Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
Şarki Libyada italyan hava meydanları Şiddetle edildi Trablusta Dernede büyük bir yangın çıktı Kahire, 6 (A- A-) — Dün gece İngiliz hava. kuvvetleri tarafımndan neşredilen tebliğde deniyordu ki: Dün bütün gün, şarki Libyada bütün mühim haya meydanlarma mütemadi hava hücumları yapıl - miştir- Ezcümle, Tobruk. Retmin., Bomba, Derne, Elgubbi ve Regaza- la bombardıman edilmiştir- Dörnede, büyük bir yangm çık . mıştır. Bilâhare ayni hava meyda. nma yapılan diğer bir hücumda ya- pılan müşahedelere göre, yangin hâlâ devam ediyordu. Düşman tay- yareleri arasmda bomhalar düştü* ğü görülmüştür. Hava meydanı bi- nasıma da hücum edilmiş ve yangım bombalarının kamp üzerinde infilâ, kı müşahede edilmiştir- Tobruk ve Retminide, bombalar, tayyareler arasma ve ayni zaman. da bir kamp üzerine düşmüştür. İ- ki düşman tayyaresinin yerde tah- rip edildiği sanılmaktadır: Elgazalada çadırlar ve barakalar hasara uğratılmıştır. Bir tayyare" nin de hasara uğratıldığı sanıl - maktadır- Cenubi Afrika hava kuvvetleri. ne mensup tayyareler, İtalyan şarkf Afrikasında İavelloda hü - cum etmişler ve hava meydanmda Üç Caproni tayyaresini'tahrip eyle- mişlerdir. Tayyarelerimizden bir tanesi düşürülmüştür:- İtalyan arazisi üzerinde müte - addid keşifler yapılmıştır. İngiliz bombardrman tayyareleri, İtalyan şark! Afrikasında —Ayşe mevkiine bücum etmişler ve'burada demir - yolü istasyonuna ve bir. düşman kampıma tam isabetler kaydedil - miştir: Bir düşman bombardıman tayya. releri grupu Adene hücuma teşebh- büs etmiş, fakat hasar kaydedil - memiştir. —Avecr - tayyarelerimiz düşmanı karşılamış ve düşman tayyarelerinden bir: tanesine bazı isabetler kaydetmiştir:- SÜVEYŞ ÜZERİNE BOMBA DÜŞTÜ mumi karargâhmım tebliği: Mısırda Matruh dün bombardı- man edilmiştir. Hafif hasar kayde- dilmiştir. Ölü ve yaralı yoktur: Süveyş üzerine . birkaç bomba düşmüştür. Hasar hissedilmeyecek derecede azdır. Ülü ve yaralı yok” tur. Diğer cephelerde kayda değer bir şey olmamıştır: İSKENDERİYEYE 18 DEFA HÜCUM EDİLDİ İskenderiye, 6 (A- A.) — Bah- rtiye makamatı tarafından neşredi. len bir raporda, İtalya ile müuha. sâmatın başlamasmdanberi, İsken- deriye mıntakası 13 hava bombar- dımanma maruz kalmıştır. Ceman on kişi ölmüş ve takriben 40 kişi yaralanmıştır: Z MALTA ÜZERİNE DÜŞÜRÜLEN TAYYARELER Malta, 6 (A- A:) — Aşağıdaki —— bombardıman Başvekilimizin teşekkürleri Ankara, 6 (A. A.-) — Başvekil Dr. Refik Saydam, aşağıdaki te. şekkürnamenin Anadolu Ajansmı tavsit buyurmuşlardır: Balkapanında merhum yağcı Hacı Ahmet Efendi kızı emekli istihkâm livası merhum Ethem Paşa refikâası ablam Bayan Vasfi- yenin vefatı dolayısile telgraf ve mektup göndermek ve bizzat ce- nazede bulunmak suretile acılarr ma iştirak eden zevata şükranla- rımı arzederim. Dr: Refik Saydam ingiliz tayyareleri İtalyada -Torino'yu bombaladılar İtalyan tebliği epi hasar olduğunu bildiriyor İtalyada bir mahal 6 (A.A.) — İtalyan umumi karargâhmm 91 numaralı tebliğinden: İsviçreden gelmekte olan düş” man tayyareleri tarafından gece zarfımda Torino üzerine bir akın yapılmıştır. Hususi evlerde ol- dukça mühim hasarat husule gelmiştir. Halk mahallesi Sairit « Paul'da iki katlı bir ev yıkıl mış, fakat ahali alârm işaretile sığmaklara kaçmış olduğu ci hetle insanca zayiat olmamıştır. Bir istasyonda müteaddit va- gonlar ateş almıştır. Daha baş” ka bombalar bir şehir civarında kırlara düsmüş ve hiç bir hasar Artivinde birköyün 39 evi yandı Artvin, 6 (A-A-) — Şevgatm Mirya nahiyesinin —Alıca köyünde 3—46 eylül gecesi çıkan yangın ne. ticesinde 39 ev tamamen yanmış- tır-: Vilâyet tarafmdan hâdise ye- rine gönderilen kaymakam ve na- hiye müdürü ile jandarma ve yar- drmet amele vasıtasiyle harikzede, ler civar köy ve mahallelere yer. leştirilmiş ve İaşeleri temin olun- muştur- retimi tebliğ neşredilmiştir: Dünkü hava hücumu esna&mda, bir düşman tayyaresi düşürülmüş ve diğer iki tayyare de © derece hasara uğramışlır ki bunların üs" lerine dönmesi müstcbat buluün- müştür" İ MALTA AÇIKLARINDA DÜŞÜRÜLENLER . Kahire, 6 (A A.-) — İngiliz &. miralliğinin bildirdiğine göre, İn. giliz donanmasma Maltanm cenubu garbisinde düşman hbombardıman tayyareleri tarafından yapılmış o- lan hücum esnasında. deniz kuv * vetlerine mensup tayyarelerle ge" milerin bataryaları tarafından beğ düşman tayyaresi düşürülmüştür: xa G as e * ORASE: 2 #lm b lenmekten veya hr sukut eder ve gâvur olur di. | ye korkmuştu. Şurada, burada ne vakalar işitiyor, nelere şahit oluyordu. Bu gidişle dünya bat- masına batacaktı, amma, bu İş- te kendi taksiratının da bulun- masinı istemiyordu. Karısı hâlâ çarşaflı ve peçelidir. Fakat, kı- zını bir türlü çarşafa ve peçe. , ye sokmaya Mmüvaffak olamez- mişti. Bununla beraber, Hati- cenin baş örtüsü hiç eksik ol- maz, Saçları ve kulakları kapa: tan ve çenenin altından düğüm. lenen bu siyah boşörtüsü, Ha- ticenin küçücük yüzüne vakar Ve hüzün veren bir çerçeve teş- « kil ederdi. Yarın Hayrunnisa da gelin 0- lacak. Haticenin bütün akran ve emsali birer birer dünya evi- ne girip gidiyorlar,. Belki bun. lardan bir çoğu umduklarını bulamıyorlar. — Geçimsizlikler, boşanmalar oluyor. Amma hiç kimse bu hböyle oluyor, diye ev- n Hü e A LAiyaik ! u gA gelin olmaktan H A B E R — Akşam Postan ingiltereye dünkü tayyare hücumları Saat16 yarkadar 38 Alman tayyaresi düşürüldü Londra, 6 (A.A.) — Hava ne- zaretinin tebliği: İ ; | Büyük düşman havya kuvvetleri, bu sabah Kent eyaleti sahillerini aşmış ve birkaç grupa ayrılan aynı zamanda muhtelif hava meydanla. rına hücumlar yapmaya- teşebbis etmiştir. Hava dafi hbataryalarımız ve avcılarımız, düşmana karşi ha- rekete geçmiş ve düşman, şiddetli birkaç hava muharebesinden sonra geri — püskürtülmüştür. Taymis nehri vadisinde bir fabrikaya bom- ba düşmüş ve hafif hasarı mucib olmuştur. Birkaç kişi yaralanmış. tır. Gelen raporlara nazaran, diğer | yerlerde, sabah hücumları netice- sşinde vukua gelen hasarlar pek az- dır, Yaralı ve ölü miktarı da pek azdır,. LONDRADA TEHLİKE İŞARETLERİ Londra, 6 (AA) — Londra mıntakasında günün beşinci alar- mı Grenyiç saatile saat 19,55 de verilmiştir. Grenviç saatile saat 16 ya ka- dar, Almanlar, bugün İngiltereye yapılan hücumlar esnasında, 38 tayyare kaybetmişlerdir. 15 İngiliz tayyaresi kayıptır. Bunların, mürettebatından yedisi sağ ve salimdir. : İNGİLİZ KRAL VE KRALİÇESİNİN TEFTİŞLERİ Londra, 6 (A.A.) — Röyter: Kral ve Kraliçe bugün Londra civarında avcı hava kuvvetleri ku. mandanlığı umumi karargâhını gezerken, İngiliz hava kuvyetleri- ni dü; hava kuvvetlerine ha- reket halinde ik&n görmüşlerdir. * Bofya (A. A.) — BStefani: Kreo, va müzakerelerinde, cenubt Dobruca, nin Bulgar kıtaları tarafından işgali tarihi üzerinde bir anlaşmaya varıl- diği teyid edilmektedir. Mamaafihn, sanıldığma göre, dahili hâdiseler dolayısiyle, anlaşma. nım imzası ufak bir teehhüre uğriya. caktır . ü * Nevyork, 6 (A, A.) — Broklayn Egl gazetesine göre, Danimarkaya altGraenlanddaki cryolite madenleri. ni muhafaza için Birleşik Amerika do nanmasına mensup iyi silâhlanmış 4 gemilik bir devriye filosu gönderil, mişti. Aliminyum — madeninin tasfi, yesinde - Kkullanıları eryolite ,yalnız Grocnlanddan ihraç edilmektedir. * Vaşington; 6 (A, A.) — Nev, york belediye reisi La Gardia Ruz, velt ile görüştükten sonra, Ameri- kan . Kanada müdafaa komitesinin Birleşik Amerikanm Kanadaya vere. ceği askeri Mmalzeme hakkında mü, zakereler yapıldığını beyan etmiştir. Birleşik Amerikanm — Ter Növde iki askeri Üüs tesis edeceğini ilâve etmiş. tir; * zun hikâye_ Baba ve kızı -3 Yazan: BEKİR SITKI KUNT vaz geçmçiyor. Hayat bu... İn- san her isinde, kedi gibi dört a- yak üstüne düşmez. İyiliğin ya- nında Ffenalikları da — hesaba katmak lâzımdır. Köcalarından yana nice bedbaht olmuş kadın. lar var ki, kucaklarındaki yav- rularından yaşamak için kuv- vet ve teselli bulurlar ve onlara bu çocukları veren kocalarına, için için, minnet duyarlar. Halil efendi olmasa, Hatice için böyle bir izdivaç- elbette mukadderdi. Şimdi belki bir. -tramvay biletçisinin, Sz ada ti b S Ö eef l e öi vın, ne bileyim, belki bir kundu- racı kalfasımım karısı olarak, biri kucağında, öbürü dizlerinin dibinde iki yavru ile, kocasmın huysuzluklarmdan şikâyet ede ede, şurada burada du. racaktı. Fakat Halil efendi, kızr nt istiyen her erkekte bir kusur bulur, Haticeyi gelin etmeğe bir türlü yanaşmazdı. Hele bir defasında Haticeyi, komşularm* dan bir şoför Hidayet vârdı, iş- te o istedi. Doğrusu bu uygun bir evlenme olacaktı. Hidayetin Romanyadaki son | Kalemin I ANAT, fikir işlerile uğra. şan insan için en büyük tehlike gurur, kendini beğenme, kendini etrafmdan üstün tutma” dır. Tevazuu bırakan sanatkâr, fi- kir adamı düşmeğe mahkümdur, hattâ düşmüş sayılır; çünkü ken- dini beğenmeğe, li UZAKTAN ucumdan Müzik kelimesi de öyle- Ona hiç bir lüzum yoktu; dilimizde ö Feli- menin muhtelif ince mana farkları- nı ifade edecek kelimeler vardı. O da türkçeye kolay zarafet peşin. de insanlarm hediyesi oldu: Alar man yerine Frenkler gibi Alman demek de öyledir. Ben müzik ve- etrafmdan üstün | tutmağa başlayın ca kendi kendini mürakabe etmek- üAtaç Alman kelimeleri- ni — gazetelerde gördükçe veya kbo, nuştuklarımın ağ. zımdan duydukça * ten de yazgeçer, £ aklına gelen her şeyin güzel, doğ- ru olduğuna inanır ve bunun neti. cesi olarak zayıf eserler verir. Ni ce gairlerimiz, muharrirlerimiz bu yüzden mahvolmuşlardır:. Bizim münevverlerimizin, daha doğrusu münevverlerimiz — dediği- miz kimselerin, hemen hepsi mağ- rurdur- Bu gurur onlarda bilhassa öğretmek arzusu ile tezahlir eder.- Kendileri biliyorlar; bilmiyenlere, halka öğretecekler!.. Kaç tanesi- nin ağzından duydum: “Bu kitap, mecmua bizim icin değil, halk i. çin, bizim seviyemize gelmemiş ©o" lanlar için.. Güzel olmadığınt biz de biliyoruz ama bu.: halkm beğe- nip sevdiğinden yüksektir; o hal- de faydalıdır ve biz bünu müda- faa, himaye etmeliyiz-. Aşağı ol. duğunu tildiği eseri, herhangi Be" beple olursa olsun. müdafaa, hima- «Yye eden, hem güzelliğe, hem de “yükselmesini — istediğini sandığı hnlğm hiyanet ediyor demektir. Ek- seriya kendisi de bunun farkında- dır; fakat kendisi için zayıf, çir. kin olan şeyleri kalabalık için ka: bul etmek gururunu, nahvetini ok- Şar: Halkı yükseltmek, halkt tenvir etmek.-.. Şüphesiz lâzm; fakat mü- nevver bilir ki halkı yükseltmesi, tenvir etmesi ancak kendi kendisi- ni yükseltmekle kabildir. II İR memlekette Bsanatkârın; fikir adamının itibar edebi. leceği iki sınıf vardır: fransızca kiki münevverler zümresi, bir de saf halk zümresi. Bunlarm ikisi ortasmdaki — yarı — münevyverler, gösteriş yapmak istiyen, modaya uyarak hükümler veren. bir ese- rin kıymetini bilmem hangi mem- leketteki satışr ile ölçen insanlar cemiyet için ancak yüz karasıdır; sanatkâr, fikir adamı onlardan yüz çevirdiği nispette kendi kendine, mesleğine ve memleketine hizmet etmiş olur: NI D İLİMİZE yabancı kelimeler girmesine — esasen muarız değilim: lâzım olan kelime, nere- de bulunursa oradan almır: Fakat dilin ahengine,: esas kanunlarma hürmet etmek lâzımdır. Frenkle. rin sport kelimesine lüzum vardı, aldık; fakat bunu, Türkün telâf* fuz edemiyeceği bir gekilde, spor diye almanımn hiçbir lüzumu yok- tu- Biz ancak 1spor veya sıpor di- |yebiliriz; bu iki şekilden biri ile yazmalıyız. Kelimede “t” harfini de muhafarza etse idik, hiç olmaz- sa şekil endişesine hürmet. ettiği. mizi söyliyebilirdik. O da yok: Fransızların telâffuz ettikleri gibi söylemek hevesine — düşüyoruz. Sport kelimesinin — dilimize spor şeklinde girmiş olması bir zarure” tin, bir lüzumun neticesi değil, sa- dece en bayağı alafrangalığın, züppeliğin tesiri ile olmuştur. tabiri ile “elite” denilen, yani ha ' son —derece — si- nirleniyorum; ekseriya tashih ede- - TİM . Fakat bunlarla mücadelenin im- kânsız olduğunu da;bilmiyor deği. lim. Dilimize spor, müzik, Alman kelimeleri — girmiştir; şimdi mu- siki, Alaman diyenlere ters ters bakıyorlar; insanm da ters bakıl- mağa tahammülü bir dereceye ka- dardır: Hepimiz o kelimeleri öyle kullanmağa mecbur olacağız. Hat. tâ on beş yirmi seneye kadar vapur almak, banyo almak gibi ahmakça soğukluklarm da türkçeye iyiden iyiye yerleşeceğine kanidim. Böy” le şeylerin önüne geçilmez. Züp- pelerin dil üzerindeki tesirleri bü- yüktür; çünkü hareketleri kalaba- lığa zarafet diye gözükür- ıv RKADAŞLARIN, en yakm dostlarımım bazıları benim konuşmama sinirlenirler, mütema. diyen edebiyat havası içinde oldu” ğumu, tabifliği, sadeliği kaybettiği- mi söylerler: Başka türlü olması- na imkân yoktur. Çünkü bende e- debiyat vakit geçirmek için bir meşguliyet, bir eğlence değildir: ben edepiyatı teneffüs eder, edebi. yatı yaşarım. Sabahleyin uyanır uyanmaz şiir okurum, yahut bir ki. * tap açarım; gezdiğim yerleri ede- biyatçı gözü ile seyreder, başkala- © rının Bözlerini edebiyatçı kulağı ile dinlerim. Kanaatimce edebiyatla hakikaten uğraşmak da budur: Hic bir zaman edebiyatı hayattan ayrı bir gey saymadım: benim sadeli- ğim, tabitliğim edebiyatçı olduğum zamandır. ÂAsıl edebiyatı brraktı- < ğım zaman kendimi tabitliğimden Şuzaklaşmış. sun'ileşmiş hissediyo. a ruml. Bunun içindir ki edebiyatı hakir gören fikir adamından nefret ede. * —-. v ÜNYADA en gülünç şey belki gülünç olmak korku” sudur. Bu korku ne güzel, ne ci- vanmerdane hareketlerimize mâni olmuştur .. B İR gairin, Mmuharririn gar- çekten kıymetli olup olma- dığını anlamak istiyorsanız anun eserini, büyük bir şairin, muharri. rinkinden Ssonra okuyun. Böyle bir. tecrübeye muükavemet eden muharrirler pek azdır; fakat ancak onların bir kıymeti vardır: Bu mukayese için seçeceğiniz bü. yük muharririn bir ecnebi olması daha iyidir; fakat Bonra: “Eh! bu da bizim için iyidir!,, dememeniz şartile.- Böyle düşünmek, yani bir şair- muharriri bizim memleket i çin kâfidir diye kabul etmek ne manasız. — hareketlerden biridir. Hem de bizim memleketimize en'a" ğır hakarettir. VI Nurullah ATAÇ disinin değildi. Ama her gün iş” te idi. Boşta kaldığı yoktu. Rızkmı mis gibi çıkarıyordu. Bu dünyada sanki daha da ne olacak.. Fakat Halil efendi bir iki defa Hidayeti #arhoş gör müş, ondan sıdkı sıyrılmıştı. Rahmetli babası ne iyi adamdı namazında, niyazında bir kavaf- tı. Oğlu bakım ne kötü çıkmıştı. Ümmül habais rakıyı kullanan. dan her fenalık beklenebilirdi. Onun için Hidayetin isteğini reddetti. Hattâ bu mesele o za- man epey dedikoduya da sebep olmuştu. Hidayet şurada bura . da imamım aleyhinde atıp tut” muştu. Belli ki, hiç konuşmamış olmakla beraber, uzaktan üzağa Haticeyi seviyordu. Üstelik bu reddediliş izzeti —nefsine de dokunmuştu. Hidayet bir müd" det sonra, varsm imamım kızı olmasın, başkası bir saracm kıziyle evlenmişti. olsun demiş," yık görmüyordu. Sadrazamın oğlu mu istesin diye bekliyordu. Yoksa evde turşusunu mu ku. racaktı, bunu gimdilik kimse bilmiyordu. Ni şünmüyordu. O da her genç kız gibi, cinsiyetinin ve onu müte” madiyen tahrik ve tazyik eden sinirlerinin zebunu ve esiri idi. Hattâ belki Haticeninki, başka. larınınkinden de daha şiddetliyr di. Bir erkek temasmdan ve er kek yakınlığından uzak geçiri- len hayatı, onu her memnuda olduğu gibi, daha çök muhteris ve şehvetli yapmıştı. Ona her erkek güzel ve câzip geliyordu. Her hangi bir erkeğin ona ya. km bulunmasmdan veya dikkat lice yüzüne bakmasmdan hele can ve bir nevi gıdıklanma du- yardı. x Pmuami vür).