İngilterenin en “İngilterenin en perili evi,, yandı.. Bu ÇeN, hayaletlerden korkanları memnun ede- Si yerde ,daha fazla telâşa düşürmüştür: Üre deeki cinler yandı mı, yanmadı mrı, yandı Üa Sivardaki evleri mi işgal edecekler? Yandı. | *A tekrar hortlayıp gelmezler mi?. " Bu korku, perili evin civarındakileri tiddi | Sekilde meşgu letmektedir. Zira, hakikaten İlere, perilere inananlar İngilterede az değil- h Ve halk, hemen her yerde perili evlerin bu- duğuna kanidir. G’-ÇEn gece büyük bir" yangın neticesinde ya- (" bu ev Süffalk civarındadır ve çok eski bir W Sdır. Hattâ ,on üçüncü asırdan kalma olduğu t Ş ş # df © zamandanberi hayaletlerin uğrağı bulun- €| SU söylenilir. Civardaki halk arasında, evdeki perileri ıeîdenberi deveran eden bir Şşaiyaya göre, de bilhassa üç hayalet dolaşmaktadır. - Bun- li, dan biri, ayağında zincir ve gülle bağlı bir 'hküm hayaletidir . Hortlak, geceleri evin içinde ayağında * ve zincirleri sürüyerek dolaşmakta ve bu *etle müthiş bir gürültü çıkarmaktadır. k ş_a.de evin içindekiler eğil, civardakiler de Bürültüyü işitmişlerdir. K " hP*ıerilerîrı en fazla uğradıkları bu evdeki di. k u oîtla.klardan biri “kurşuni adam,, dır. Bü, ! .a'ğ_*fm b;r dumatı şekinde görünmekte ve sön- Üyük bir hayalet olarak herkesin üzerine hü M etmektedir . ü.. Üçüncü hortlak en korkuncudur. Ve elinde ”î'kîî bir ip taşıyarak, önüne çıkanı bu iple | Smak tehdidini göstermektedir. perili evi kül oldu; | naya, tarihi “ördüklerini iddia edenler çoktur. Çok eski se- caba cinler yandı mı yanmadı mı ? fakat bu, Bundan başka, perileri ile meşhur olan bu evde irili ufaklı daha bir çok hayaletler görül- müştür, Bu korkunç evde oturmak cesaretini gös- teren yalnız bir adam vardır. Bu, yetmişlik bir ihtiyardır ve evde, tek başına oturarak, kitapları ile, tarihi tetkikleri ile meşgul olmaktadır. Hat. tâ söylenidiğine göre Kaptan Gregori ismindeki bu adam, uzun müddettenberi boş kalan bu bi- tetkikatta bulunmak maksadiyle gelmiş. Fakat oradaki araştırmaları o kadar çok sürmüştür ki, nihayet bu periil eve yerleşmiştir. Kaptan Gregori orasın ıbir kütüphane — ve müze haline getirmiş, evin bir çok odalarını ki- taplaral ve tarihki eserlerle doldurmuştur. İhtiyar âlim civardakılarla pek fazla gö- rüşüp konuşmıyan bir adamdır. Onun için, ha. yaletlerle münasebatının ne olduğunu kimse bil miyor.. Hattâ, çok ileri gidenler, onun da bir hortlak olduğunu düşünmiye bile varmışlardır! Tahkikata nazaran yangın bir gaz lâmba- sınım parlaması üzerine çıkmıştır. Kaptan Gre- göri, gece kütüphanesinde kitap alıyormuüş. E- lindeki gaz lâmbasını yere koymuş. Kütüphane. den aldığı bir kitap lâmbanın üzerine düşüyor ve gaz parlıyor, Adam yangını kendisi yor, muvaffak olamayınca imdat çağrıyor. Fa- kat o sırada kitaplar ve odadaki diğer eşya ateş alıyor ve itfaiye gelinciye kadar bina tutuşuyor. Kaptan Gregöri kendisini zör kürtarıyor.. Fakat evdeki hortlaklar da yangından ken- dilerini kurtardılar mı? Yoksa yandılar mı? İş. te, civardaki halk şimdi bunu merak ediyor. | *Ü (G5 Bu çocuklar kaybolmuştuür. Ten var Dar?.,, î*;; L?dera sokaklarında İola- © : otolr 1Ia_rî otomcbilindeki yazı l Mobilin ses büyültücü âlet- K etrafa yaydığı haberdir. O. N Üzerine, kaybolan — ço- | *mobili Cuki a. Ti büyültülmüş resimleri a- Ü- Teştir ve kalabalık yerlerde du. Yak n g bu_”ıarîn herkesin görme- | imkân vermektedir. K !mdîy.h?ıa" Çocuklar sekizer ya- B .. iki oğlandır. Biri Klennet HABER — Akşam Postast söndürmiye uğraşı- | AĞA K SĞ wfş DAr— y * qll - H >) / — Ü e Ö anda Duk-Duklar yerlere ka- pandılar, Hulan-Gulu çarpılmış su- ratı ve burkulmuş parmaklarile ver deki kesik kafayı eline aldı ve ko- vuklarından büsbütün dışarıya u? ramış o yengeç gözlerile daima ileri* ye bakarak Duk-Duklara haykıra haykıra bir şeyler söylemeye baş- ladı. Sihirbazın ağzından beyaz kü- pükler geldiğini bulunduğumuz ağa" cın Üzerinden görüyorduk, Hulan-Gulu hiç — şüphesiz Duk- Duklar üzerinde saltanatına sebeb olan sihirlerine başlamış bulunuyor du. Sesi, kısılmış bir gırtlaktan, bo- Bazlanan bir horoz sesi gibi çirkin ve ürpertici bir şekilde — çıkıyor, Duk-Duklara hiddetli hiddetli bir şeyler söylüyordu. Sihirbaz her ke- limeyi tehevvürle haykırarak söy“ ledikçe aâğzından her kelime çıktıkça Duk-Duklar maskeli yüzlerini yer- lere sürüyorlar, bir taraftan — ulur gibi sesler çıkarıyorlardı. Ağacın dallarıma kollarile — âdeta kenetlenmiş gibi sarılmış, kendin- den geçmiş, gözleri dehşetten dışarı uğramış olan Pohuaya döndüm. — Herif ne diyor acaba? Diye sordum. Pohua titriyerek: — Ulumalardan dedi. Sonra kanlanmış gözlerini yüzü“ me çevirerek: — Fakat herhalde cinlerle konu: şuyor!.. diye kekeledi. — Âman Pohua! kulak — ver ku: zum... diye yalvardım. — Herifin ne söylediklerini anlayalım.. —— Pohua benim bu ricam, daha doğ rusu kendisinin de harikulâde bir de receye çıkmış olan merakı üzerine o daima engin denizleri, — sahilleri, ormanları dinlemeye alışmış kulak larını seslere doğru çevirdi. Yüzü birdenbire altüst oldu. — Oh! dedi. Cinleri harbe çağırr yor! — Cinleri harbe mi çağırıyor?. — Evet!.. Cinlere (evvelâ etra- fimızdaki bütün — düşmanlarımızı öldürün! ondan sonra gelin! Duk- Düklarla o vakit harbetmeye lâyık olabilirsiniz!..) diyor!.. işitemiyorum!, ormanın İçinde Salamon adalarında büyük bir Pohua titriyerek, bir köpek kor- kakliğile yüzüme baktı,, zayallının bakışı o.-kadar yalvarıcıydı. ki acı- dım: a | — Ne var? bir yerine ağfacın dike ni mi battı? diye sormağa mecbur oldum. Pohua dili tutulmuş gibi bir hal- de: — Hayır. — Ya nen var?., — Şimdi cinler bize hücum eder- lerse? Birdenbire o kadar şiddetle gül- düm ki kahkaham ormanın içinde bir baykuş sesi gibi aksetti. Pohua korkusundan ağacın üstün de çömelivermişti! ' N 01“; diğeri Ellis Vilyam ismin. n e:' h"_l_ ll_fl çocuk, geçen cuü- ider * günü ortadan kaybolmuş- Kızıl Gölge HABER'İN RESİMLİ ZABITA ROMANI: ıoaı On Yeri dan Sonra izlerine hiç bir ö ien €vde yoktum.. Çocuklar t nî Olürsa olsun yapacakları- Yerek vm_“kabil kendilerine yi. BöŞllîîy.o *tilmesini — istediklerini EPEY YOL JEVET BU İŞDE BiR #ALDNK # . Niz, Ftesadüf edilememiştir. Yal. ';%Eff l“nra; :dau dört gün geçtikten LE;?RE bir adq,; Yapılan ilânlar üzerine Şî:zf;' “ Polise müracaat ediyor: ;zm%şy: ” SOCU D“n diyor ,bizim eve iki S%îıyu_ 7 Buş. Bgelmiş" Kapıyı karım aç-| fngıw. ÜT ÖYUÜUN VAR.. A BK TAYYARE ı-e'â göözür. BULUTLARI SPURARAK KOğ SAN TAYYARELERE SALDIRD '|BiziMAJLERİ GÖRDÜLER... | | Ö VALA ge S ŞK 'fşk_ * J ;4.ğ DU ç D U VÜN n (KARADA Ze B.R Filo KoR. SANLARIN K cîv r ?'aıu”ue DİGER BİR ASKER) Fit o DA KOR. SANLAR LA MÜCADELE #ÇİN WHA. YALANMIŞDI... KESMEK İÇiN BEKLiYORDU-. . rlar , iKirı » Yol; diyrîr hîzmetgiye ihtiyacım Ben | Ve çocukları savuyor.. €ve geldiğim zaman l aber aldım, O gün de Min;i Eörmâ b_f’lan çocuklar.n res- Stüm. Gördüğüm ço- Pima tarif ettim. “Tâ dedi, Üt is $ ları c'varıîv;ş'cîin Bgeçmişti. Çocuk. Tn a €rden so SRE e iİtmemişler rduk, Hiç bi ".. iğe îir t.at_ahan iŞocukları hü 5 Bünü tramva Malü yliyen bir adam iz Vermiştir. €nnet cu- yda gördüğü. da polise ir. Bununla be- ile Vilyam henüz üş » Ho ve aclıkt d dır: Clmalaf!udan Çuıktan — öl. Mart E korkulmakta- ASKERi â’ğ çe y i ELER h 4 'MİK z aa &e B Eylrl ea Di ' İNANET ET, GIRDINIZ-İNHÂNE £T 7!';&2_._."? Te b . A FAHA' KUWWLT KAŞ ŞHS#NDE EZİLEN ÇETE YAYYARPELER! NEFMİT ÇAPPIŞI YOR DU ü SİZİNLE B.R D “İFTAYYARELER OWLARINKIN- DEN DANA SÜRATLDIR ; | / AM yi L "_“ PIW BAŞKA TAYYAPELERLE K SILDİ ĞN? BilMİYORDU.. bi FAKRT BARONES RICAT HATTI- MAHVOLDUK ! BİRE KARŞI ON. .. HARBEDECEĞİZ ONÜŞ RA 2AFERLERİNİ BAHALI BUNLAR KADIN DE LA A%E g CANA korkmal,, Cümlesini tekrar YAZAN: L.Buseh 35Yılını vahşiler ârasında geçirmiş bir Alman seyyahı Birdenbire o kadar şiddetle güldüm ki kahkaham bir baykuş sesi gibi aksetti kabile retsinin mezarındaki âbide — Pohua! dedim. Sen herifin ne söylediklerine kulak ver! Cinlerden göğe uçurabilecek aletlerim olduğunu' u- nutuyorsun galiba! Sen dikkatle din le bakalım! Herif başka neler söy- lüyor! Pohüa; tekrar dalın üzerinde ile- riye doğru yürüdü ve ayni şekilde elinde kesik insan başını tutatak, çarpık gözlerle ve salyalı ağzile hid- detli hiddetli, haykıra haykıra ko- nuşmaktaolan korkunç sihirbazı dinlemeye başladı. Pohua titreyen bir sesle: — Cinler bu harbe gelmeye cesa- ret edemiyorlar! dedi. Bunun üzerine bütün Duk-Duklar ayağa fırladılar ve son derece coş: kun bir seyinçle tepinmeğze, danset* meğe ve ulumalarla bağrışmaya baş ladılar. Demek bu meşüm sihirbaz, Duk- Duklara karşı bütün cinlere meydari okuyordu. Fakat cinler sihirbazla harbetmekten korkuyorlardı!.. İhti- mal ki bu kurnaz herif her sefe* rinde böyle bütün cinlere Duk-Duk ların önünde meydan okumak nu- marasını yapıyor ve zavallıları böy le korkunç bir harbin hayalile bir müddet tirtir titretiyor, sonra, ihti- malki, hiçbir defasında cinler böyle bir harbe cesaret edemiyorlardı., Bu esnada Hulan-Gulu tekrar o acı sırt lan çığlığı kopardı. Duk-Duklar biranda" durdular. Sihirbaz tekrar söylemeye, burkul muş parmaklarını havada — sallıya- rak bir şeyler haykırmaya başladı. Tekrar, Pohuaya ne söylediğini bana anlatması için omuzundan dürttüm. Pohua: —. Cinlere bütün — Duk-Duklara karılarına ve çocuklarına — gelecek lelâketleri önlemelerini emrediyor! dedi. Eğer bir tanesine bir fenalık gelecek olursa, bütün Duk-Dukların cinlerin memleketlerine hücum edeceğini söylüyor!.. — Müthiş tehdit!.. Bi (Devamı var)