5 Eylül 1938 Tarihli Son Posta Gazetesi Sayfa 11

Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.

Metin içeriği (otomatik olarak oluşturulmuştur)

7 Mari Valevska «Son Posta» nn tefrikası: Na olyonun aşk romanı SON POSTA " Tercüme eden: Mebrure Sami Napolyon Varşova sokaklarnda Bana bir şey olmaz:; Korsikalı kanıma mı borçluyum? Bunu bilmiyorum ama, çelikten yapılmış gibiyim. Haydi Alla- haısmarladık Mari, İyi uyu. Yarın se- .ni Polin'in evinde gelir görürüm. Saat kaçta bilmiyorum, Sefirler heyetini kabul edeceğim, sonra hususi içtimalm var... Huzura çıkmak için sıra bekli- yenler de olacaktır... Ancak akşam ye- meğinden sonra gelebilirim demektir... Her halde sana haber verdiririm. i — Haber yollamıya lüzum yok kı Evden çıkmam, sizi beklerim. Benim i- çin bundan zevkli ne olabilir! — Hayır canım, çıkmalısın. Yoksa bu yanaklar, bu dudaklar - solar. Ö- maz! Prensesle ata bin. Yahud da ara- ba ile ormanda gezdirsinler seni... Kadın çok şeylerle dolu gözlerini ona dikerek: — Sizi bekliyeceğim haşmetmeab! diye tekrar etti. İmparator bu gözlere, bu dudaklara üzün uzun bakarak gülümsedi: — Peki, öyle olsun bir tanem... de- di. Sade, dur aklıma bir şey geldi. Bir araba ile uşaksız filân bahçe kapısına gelip seni alayım, Sezar sever arabayı. Bizi kırlara götürsün, olmaz mı? Haydi şimdilik Allahaısmarladık canım yav- rum benim... dedi. Usulca elini tuttu. Parmaklarını sık- tı, sıktı ve kalkıp acele adımlarla sa- londan geçti. Yolundan çekilen birkaç kadıma dal- gın bir selâm verdi. Yanlarından geçer- ken imparatoriçe ile beraber ayağa kal kan Hottansa bir iki kelime ile iltifat etti. Jozefin kendine hâkim olmak için bütün gayretini toplamıştı; fakat gene de muvaffak olamadı. Gözlerine yaş doldu. ; Tacdar karı kocanın arasında kısa bir konuşma oldu: — Nen var Jozefin? — Hiçbir şeyim yok. Sade yorgu- num, Durakladı, dayanamadı: — Hem canımı sıkan bazı şeyler de var. İ İ1'1'1Pal'atur, bir an karısının yüzüne baktı ve omuzlarını silkti. Gayet soğuk, sakin bir sesle: — Surat etmemeli. Mahzun olmama- lı, Sıkılmamalı. Bak ben sıkılıyor mu- yum? Bir kere vakit bulmam sıkılmı- Kadın cevab vermedi. Arkasından tehlikeli bir cevab başgöstermeden ne sorabilir, ne diyebilir ki? Napolyon, kısaca bir karar fırlatır ibi: e çi gı— Neş'eli ol Jozefin. Bana kendini beğendirmek istersen yüzün gülmeli. Hele sakiri ağlamıya kalkışma. Gözyaşı sana hiç yarâşmıyor... dedi ve mektub- cusuna dönerek, seslendi: — Mare, geç kaldık. Kaybettiğir_niz vaktin acısını Çıkarmalı. Haydi gicîelun. Kont dö Segür, Madam dö Remüzoya eğildi, kulağına! — Yandı şu zavallı Mare! Gene sa- bahı edecekler... diye fısıldadı. k Napolyon, asıl en büyük aşkı, plîn- larına, yazılarma, devlet işlerine dön- menin verdiği zevkle dudaklarının a- rasından bir şarkı mırıldanarak salon- lardan çıktı, Onun en hoşlandığı, kafasının en ra- hat ettiği yer; kâğıdlar, yazılar yığılı iş odasıdır. bi Orada elleri arkasında, başı yarı e$i bir vaziyette bir aşağı bir yukarıya do- Jaşarak, durmadan söyler, söyler... Ve masaları başında da, ya Meneval ya _da Mare uyuşan parmaklarla, durup din- lenmeden, bu çağlıyan gibi taşıp akan diktenin altında yazarlar... Mösyö dö Segür'ün hakkı var. İmparatorun masasındaki şamdanlar, gene bu gece Şafak sökünceye kadar yanıp duracaklar... — l — MARİ VALEVSKA — «Yalnız sizi gördüm; yalnız size hays ran oldum; yalnız sizi istiyorum, Sabır- sızlıktan yanan bütün varlığımla, ace- le, cevab bekliyorum.» : N. İmparatorun Varşovaya gelişi şere- fine prens «Josef Poniatovskisnin ver- miş olduğu balodan dönüşte, bu hemen okunmıyacak kadar bozuk yazılı kâğı- dı, Mari evinde buldu. Göz gezdirir gez- dirmez de ateşe fırlattı. Napolyon, ne çeşid bir kadına hitab ettiğini sanıyor- du acaba? Yatağına girdi ama, uyuyamadı. O dakikada, «Korsikadan» nefret ediyor- du. Halbuki onu gözünde ne kadar hay- ranlıkla büyütmüş, adetâ eşsiz bir kah- raman mertebesine çıkarmış, geçişini şöyle bir görebilmek için tâ nerelere kadar koşmuş ve o payitahta girerken müdhiş bir soğuğa rağmen göğsü bağrı açık bir elbise ile balkondan çiçekler atmuıştı! : Kd Hattâ o da gözlerini kendisine kal - İdırmış, gülümsemiş ve kürklü bonesini çıkararak, balkondan sarkan genç ka- dını uzun uzun selâmlamıştı. O dakikada Mari sevincinden bayıl- mak derecesine gelmişti. Halbuki şimdi, işte şu bir kaç satırla, suratına tokat yemiş gibi irkiliyordu, Kendi kendine bir daha onu görme- meğe yemin etti. 1807 kânunusânisi idi. Prusya felâ- ketlerinden sonra parçalanan, esarete mahktim olan, Lehistan, kurtarıcısını karşılamak, onu alkışlamak için adetâ bir tek ses, bir tek can kesilmişti. Napolyonun karşısına, herhalde hiç bir fatihe nasip olmıyan şekilde bir milyon kişilik alayla çıktılar. O da nice siyasi düşüncelerle meşgul olmasına rağmen, etrafımı saran hava- da milyonca kalbin adetâ dindar bir huşule titreyişini hissetmekten doğma bir tahassüsle Düroya: — Düşünülmeğe değer bir millet Srusu bu! dedi. doğrrtu&â günü prens Jozefin davetinde Mariye rastladı. Takdim edilirken, ö - nünde eğilen bu genç kadına bir şey öyledi ama, © heyecandan, burju__ işi - termedi bile. Napolyon da yürümüş bulundu. — » Lehlerin N giyinmiş olan b lli renklerine bürünerek u narin, ve ilâhi kadının «Mari Valevska filminden» Mari Valevska ve kocası hayalini iyice aklında tutmak isteğile dönüp dönüp, iki defa arkasına baktı. O aralık Mari, sanki kalbinin çarpıntı- sını durdurmak ister gibi ellerini göğ- süne bastırırken Napolyon da yanın - dakilerden birine: — Kim bu kadin? diye sordu. e Polonyanın meşhur değil, fakat dört beş asırlık bir asalete malik bulunan, yalnız son senelerde paraca sıkıntıya uğramış Laezinska ailesindendi. (Arkan var) Lig şampiyonasına hazırlık maçları İstanbul lig maçlarının yakınlaşması dü- layısile dün Galatasaray ve Güneş ftakım - ları arasında Taksim stadında hazırlık ek - zersizleri yapılmıştır. Galatasaray:3 - Taksim Yeniyıldız: 0 Galatasaray rüzgâr altında oynamasına | rağmen hasım kalesini sıkışlırmağa bağşladı. |Onuncu dakikada birinci golü yaptı. Gala - tasarayın bir hücumunda da Bülend İkinci Eoli; attı. İkinci devrede Galatasaray oyuna tama- men hâkim olamamış, Taksim takımı on beş dakika Galatasarayı tazyik etmiştir. Oyunun sonlarına doğru Sabri Galatasa- Tayın üçüncü golünü yaptı. Oyun Galata - sarayın 3-0 galebesile bitti. Güneş takımı ilk devrede biri penaltıdan ol- mak üzere üç gol yaptı. Ikinci devrede rüzgür altında almasına rağmen Hisar takımı güzel oynadı,. Trakya muhteliti Yunanistana gidiyor Trakya munhteliti İskeçe ve Gümülci- vede iki maç yapmak üzere Yunanistana gidecektir. Birinci maç on bir eylülde İskeçe ile, ikinci maç on iki eylülde Gümülcine ile yapılacaktır. EGE TIYATROSU Nuri Genç ve arkadaşları Bu akşam Beylerbeyinde Fermanlı Deli ” Hazretleri Sabriye Tokses Berlin Südet meselesinde yeni — fedakârlıklarda bulunmıyacak mı? (Baştarafı 1 inci sayfada) kandaşlarından Aston Gavatkin, geceyi Rotenhavz şatosunda Prens Maks dö Ho- henlohe'un nezdinde geçirdikten sonra Henlayn'in Aş'daki umumi karargâhına gitmiştir. Karargâh, Bavyera hududuna üç kilometre mesafededir. Henlayn ile Gvatkin arasındaki görüşme bir buçuk saat devam etmiştir. Saat 13.30 da Gvat- kin, Prag'a hareket etmiştir. Mülâket hakkında hiçbir tebliğ neşredilmemiştir. Fakat Gvatkin'e Henlayn tarafından Lordâ Ransimen'e Hitlerin vermiş olduğu ceva- bın verilmiş olması muhtemeldir. Prağda Prağ, 4 (A.A.) — Hafta tatilini Prag başpeskoposu Monsenyör Kaspar'ın nez- dinde geçirmiş olan Lord Ransimen gece Prag'a dönmüş ve derhal B. Gvatkin'i kabul etmiştir. Aş'dan avdet etmiş olan bu zat ile Lord Ransimen ve mesai arkadaşı arasında u- zun bir görüşme yapılmıştır. : B. Gvatkin, B. Henlayn ile yapmış ol- duğu görüşmelerin netayici hakkında i- zahat vermiştir. Hitlerin nutku bekleniyor Berlin, 4 (A.A.) — Berhtesgaden mü - lâkatı geçen hafta Çekoslovak meselesi etrafındaki havanın gerginliğini biraz İ- zale etmekle beraber meselenin mevzuun- da hiçbir değişiklik husule getirmemiş- tir. Mesele, Nürnberg kongresinin ari- fesinde mayıs ayındaki vahametini mu- hafaza etmektedir. Siyasi Berlin mahfellerinde Nürn - berg'de Hitlerin pek mühim beyanatta bulunmasına intizar edilmektedir. Bu be- yanatında Üçüncü Reich şefinin alenen cebhe alacağı muhakkak addedilmekte- dir. Berhtesgaden mülâkatı ile İngilterenin Çekoslovak hükümeti nezdinde yeniden uzlaştırıcı gayretlerde bulunacağına dair etmeğe devam etmektedirler. Onlara gö- ire bilâkis her şey vakit kazanmak iste- yen ve işleri sürüncemede bırakan Prag hükümetine bağlıdır. Bundan maada Çe- koslovak arazisi dahilinde Südet Alman- larına muhtariyet verilmesi noktasında hiçbir fedakârlık kabul edilmemektedir. Almanya tarafından meselenin hallin& doğru bir tek adım atılmamış olduğu bu suüretle anlaşılmış olmaktadır. Londrada Londra 4 (A.A.) — Lord Halifakg, Prag ve Berlinden gelen son haberleri tedkik etmek üzere Londraya avdet et« miştir. Südet Almanları ne diyorlar? Prag 4 (A.A.) — Südet meb'usla « rından Frank, bu sabah Aş'da Henlayn ile Gvatkin arasında yapılmış olan gö- rüşmelerde hazır bulunuyordu. B. Henlayn, öğleden sonra — hasad şenliğinde hazır bulunmuştur. Bu nü- $mayiş esnasında kazanın Südet Reisi Nolner, şöyle demiştir: Südet Almanlar meselesi ancak Hen layn tarafından Karlsbad'da ileri sü « rülmüş olan ve sekiz kalemden ibaret bulunan metalibatın kabulü esasına is tinad edilmek suretile halledilebile - cektir. Nürnberg kongresinde Çekoslovak mümessilleri Prag 4 (AA) — Başvekâlet — müşaviri Sehmo Ranz ile hariciye müsteşarı Slom Al- man hükümetinin daveti üzerine mensup oldukları vekâletleri — temsil etmek üzere Nürnberg kongresine iştirak edeceklerdir. Fransız gazetelerinin mütaleaları Paris 4 (ALA.) — Bu sabah çıkan bütün Paris gazeteleri Çekoslovak davasına kat « İyetle müzaherete devam etmektedirler, Epogue gazetesinde Domadilen şöyle yam ziyor: «Beynelmilel! vaziyette gerginliğin bir de«- receye kadar zail olması şüphesiz demokras« sllerin «uyanmasından» ve hayır demek za- Londra'dan verilen haberler Berlin'de biraz memnuniyet tevlid etmiş ise de bu hal Berlin zimamdarlarının tarzı hareke- tinde hiçbir değişiklik husule getirmemiş- tir. Bunlar her şeyin Almanyanın hüsnü niyetine bağlı olduğuna dair Fransada ve İngilterede izhar olunan kanaati tenkid Atatürkün Hatay reisine telgrafları manının geldiğini anlamış olmalarından ile< ri gelmektedir.» Ördre şöyle yazıyor: «Hitler harbe girişmek cinnetinde bulu « nacak olursa, tarihin şimdiye kadar kaydet- mediği bir mağlübiyete duçar olacaktır. Bun dan bizim kadar o da emindir ve bunun için dir. ki hileye müracaat ediyor — ve emeline sulh yolile varmak İstiyor.» (Baştarafı 1 inci sayfada) Bu kıymetli diyarın en yüksek mâkam Ve vazifesini ihraz ve der'uhde etmiş ol- manızdan dolayı sizi tebrik ederken in- kişafını daima alâka ve muhabbetle takib edeceğim Hatay'daki faaliyetinizde mu- vaffakiyetinizi temenni eyler ve Hatayın yeni idare altında pek çok saadet ve re- ifahlar görmesini yürekten temenni ede- rim. K. ATATÜRK Antakya 2 — AÂnadolu ajansının hususi muhabiri bildiriyor: Hatay devlet reisliğine intihabı münaşe- betile B. Tayfur Sökmen, Atatürk'e, Fransa, Suriye ve Lübnan Reisicumhurlarına aşağı- daki telgrafları göndermiştir: Ekselans Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Ankara Hatay Millet Meclisi tarafından — bugün Hatay reisliğine seçildiğimi — ve bu vazifeyi (ifaya başladığımı yüksek huzurunuza arzey- lemekle şereflenirim. Türkiyenin Ulu Önderi tarafından gös - terilen yüksek alâka ve yardım — sayesinde istiklâline kavuşmuş olan Hatayın Ulu Şef Atatürk'e ve Büyük Millet Meclisine karşı beslediği minnet ve şükran ve bağlılık hiş - lerini bu vesile ile de arzetmekle &on derece bahtiyarım. Vazifemin ifası sırasında yüksek alâka ve İrşadlarınızın esirgenmemesi dileğile candan bağlılığımı ve sonsuz saygılarımı sunarım. Ekselans Albert Lebrun Fransa Reisicumhuru Paris Hatâay meclisi tarafından Hatay reisliğine intihab edildiğimden bu suretle bana tevdi olunan salâhiyetleri ele aldığımı Ekselansı- nıza arz ile şeref duyarım. Yukarıki husuüsü Ekselansınızın ıttılama arzederken bütün gayret ve itinaları bana verilen vazifenin ifasına hasreyliyeceğimi te min eylemek ve ayni zamanda derin şükran- larımın ve Hatay milletini asil Fransız mil- letine bağlıyan samimi dostluk — hislerinin teminatını Ekselansınıza beyan etmek iste - rim. Suriye ve Lübnan — Cumhurreisliklerine gönderilen telgrafların sureti: Hatay millet meclisi tarafından Hatay re- isliğine bugün seçildiğimi ve bu yüksek;va- zifeyi ifaya başlamış olduğumu Ekselansını- za bildirmekle şereflenirim, Varlığına kavuşmuş olan Hatay ile Su -ı riye Cumhuriyeti arasında samimi dostlük münasebetlerinin tesis” ve idamesini kalben arzu ettiğimi arzetmekle bahtiyarim. Bu gayeyi temin yolunda Ekselansınızın Hatay hakkında iyi komşuluk hislerinden ve hayırhahane müzaheretinden müstefid bu « yurulacağım ümidile şahsi saadetleri ve Bü- riyenin refahı hususundaki samimi : temen nilerimin kabulünü rica ederim, . Bir Suriyeli dün Mısır kralına suikasd yaptı (Baştarafı 1 inci sayfada) : ğüu mükâfatını vermiş olduğu Sportinge Klüp'ün yüzme havuzunu terketmekte, olduğu sırada kendisine bir el ateş edil-; miştir. Kral, sağ ve salimdir, Kral, büyüki bir soğukkanlılık göstermek suretile sa- raya avdet etmiştir. j Bu suikasd hakkında alınan yegâne, malümat, hükümdarın güzergâhında, Su-, riyeli olduğu zannedilen bir şahsın bir-, denbire krala karşı rövolverini doğrult«. muş olduğudur. Suikasdi yapan şahsa yakınında bulunan bir adam, silâhın « »- daht istikametini tebdil etmeğe muvafi © polmuş ve silâhtan çıkan mermi iki sex - ciyi bacaklarından yaralamıştır. (A.A ) Filistinde vaziyet tekrar kanlı bir safhaya girc (Baş tarafı 1 inci sayjada) kişi ölmüş ve biri Hayfada bir Yab- li gümrük memuru olmak üzere iki kişi Ca ağır surette yaralanmıştır. Birçok Ya 1« di dükkânlarında yangın çıkarılmıştı., Lide ile Hayfa arasında bir marşanr 3 treni devrilmiiştir. Dünya bisiklet şampiyonu Amsterdam 4 (A.A.) — 35 Profesyonel bi. sikletcinin iştirakile 270 kilometrelik me 3 üzerinde yapılan dünya bisiklet Şampiyc tis sını Belçikalı Marsel Kint kazanmıştır,

Bu sayıdan diğer sayfalar: