| İ Üİ Siyaset Âlemi | | dünyayı K eei ÇT İtalyanın Arnavutluktaki Nümayjişi Bir İtalyan filosu geçende Arna- vutluk sahillerini habersizce ziyaret demişti. Büyük bir siyasi hâdise gibi telâkki edilen bu Aapansız riyaret, dünya gazetelerinde muhtelif tefsir- lere sebap oldu vö bu tefsirlerin akisleri el'an devam etmektedir. Ati- nada çıkan — “Proiya, gazetesinden — kldığımız gu satırlar, bu noktadan, dikkatle akunmıya değer kanaatin- deyiz. Projya diyor ki; ' “Yirmi parçadan mürekkep İtal- yanın Adriatik birinci filasunun ansı- zın Dıraça geldiği Tirandan bildiril- mektedir. Siyasi mahafilde pek derin tesir bırakan bu hâdiseye M. Bartu- nun Belgrat ziyaretine karşı bir nü« mayiş nazarile bakılmaktadır. Gaze- tölerin ekserisi bu hâdiseyi İtalyanın şarki Avrupada ve bilkassa Yuygaos- İavya - Arnavutluk itilâfından sonra Arnavutlukta sukuta uğryan nüfuzu- nu yükseltmek için uğraştığına delil olarak gösterilmektedir. Belgratta bu hâdisenin Yugoszlavya hükümet mahafili —arasında büyük râbatsızlık — tevlit Getmediği, çünkü İtalyanın karaya asker — çıkarmak kârarı vermesine ihtimal bulunmadığı kanaatindedirler. — Arnavutluk siyasi vaziyetinin henüxz tamamile tebellür etmediği ve bazı büyük devletlerin yardımına mazhat olacak başka bir hükümetin iktidar mevkiine gelmesi muhtemel olduğu yazılmaktadır, k Bln_[uıhlerh noktulmazarlarına göre, — İngilterö Adriyatik — denizini talya için tabil bir Hman diye kabul stmektedir. İtalyanın bundan fazlasına malik olması İngilterenin Akdenizdeki mevkünin istinadgâhı olan Maltatın ehemmiyetini! düşürecektir. Bundan dolayı — İngiltere, İtalyanın Arnavut- luktaki mevkünin bir başkası tarafın- dan tutulmasını istememektedir., * Bugünkü Avrupa, tıpka dünkü gibi sinn taksim ederek yaşamıya çalı- şiyor. — * " Ü Su Baskını Facıası ; Peşavar, 6 (A.A.) — .' : nistanın Üç köyünde, suların taşman yüzünden ”.Hıi ve bin kadar hayvan Lâhur, 6 (A A:) — İndus, Sutle Zenap nehirleri taşmıştır. Luthlııî maıntakasını sular basmıştır. ——— — “Son Posta,, nın Milli ve Fransada İşsizlik Mücadelesi devletin ve büyük demiryolu şebeke- lerinin işsizliğe karşı mücadale için yapılacak büyük işler hakkındaki plânın tatbikine iştirak atmözine dair olan projeyi müzakere etmiştir. Bir mebus - İşsizliğe karşı büyük — işler vasıtasile mücadele fikrinli tasvip etmiş, fakat bunların masrafı için içtimal sigorta sandığına müracaat edilmektense — doğrudan — doğruya bir istikraz — aktedilmesini — tercih edeceğini söylemiştir. İş Nazın M. Marke, adedi iki senö zarfında 150 binden 350 bine çıkan işsizlere İş te- min edecek olan projeyi müdafam et« miştir. Nazır beş sene zarfında Parla muntakasının imarı İçin İki milyar S00 milyonluk, yollar için 545 milyonluk, nakliye için 35 milyonluk, Hmanlar için 315 milyonluk, umumi elektriklame için bir milyar 193 milyonluk, demir yar 300 milyonluk, milli talim ve tar- biye için bir milyar 125 milyonluk, ve güzel san'atlarla türizm için 90 milyonluk iş yapılacağını söylemiştir. Nazır sözlerini — bitirirken — işsizliğe - kaydedilen ameleyi kuvvel maneviye kıran uygunsuzluktan kurtarmak — vü zillet verici ataletle mücadele etmek lüzumunda İsrar etmiştir. Eskisi Gibi İttifak- lar Siyaseti Mi? Landra, 5 ( AA ) — Deyli Herald gazetasi Fransır Hariciye Nazırı M. Bartu'nun yakında, Londraya yapa- ” cağı ziyaretin, Cenevreden - kat'iyetle aymlan ittifaklar siyasetinin bir baş- langıcı olduğunu yazmaktadır. Resmi mabhafil ise bu yazıyı tamamile uy- durma olarak — telâkki etmektedir. Milletler Ce'_mî'ydl O usüllerina sadık kalmaktadır. " Felemenkte Bir Gürültü ÂAmsterdam, 6 (A. A.) — İşsizlere verilen tazminatın tenzili üzerine ka- münistler nümayiş yapmışlar, neticede yedi nümayişçi yaralanmıştır. Staviski Meselesi Paris, 6 (ALA.) — Staviski rezale- tini tahkik aden kemisyonda, Ştavis- kiyi ölü olarak yakalıyan polla mü- murlarının ifadeleri biribirine uygun düşmemiştir. Pariz, 5 (ALA.) — Meclis bu sabah | yollarının elektriklenmesi için bir mll- | * HARİCİ TELGRAFLAR |Almanyada İktidar Değiş- -i K v ::&M*ğrî ESLE K Almanyada Berlin, 5 (A.A.) — Prusya Başve- kili M. Göringin, sulkastçilerin eenebi | bir devletle münasebette bulunduk- miyede derin akislere sebep olmuş, bu yüzden türlü türlü rivayetler çık- maştır. Bunun üzerine Amerika, İn- giltere ve Fransa şefirleri Alman hariciye nezaretine.giderek, bu gibi çayiaların mahzurlarını — bildirmişler ve bu ithamların hakikate uygun ol- madığını söylemişlerdir. | M. Hitlerin Vaziyeti | Nevyork, S(ALA) — Nevyork Herald Tribün gazetesi, Alman Baş- vekili M. Hitlerin artık Cümhur Reisi Mareşal Hindenburg ile Harbiye Na- zırının ve Âlman ordusunun avuçları içinde olduğunu, Hitler prensiplerinin artık tarihe karışmak üzere olduğunu, bundan sonra Almanyada daha geniş bir hürriyet havası eseceğini ve Hit- lercilik tesirinin ehemmiyeti kalmıya- * 4 Ş'ı v » - ( - ü g £ $ # | $ | mesi Olduğu Bildiriliyor Hitler Rejiminin De İflâs Etmek Üzere Bulunduğu İleri Sürülmektedir t  ,_ & “'t-_' İN ... i X iktidarı ele aldığı söylenen Alman ordusuna bir bakış Fon Papane Gelince Londra, 6 (A. A.) — Röyter ajan- nnn Berlin muhabiri bildiriyor: Resmen M. Fon Papen başvekil muavini olarak — kalmakta — devam etmöktedir. Fakat artık başvekâlete gitmemektadir. Çünkü —başvekâletin işgal ettiği dalreler, hücum kıtaları yeni erkâmı harp reisi M. Lutzenin karargâh aolacaktır. Bu hbadise Fon ' Papenin başvekil sıfatile siyasi fanli- yetinin kendisi de arzu ettiği gibi, bittiği şeklinde tefsir edilmektedir. Yakmda siyasi hayattan çekilmesi de muhtemeldir. İ Von Papen kendisine yapılan mu« ameleden ziyada kâtibi Fon Borönin öldürülmüş ve maiyetinin tevkif edil« miş olmasından müteessirdir. Eski Muharipler Berlin, $ (ALA.) — Bu seneki sabık muharipler federasyonu koöngresi kat'i olarak geri bırakılmıştır. Grevler demeler Devam Ediyor Sanfransisko, & (Â. A.) — Grevel | yıktım işçileri ile Polisler arasında müsademe olmuştur. Grevciler sokak- hücum ile bunları ele geçirmişlerdir. Grevcilerden 60 kişi yaralanmış, üç kişi ölmüştür. Bir kımm grevciler polisleri tuğla yağmuruna üi Edebi Tefrikası: 43 yreder Mebrure Sami ÇÖL _EP'Y sonra, ben lâmbanın ışığında ellerim yüzümde, dirsek- larim — tahta masamda tâ nelere ve nerelere dalmiş uyuklar gibi durürken onün birşeyler mirilda- narak doğrulduğunu ve « uyuya- müyorum, hiç uyuyamıyorum | ,, diyerek, — başucundaki i kalan yedi kaşeyi birden yutmuştu. Biz bunu ertesi sabah, bulduğu- Muz küçük şişe lle, hapları biri- birinden ayıran on tane yuvarlak renkli t ilara anladık, kâğıt — parçacıklarından Gece bitti. Ortalık ışıdı. Sabah yoklaması yapıldı. Saatlerce uğ- mdı. Onu yine de uyandırmak ku ' bir uykuya GİBİ Ölmemişti. Uyuyordu, Boğuk boğuk — harıiltılarla — uyuyordu, Oğuyorduk, sarsiyorduk, —canım acıtacak şeyler yapıyorduk. — O, hâlâ, kuvvet ve iradesile için için ölümü yenmiye uğraşarak uyu- | yordu. , Ölüm yenildi amma, bar ka- dını isteğine erdi, dimağı ezell daldı. Hapishane doktoru gelip, ha- limi gördü, iki Üç şırınga yaptı ve saatlerden sonra korkunç çır- pınışlarla, sayıklamalarla gözlünü açan, yeni bir insan oldu. Delirmisti Haykırıyor, çırpımıyordü. am- ma, şifalı bir delilikti bu. Kendini cumbah, asmah bir evde sanı- yordu. O kara, pis günlerin kiri- ne bulaşmış, boyalı yazık saçla- rım eski varlığının saçları sanı- yor, bu zavallı şeyleri yola yola düzeltmiye, iki örgü yapıp omuz- larından aşağı sallandırmıya kal- — kışıyordu. Halbuki saçları kisa- cıktı!. Yaşamış olduğu muhite onlar. Bunu görmüyordu o, anla- mıyordu. — Herşeyi — unutmuştu. Parmaklarile boşlukta muhayyel basma entarili — kızının -kumral saçlarını örüyor, ellerini tükrülü- yor, başını, boşluğu sıvazlıyordu. Bu, sakin dakikaları idi. Sonra da birden yatağından fırlayor, pencereye koşuyor, bunun demir parmaklıklı bir hapishane pen- ceresi olduğunu görmüyor, kafa- — sında ve buğulu gözlerinde canla- nan asma yaprakları dolanmiş, bir cumbadan sarkacağını zan- nederek olanca hizi ile kendini kalhn demir parmaklıklara çarpı- yordu. ' Başının, alnının - sızısını düy- | muyordu. Kopardığını zamnettiği müuhayyel — bir Üzüm — salkımımı uzatarak, dişsiz ağzım yaya yaya: — Bakın, bakın... manm üzümü gibisini hiç yediniz mi? Al aldır bizim evin üzümü, ebrulidir, meviş meviştir, bizim asmanın üzümü! diye seviniyordu. Biz kaçındıkça Üzerimize saldırı- yor, ellerini ağzımıza dayayarak bir örgüyü, cumbalı asmalı evin, bizim as- | Kargaşalık Amerikada Kanlı Müsa- | Avusturyada Suikastlerin Ardı Gelmedi Viyana, G(A.A.)— Başvekület dal- resinin kapısı önünde fitil yanmakta ve patlamak ürzere olan bir bomba bulunmuş, bir polis memuru sulkastin Önüne geçmiştir. eli l eee e ÂOLELECED C # HLA O n dır. Hükümet, gfıveM Üzerine askeri kuvvetler sevketmek kararını vermiğştir. Gnii ' !şlerî Bir Aile Faciası Etrafında Yaşlıca bir okuyucumun suali bende eski bir hatıranın uyanma- sına sebep oldu. Çok yakından tamdığım dul bir. Hanımın iki erkek çocuğu vardı. Birincisi Adana İisesini çok muvaffakiyetli bir şekilda bitirdiği zaman allenin yakın dost- ları bu gencin tahsilini ikmal etmek Üzere İstanbula gönderil- mesini, sonra da mümkünse Âv- rupaya yollanmasını tavsiye ettiler, Kadinım muayyen geliri bu mas- rafhı korumaya müsait değildi. Karşı koymak için emlâkini sat- miya başladı. İkinci çocuğunu ihmal etmiş değildi, fakat onun — tahsil yaşı gelinceye kadar birinci çocuğunun para kazanmıya baş- ı hyacağım ve kardeşine yardım - edeceğini düşünüyordu. Maalesef - hâdisat tahmine tevafuk etmedi ve birinci çocuk beklenen istik- | bale kavuşmadıktan başka ikinci çocuk ta tahsilsiz. kaldı. Kadının | vaziyetini ise hiç sormayımnız. Izmirden bana mektup göm- deren Bedriye Hanım bu eski hikâyede smalinin cevabını bulmuş olacaktır. Kendisine söyleyeceğim — son söz: Servetini iki çocuğundan birisi lehine kullanmak hakkını haiz değildir. Yapacağı fedakârlık münuhasıran emlâkinin gelirinden olmalıdır, esasından değil! * Gözyaşı imzasımı kullanan oku- yucuma: Ortamektebi henüz bitir- meyen bir genç kız hir mektepli ile muaşakaya girişirse, babasının | gösterdiği —ihtiyatlı hareketten dolayı şikâyette bulunmak hak- kmı haiz olamaz. Babanız, sizi İstanbula göndermek istememekta haklıdır. Evvelâ kabahatinizi unut- turunuz, sonra büyük annenirze yazınız, mümkünse bizzat gelerek sizi istesin. * Ankarada Tahsin Beye : Ev- lenmenizi imkân haricine çıkaran sebebi — bildiriniz. ki — vaziyeti anlıyayım. HANIMTEYZE zorü,ln:!eı;niın_ğördüiü o al ı>IN #zümlerini yedirmeye uğraşıyor, kendini de, bizim - cammızı da actıtıyordu. Ellerine neler batmıştı bilmem, kanları akıyar, belki de bu kır- mızı damlacıkları bile hep o al al üzümleri sanıyordü. Erkekler hapishanesinin beş gardiyam Tahir baba içeri girip onu tutmaya çalıştığı zaman canını acıtan, kollarımı büken bu adamı da babası sandı: — Efendibaba, efendibaba bir daha yapmam, vallâhi yapmam, töbeler töbesi, diye hatırladığı eski bir “suçu affettirmeye çalıştı. Çok seneler evvelki varlığına, bütün cam ile seve seve dön- müştü. Muhakkak ki mes'uttu. Eli yüzü kanıyordu, bağırmaktan, çır- pınmaktan sesi kısılmıştı, yüzüne bir. deli — korkunçluğu amma, o mes 'uttu! ' Yeniden — çardaklı, cumbalı, kuyulu bir evin, efendibabasının eski kızı olmuştu artık, * Ya, Nesrin iki gündür bu taş duvarların arasında oynanan, işte gelmişti böyle acıklı bir oyundu. Kısacık basit bir hikâyenin, bir erkek aldatışının en son perdesi kapan- omuş, dertli bir ömür oyunu idi. Şimdi artık ses seda kesildi. Kaderin evlât katili ettiği Fatma da benim gibi sade susmayı se- viyor. Bir kırpıntı minderi var, bunu çekip pencerenin dibine oturuyor, boncukla işlenen küçü- cük bir şeyler yapıyar. Ön beş günde bir gelip onu gören bir kadın, kapı kapi gez- dirip bumları satıyar. Amma insanlar bazen öyle hasisleşiyor ki kızım, çok ağlayan bir çift gözün bu nuru, azıcık Bir para getiriyor. Fatma benim yemeklerimle — doyduğu için bu Mahkümlardan başı dara gelen- ler oldu mu, Elmas da bu para- yı, kendi kazancına geçirdiği faizlerle ödünce yatırıyor. Boşalan yatağa, daha ne yeni ne de büyük koğuştan birinl ge- tirmediler. Fatma ile yalnızız. O susuyor, ben de susuyorum. Bu saatte buraya güneş vu- ruyor. Pencerenin demir parmak- lıkları yerde de eden yapılma ikinci ’biı hıpı':lh:ıe penceresi / çiziyor. Fatma ışığın vurduğu o noktada, elindeki küçük işleme- lerin, sayısı tükenmiyen, sade rengi değişen boncuklarını, göz- ,|lerini kısa kısa, küçük delikleri zorlukla görmiye çalışarak diziyor. ; ( Ârkası var ) parayı Elmasa verip biriktirtiyor. K 5 el a D SRUNm — gae 1 a