarayında — hapsedilmesindenberi, Hindistanm büyük şehirtlörinde gü rültü büyüyor, Bembayda, mütaas arp kadlmlar, sevrüceleri dardur - mak için, cocuklarını tramvay ray (Devamı 5 incide) muamele etmek icap ettiğini bili - rim, Öteki harpte Almanyada esir idim, Fakat ne olursa olum herif ler burada oturacaklar ya!” Ko', yanımn gectiğini gördüm ve ona ses lendim, çok heyecanlı, patronu hak kında müstesna bir muamele yap- mış, 8,000 frank alacağma mtka « bil 1.000 frank vermek Tütfunda bulunmuş, Simdi artık cenmba zi - deceğini sanıyor, Paramın bulun- duğu bankanın direktörü Vernetti da geçti; bana bankanım Konyaka nakledileceğini fakat kasaların a . çık kalacağını söyledi. Büroya döndüm, Jilber nihayet bugün gitmek kararını verdi. Al - manlar Pontuvaza gelmi’şler. Der. hal gelip bizi bulmaları için Gabiye Ve Mariyona telefon ettık Jilher onlara arabayı gönderdi; biraz son, ra geldiler, Kolya ile heyscan içinde veda- hastık; ihtiyar Misteri Mak Donal- da telefon ettim; ihtiyar kadmma dostlarından birisi arabasmda yer vereceğ'ni vaadetmiş, fakat sorra. dan hâahar vermeden zitmiş, Bn vua” zivet karşısmda mecburen Parista kaliyorlarmış, İng'ltere ile müna . İToen Rgeçiyor, fakat bizimki yok, Mebuslara anlatılan dilekler Hayat pahalılığının önlenmesi üzerinde toplanıyor İstanbul mebusları halkın dilek- lerin; tesbit etmeğe başlamış bu" lunmaktadırlar., Mebuslarımız dün saat onda Fatih kazasımdaki halke la görüşmüşlerdir. Fatihliler, Fatihte bir halkevi binasınım kurulmasını istemiş'er * dir. Mebuslar öğleden sonra da saat 16 da Eminönü halkevine gelerek -Eminönü kazasının dileklerini din* lemiszlerdir, Hâmid adında biri hükümetlen alacafı olduğu, emlâkini terketti. Sini, fakat bunun karşılığımı he « nüz alamadığını söylemistir. Yusuf adında bir ilkokul öğret” meni de haksız olarak kanıma ay kırı Surette vazifesine nihayet vç* rildiğini, beş aydanberi ücret alas- madığını, vaziyetinin dikkate alm rrasını istemiştir. Bir eka'liyet öğnetmeni de hü" kümetin kabul ettiği pahalılık zam mmm henüz ekalliyet akullarında tatbik edilmediğini cüzi maaş alan bu öğretmenierin de vaziyetleri Nin gözününde tutulmasmı, hükü: metin devlete bağlı müesseseler bakkındaki kararının ekalliyetler okullarında tatbik edilmesini iste mistir, Kız orta okulu coğrafya öğret - menlerinden Bayan Mediha soka! a ta dolaşan 7—8 ve 15 yaşma ka - dar kimaesiz çocukların korunması yarmın gençliğini teskil edecek o* lan bu yavruların kötü huylara | &ahip olmaması için devlet hima, yesine Akmmmasını istemiatir, İstanbul mebusu entekli general Kâztm Karebekir bu durumun hü: kümet tarafından dikktate alımdı - gmr, bir kanun projesinin hazır « landığmı, şöylemiştir. Bunlardan başka yapılan şikâa- vetler havat pahalılığına ... süratli. bir care bulunması mevzmnu ilzerin" | de toplanmıştır. Cümhuriyet bayramında halkevi 20 kızı evlendirecek Eminönü Halkevi, sosyal yar « Cım kolu, kaza dahilinde evlenme ceğima gelip nişanlanan, fakat fakürlik dolayisile evlenemiyen yir mi genc kızı geliri etmeğe karar vermiş, bunların gelinlik c:hazla , rnı tamamen temin etmistir. Çift'erin 29 ilkteşrin bayramın- da Halkevi salonunda düğünleri yapılacaktrr, a ;hwt»&n TKÜÇÜK HABERLER | b * İstanbul bel.ediyeai pahalılık do. layısile belediye hastanelerinin pirinç ve yağ gibi ihtiyaçlarını temin husu, sunda bütçe bakımından — güçlükleriâ uğradığını, bu gbi madd-lerin sthhar vekâleti tarafından — temin edilerek hastanelere verilmesini vekâletten ia- temiştir. #& Arnavutköyünde Udi Markonun işlettiği gazino garsonlarından Koçs, müşterilerden tarifeden yükeek para aimiış, dün mili korunma mahkeme, since 5 İjrâ para cezasına garpılmız. tır, Ayrıca gazino da bir hafta müd- detle kapatrlacaktır, Yazar: Aleksander Vert kale kesilince ne ile geçinecekleri ni Allah bilir, Bugün saat yedide İtalyanın harp ilân ettiğin; haber aklık; bu baber umuni felâket kar şısmda ehemmiyetsiz. hir nokta kalryor, bu haber içimizden yalnız Mariyona dokundu; İtalyanlara bol bol küfretti, Ah bu Parisfen ayrılış, yolruluk #yi başlamıyor; Jilber otomobili bir 18 için Vezineye göndermiş, saat altı buçuk oldu, Hüâlâ dönmeli; dJilber pencerede bekliyor: sokağa her araba gidişinde muhakkak yi'a reği hopluyor; sokaktan birçok Si Vozine Paristen yalnız 74 kilomet. | damad kavgası İMahk 3 1LKTEŞRİN — 1912 Kaynana-namat ;kavgası — Azizim, diyordu, âlemin der di karnımızı gerdi, Bizi buralara mahkemelere kadar düşürdü, Ha ni bir gazeteci olsa d? kaynana , diye bizi yazsa, bütün cihan halimize güler, — Vah vah halbuki biz seni, arkadaşlar arasmda kocnanasile en iyi geçinmeğe muvailak olan yeğâne insan diye parmakla gös. terirdik, Demek nihayet s«en de Taynananla mahkemelik — oldun ha? — Hem de nasıl? Olduğum yer de duruyorum da farkında değil, sin, Hele bir iki adım atayım da topallığımı görürsün, Kadın iskem le ayağımı kaldırdığı gibi, baldmı. ma yapıştırıverdi, Etim nah pen” çe pençe Mmoösmor kesildi vallahi. — Garip şey be Mazhar, nasıl oldu bunlar? Hele bir anlat da. meraktan kurtulayım, — Hiç... Dedim 'ya âlemin de | dikodüsu bizi' bu hale getirdi işte: Sen tanrmmazsın, bizim — kerinın arkadaşlarından malm gözü bir kız vardır. Adı Rahime, — Nasıl tanımam canım, Şu Çingene maşası gibi. kadın değil re ilerdedir, mi? Hani bir artist var, Dur ba | kayrım Faydi Lamarmı nedir, |kendisini işte ona benzetir durur. — Tamam, ta kendisi, Tabil ka çın kur'ası olduğunu da bilirsin, Bizim karmın bununla konuşması- na zaten eskidenberi kızar, durür- dum, Sifariı bu kadmm sağlam ayak . kabı değil, gel şununla konuşma, Bizim saadetimizi bozacak” Diye yalvardım, Fakat yine görüşmele” |Trine, konuşmalarına mâni olama, dım, * Cürmünteşhut — mahkemesinin kapısı dibinde arkadaşına başına gelenleri anlatarak derd yanan adam tamı bu sırada: — ÖOf o00f! diye sağ baldırını okşıyarak inledi ve sonra arkada, Şının uzattığı sSirarayı yakıtlrak ye ni'den anlatmağa başladı: — Fakat asıl çıban haşı bizim kaynanadır, Rahimeyi beğenir mi, beğenir, Yedi kat gökü, Rahimesi için alçak bir taht sayar, lur? O da anasmın tesiri altında Rahimeyi kend; canı gibi müda « faa eder, Nihayet cancağızım geçen gün Bizim hanımın yine Rahime ile si- nemaya gittiğini duydum ve tabil boşandım artık bunun böyle devanı edemiyeocoğini, Rahimıe denilcn şıllık ile bir daha gezdiğini duyar. sam kendisinden ayrılacağımı söy- ledim, Bizim karı, bilirsin, sessiz , dir, “pekiyi” dedi, Fakat kaynana: — Vay efendim, diye — parladı, ten Rab/me İçin böyle kötü lâfla. ti nasıl söylersin? — Ben değil, ülem — söylüyor, Bir defa — çalıstığı — ticarethanede dolandırmadığı kimse kalmamış, ' Seden beş para almaz, Şefi kendi. sine lâzımgelen parayı verir, Saat sekiz oldu, sekizi ceyrek geçti, sekiz buçuk oldu, hâlâ oto - -mobil meydanda yok, Acaba ara * banin baş'na bir şey mi geldi? Ni. hayet otomobil çıka geldi. Şoförün anlattığına göre, araba Parise doöğrü kaçan askerler arasında sı - kışmış kalmış, Bu askerler elbisele ri parça parça, yorgunluktan bit « kön, maneviyat namma hiçbir şey- leri kalmamış, ekserisi sarhoş ve hepsi silâhsızmiış. Bozgün halinde bir ordü, , Arabaya binmek üzere valizleri - mizi) aşağıya indirirken ortalık ka rarmıştı, kapıcı kadın meyüs bir halde hakikaten g2/'d'p gitmediği - gelirfi, “ 4 H CK HYA B NOĞ B VA L mizi sordu, Zavallı kadın ne-yapa” Kh anası böyle olursa kızı ne ©, * mutidir. Hiç ses — çıkarmadı. — Affetmissin sen onu, O kim- | Çeviren: AA Muzaffer Esen r “Bana kalırsa azizfm, biz cürmümeşhut mahkemesinden sonra, boşanma mah- kemesinde soluğu alacağız galiba...,, — Tamam, Niçin veriyor? Met reş yaşıyorlar da onun için, — Tabiü. Haftada iki gün bulu. şuyorlar, Ayıp mı? Hem kime ne, Genç, dul bir kadın. — Eh öyle ise daha bu kadın için namusludur, derseniz, darılı , rinı, — Namusludur, tabii, Sefi “gel nikâh yapalım!” diye başının eti- ni yiyor ama o hiç de o tarafa yak naşmıyor, — Niçin? Alışmış bir defa, Cins tins erkeklerle birlesmeğe, — Ne münasebet? Bir de dokto ru var, o kadar hepsi, — Hele. hele,,, Hem kendi ağ * zınla söylüyorsun, hem de hâlâ namusludur. diyorsut, - —A a, doktar, da nikâh yapa. bm diyormuş, faknt Rahime yine “ben kendimi ölünesye kadar bir erkeğe bağlıyamam”" diye redded: 3 yarmuş, Artık kaynsnanm mantıksızlı - Ema dayanamadımı, — Yeter be kocakarı, diye ba- ğirdim, karımı artık bü - kadınla görüşmekten mevneıhyomm, işte bt kadar, Bizim kaynananın ne kadar ol sa gönlü genetir, Kocakarı lâfına könürdü, açtı aözmi, yumdu gözü. nü, Tabii ben da altında kalamam, Velhasıl işi adamakıllı büyüttük. Nihayet kaynana eline iskemle ayağını geçirdi, üzörime fırlattı. Bon de masadaki bıçağı kaptım, kafasma fırlattım, sağ kaşı sıyrıl" dı, Ve —andam artadaşma hasıln mahkemznin kapısını göstererek—- İŞte Şimdi buraya karsılıklr davacı olarak düstük, dedı ae şahik Arkadaşı” bu hale guımek Mi, rölamak nir îâmım.s_reldı"ın. Şağir « mıştiı Ve citldiyetini muhafazaya güyret ederek: — Vah vah çok üzüldüm, dedi. Kaynanan da burada demek? — Tabiü iste karşıdaki grupun ortasında, Çalçene bana Jânet edıp duruyor. Halükaten karşıki grupun orta. sında başı sarılı yaşlı bir kadın, etrafmdakilera durmadan dinlen” meden bir şeyler anlatıp duruüyor. du, Nihayet damad da, kaynana dır muayene edilmek üzere tabibi 8!| İliye gönderild'ler, Muhakemeleri ertesi sabaha bırakılmıstı, Adam arkadaşının koluna daya- pa dayana, ndliye merdivenlerini oğdcarken: | — Ası! meratırm bizim karı bu vaziyet karsısmda hangi cenheyi totacak? divya sövleniyordu, ben! ni anrsını mı? Kavgtadan sonra hir yüzünü sörmadim, Fakat bant kalırsa, b'z bu davadan sonra bo- şanma mahkemrsindea soluğu ala . cafız galiba,., NİHAT SAZİ * Üniversite yabancı diller mekte- binin ikmal İmtihanları önümüzdek! çarşamba günü başlıyacak ve jiki gll devam edecektir , ş ecağını şaşırmış, bizden akıl soru . yor, Kocası Puvatye de oğlu Pire - nelerde, kadına hiçbir şey söyle « meyince bayağı bir vasıtaya baş vurdum, kendisine yüz frank ver. dim. Nihayet yola koyulduk, Jilber, Gabi, Marya arkada otu” ruyor, ben şoförün - vanımdayım, Gecenin bu iİlk saatlerinde bile Paris.sokakları bombos, Hosman bulvarından çıkryor, Gabinin bı. raktığı bazı şevleri almak Malerb bulvarında bir binanın ö" nünde duruyoruz, Yolda elhiseleri parça parça birtakım — asterlerle karşılaştık, hemen hepsi sarhoş, durmadan haykırıyorlar: “Kah, Tolsun harp,, Sonra — bilmediğim Ve tanmmadığım sokaklardan geçe” rek ve tamamiyle bomboş olan Bulonya — ormanından — gecerek Otöy'e geliyoruz. Burada — ihtivat depomuza . benzin almak istedik, benzin depo'arımndan bir çoğun ka, palr, aoık olanlarn da önlerinde stomobiller dizilmiş, Bu depolar” Jan birisinde memuar hize benzin Vermek istemiyor, Sabahtarheri benzin ceke ceke kollarında artık için | TARaH Beşbin lirası olan KıZ İ.. ABERİN evlenme ilânları mühim ölçüde rağbet gö- rüyor. Gazetenin her işte olduğu gibi bu İşte de dürüstlüğe pek e - hemmiyet veren sahibi, gelen ve giden mektupları kendisi idare &€ diyor; gayet titiz davranıyor; he« le gizli kalmasına çok dikkatlidir. Acaba gazete vasıtasile mektup. Jaşan evlenme talipleri arasında ne nisbette Aatlaşma ve evlenme oluyor? Bunu, isi idare edenler de bilmiyor, Eğer evlenen'er bunu habar verseler, hattâ resimleri ha- sılsa iyi olacak sanıyorum; fakat buna acaba kaç kişj muvafakat & Üer? Evlenmenin hele şehirlerde azaldığımı zannettiğim şu sırada çöpçatanlık pek — hayırlı bir iştir. Evlenmek, — eclenenler iftihar bakkı verir, Hirası olan bir babanın, kızını alar cak adama bes bin İjra vereceği. ni okuduk, Bu babaya hemen her gün beş on mektup geldiğini gör. düm, Bunlarda ne yazıldığını bil, miyorum; kızın yaşını, güzellik derecesini, tahsilini, ev kadın'ığı kabiliyetini soruyorlar mı? Yoksa paranın hatırı için gözleri kapalı talip mi oluyorlar? Her halde beş bin lira drahoma. sı olan kıza diğer kız ve kadınlara nisbetle pek çok mektup gelmesi dikkate lâyıktır. Bugün beş bin lira büyük bir para değildir; hele sevilmemiş bir kadına tahammiül etmek için değer mi? Su da var ki sevişerek evlendikleri halde pek çabuk soğuyanlar olduğu gibi se - vişmeden evlenerek hirbirlerine bültün hayatlarınca üsık — olunlar da çoktur. Belki bu kızla evlenz cek olan adamın da talij böyledir. Eskiden parayı kız tarafı değil, erkek verirdi, Bununla beraber a güveysi” diye bir smrfın bıi. lunduğunu da unutmuş değiliz, Bu tip adamlar birtakım — züppeler, den, kimsesizlerden, — evlâtlıklar , dan ibaretti, Babaların, kizları pek Soca hazırladıkları olurdu, Baba Ve anaların çocuklar doğar doğ- maz onlarım, evlenmelerini de dü: Sünmeler? tabii görülürdü, Zeaten eski bir tabirden anlaşılacağı üze” re insün dünyaya gelir gelmez dünya evine girmez; dünya evine girmek evlenmekle olur, Böyle do, gar doğmaz birbirine lâyık görü . len çocuklara “besik kertmesi” yaptırılırdı; yani aynı beşiğe yat- rılırdı. Şarfk ve Türk masallarında Löyle hâdixeler hemen hemen dai- nta vardır; kıza oğlandan, oğlana kızdan bahsedile edile bir gün bir birlerine âşık oldukları görülürdü. Öyle ya, insana kırk gün deli de, nilirse deli ourmuş, Bes bin İlirası olan krra l'azh tar Hp çıkması hoşumuza gitmedi; h. ristiyanlarIn Müusevilerdeki âdot bizeda mi; lâzım? Bu takdirde kız babalarımın çoğuna kara kara dü sünmek düser! KADIRCAN KAFL! | HADİSELER. için de, Son zamanlarda yirmi beş bin | kücükken âdeta onlara ısmarInma Bir yılan hikâyesinir |kuyruğuanun hikâyes, SKİ fiyat mürakabe hürosu şefi, bir arkadaşımıza "İh- tikâra karşı ne yapıldı, neler ya. pilabilirdi” diye bir seri yazı yazu, şakmış, İlânlarını günlerdenberi görüyoruz. Acaba sayın şef, fiyat müraka- be bürosu şefi bulunduğu tzaman “peler yapılabilirdi"leri yapmış ol- saydı buğün “ihtikârla müca, dele” diye bir şey kalmasaydı ol7 mMmaz ımydı? göyliyecek — sözü hhnızdı, o da insandır, onun - geçinmiye ve ka. kaz ihtiyacı vardır.., Buzhaneler kapanmalı mi kqpıınmamalı mı? İR » miz, ihtikârla mü, cadele için !ehırdckı bıızh'ıı nelerin knpıulınası lüzumunu ileri seürdü; bir refikimiz de: “Bunları kön a Himmnl'gpk, istenirsa İ radaki mallara. pekâlâ el konula. bilir ve halka dağıtılabilir,, dedi. Gazeteler böyle diye dursunlar, kulağımıza, muhtekirlerin bu mü” nakaşaya gülümsemelerle: - — İstenilen — yapılabilir, fakat geç kalmmıştır, pek yakında yal, nız İstanbul değil, bütün dunyı. buzhane haline girecektir. O b man ne yapılacağını pek merak ediyoruz, Dedikleri gelânektedır

Bu sayıdan diğer sayfalar: