Saatlik sayfa görüntüleme limitine ulaştınız. 1 saat bekleyebilir veya abone olup limitinizi yükseltebilirsiniz.
" Hacı Murat, çadıra girdiği za- man ilk iş olarak genç prensi ara' d Önun tam karşıdaki bol tüylü a, laca koyun postu üstünde oturdu. Zunu gördü; yüzünde ve bakışlar rında korkudan iz yoktu. Hamzat Hacı Murada amcazade- si Çapanı gösterdi: — Bunu Honzaka, Bahu Bikeye götür, ona bizim dileklerimizi söy liyecek ve ÖOmar hanın iyilik habe, rini verecek!. Han gimdilik hura, da kalıyor. Hacı Murat beraber geldiği genç prensi bırakıp da gitmeyi böş bul- madı; bu ona ağır geliyordu. Fa- kat Omar hana baktığı zaman o nun son emre itiraz etmediğini gördü; ses çıkarmadı; Çapan'ın ardından yürüdü; birlikte atlara bindiler ve şehre geldiler: Elçi Bahu Bikeye uzunca bir konferans verdi. Hamzatm yüksek fikirlerinden, hanlara ve ailesine olan sarsılmaz saygısmdan bahset. ti Sonra asıl maksada girdi: — Hamzat, büyük oğlun Nusal hanm da artık onun emrinde bulu. nan orduya geref vermesini isti- yor; yapılan işler hakkmda fikir ve emirlerini almak lâzımdır: Dedi. - Avar kraliçesinin mercan saçak- b uzun ve altın küpeleri heyecan" la sallandı; ipek şalm. şakakları örten kenarlarmı düzeltli ve sa . ğinda duran hoca Mirza (Hacıyav) a baktı: — Sen ne derain?.. Demek istiyordu; ayni bakışlar Nur Mohamat Kadı ile Kadı Hasa, nm da gözlerini dolaştı. Onların ne düşündüklerini anlamaya vakit kalmadan Çapan yeniden ve heye- canla &öze başlamıştı. Ömar hanm nekadar hürmetle karşılandığımı, den tuttuğunu adetâ orduda şenlik yapıldığını anlatıyordu. En sonra Hacr Muradı göstererek: — İşte bu da gördü; bana i- nanmâzsanız ona sorun: Vallahi hiç yalanım yoktur. Dedi. Hacı Murat müridin anlattıkla - rimr İnkâr edemezdi: tasdik etti. O zaman Bahu Hanm yüzünü saran. gözlerini korku ile parlatan şüphelerin silindiği görüldü; Ho - canm ve kadılarım fikirlerini anla- | mayâ lüzum görmeden cevabmı verdi: . Hacı Murat ise pek haklı olarak kuşkulanmıştı.. Kendi kendine söy le düşünüyordu: — Mademki Hamzatın maksa- dr Hanların uğruna harbetmekten ibarettir; burada niçin duruyor; hemen Moskoflarm üzerine yürü - sün! Hanlardan birinin köndi ya- amda bulunmasını faydalı bulu- yorsa Ömar Han yetmez mi? Nu- sal Hanın fikirlerini öğrenmek i- çin kendi ayağma gelmesi mi lâ- zımdır? Hem de hangi Han Ham- zat gibi halk arasından gsivrilmiş bir adamın ayağına gitmiştir? Nusal Han hazırlanıncaya kadar beklemek üzere mürit — dışarı çı- karıldı: Hâacı Murat bunu fırsat bildi; Bahu Bikeye yaklaştı: — Bizim anamız! Nusal Hanı gönderme! Korkarım ki bir alçak- lığa kurban gidecektir. Omar'ı pek iyi karşıladılar ama ben bu - nun yürekten yapıldığma —inana- miıyorum; bu bir tuzaktır; belki de onun hayatı şimdi tehlikede bulunuyor; Nusal Hanr da bile bi- le tehlikeye atma! Hamzat'n Omar Hana yaptığı teklife cevap vermemesi üzerine kendisinin ne söylediğini. Şamilin sözlerini, hanı çadıra götürdükle - rini de anlattı. Fakat Bahu bike ortalığın karışmasından, Hamzatm tüzak üzerine yürümesinden kor « kuyordu. Bu derece büyük bir hiyaneti de ummuyordu; bunun i- çin çoktan kararmı vermiş bulu - nuyordu: Bu toy delikanlınm cocuk ça güphelerine ve sözlerine uya - rak düzelmekte olan ortalığı ka - rıştırmak budalalık oluyordu! Bahu bike oğluna emretti: — Haydi, çabuk ol!.. Uşaklara da onun atmı hazırla- malarını söyledi. Nusal Han Hacı Muradım söz - lerini büyük bir dikkatle dinlemiş, ona hak vermişti; gitmek istemi - yordu. Hattâ annesinin ısrarına, kargı o da ısrar ediyordu. Bahu bike işi kestirip atmak icin genç adamın en hisli noktasma dokun- du: — Korkuyorsun! Gene Han annesini bağtan aya- Ba kadar, kin ve hürmetle süzdü. Korkmak ha-. büyük Uma Ha- nm oğlu korkar mı? Korkmadığını isbat etmek lâ- zıradı; işte edecekti. Nusal Han emretti: — Çabuk atımı hazırlayım! Annesine, elini öpmek — göyle dursun, söz bile söylemedi; — oda- dan çıktı. Hacı Murat bir aralık Osmanın yanma sokulduğu zaman, yumruk larmı ve dişlerini sı'zarak homur- danryordu : — Alıe yumurtanın kabuğunda ne İkadar kıl varsa kadınların ka- falarmda da o kadar akıl vardır! Merdivenleri inmekte olan genç prensin ardımndan yürüdü. Nusal Han sonsuz bir gayreta çıkar gibi Ssolgun ve —durgundu: Gözleri belli belirsiz. yaşarmıştı. Avluda toplanmış olan saray a- damlartna. pencerelerden ve kapı- lardan bakan kadınlarla cocükla - ra son defa göz attr; içini cekti, elini hafifçe salladı, titrek bir ses- le; (Devamı var) PP DPRPOPPRAAL AA IKT YD TRA Rasgele Hakiki keşifler devri AZI hâdiseler oluyor ki in. sana, cski İnsanlarım, yani coedlerimizin bizim bugün yeni diye bulduğumuz, hattâ keşfettiğimizi sandığımız şeyleri bildiklerine hü- Topraklarımızda muhtelif ma., denlerle karışık bir altm madeni bulunduğuna dair gazetelerin ver- dikleri haberi dikkatle okumussa" nız sizin de benim gibi düşünmeniz lâzmgelir: Araştırmalar da bu ma- denin bundan iki yüz sene kadar evvel işletildiğine — isaret sayılabi. İecek kazma ve kürek gibi âletlerin bulunması sizi bu neticeye götür- müyor mu? ' Bir tarik içinde iki yüz sene bir küp su yanımda bir katreden başkın bir şey olmadığına göre bu bize., i| ki yüz sene — evvel işletilmiş hir madenin yerini kaybedecek kadar kendinden geçen bir Osmanlı İm- paratorluğunun kıiymetini anlalı - yor: İmparatorluk devrini bu bakım- dan da kayıplar devri. Cumhuriye. tiyse hakiki keşifler, fakat unutul- mıyacak, bir. daha kaybedilmiye, cek hakiki keşifler devri saymak lâzım. * G € İkisi de İngilizdir JANSIN bir tercüme hatası İngiliz Başvekili Çörçili is- tifaya kadar vardırdı. Çemberlayn yerine Çörçil yazılmasından bir mu- ziplik, ama ne muzipliği? Bu hata Haber tarafından farkma — vatıl. mayıp, Ajans idaresi telefonla i- kaz edilmeseydi, belki başmakale, ler üzerinde bile tesirini göstere- bilecek bir mahiyet almış olacak- te Fakat günün birinde yine farkr na varılacak, hakikat ortaya cıka, caktı. Bunda ajans mütercimini kaba- hatli bulmamalıdır. Netice itiharile Çörclil de Çemberlayn da İngilizdir ve İkisi de kabinededir: İkisinin de adları (C) ile baslar; birisi eski, hirisi veni başvekildir. Bu sene öğretmen çıkanlar Tayin edildikleri yerleri ve isimlerini yazıyoruz Öğretmen okullarından bu sene me- zun olanlar Maarif Vekâleti tarafın- dan muhtelif vilâyetlere tayin edil- mişlerdir. İstanbul kız ve erkek öğ- retmen okullarımdan bu sene mezun olanlarım ve tayin edildikleri yerleri yazıyoruz: Semiha Karacaoyalı, Fazilet Öz can, Avniye Yalçım: Mürüvvet Gür Sinopa; Huriye Tanyeri, Fazila A- ka İçele; Ferhünde Şentürk, Emi |: ne Bölol, Muazzez Ataşan Orduya; Şükriye Gülensoy, Sabahat Çelik" kan, Münevver Tektaşan, — Habi be Ergün, Huriser Oydaşık, Nezi' he Ulusoy Samsuna; — HaticeUy gun, Muallâ Ertem, Müşerref Tw na, Mihriban Yılmaz, Sevinç U: gurlu. Lâtife Peker — Antalyaya: Bedia Karahan, Feriha Eray, Ne vin Gülgör, Efser Kotat, Muallâ Arkun, Muallâ Çivi Zonguldağa; Muzaffer Ayca, Asüman Yavuzer, Melâhat Öztoprak, İkbal Akış, Ni lüfer Sarıdal, Müşerref Güriş, Fik ret Alpman, Beria, Melâhat Tarı Tekirdağıma; Atiye Açıkgöz, Gül süm Gültekip, Hikmet Dayları Kas tamonuya; Meliha Ergün, Fatma Gülsün Bileciğe; Semahat Gültun' ca, Hayriye Tike Çoruha; Leman Kılıçaslan, Perihan Çabuk Toka: ta; Mesude Nayan, Şükran Özde mir, Tevhide Akbaytürk, Ruhiye Bilgili Trabzona; Mürüvvet Kara Eskişehire; Samime Türkoğlu, A dile Hiçusanmaz, Fatma — Tuna: Neriman Faizoğlu Giresuna; Lütfi' ye Erten, Reşade Özerten, Fevziye Erk, Ruhat Özger, Hanife — Ulyar Rizeve; Fatma Görünay Çankırr ya, Nezahet Erensel Kırklareline; Nezihe Küçükertan, Ülker Çelen Perihan Esmeli Afyona; Vecihe A- taizi, Mehlika — Özbek, Muzaffer Metiner, Muallâ İşman, — Beria Kartan Manisaya; Gülsüm Kasa' dar Koöcaeline; Cemile Kozlu Mar-: dine; Müberra Uraz, Meliha Ok" tay, Gümüşhaneye; Beria Erkmen Nihade Olga. Fatma Arapkirlioğlu Çoruma; Fehmiye Akm, — Şerife Etus İstanbula; Vesile Günerem, Aydma; Sanavber Timuçin Malat: yaya; Vâhide Küçükengin Giresir | na; Meziyet Bozkurt Gümüşhane' ye; Sabahat Aktin, İsmet Savar Sıvasa; Güzin Saraçoğlü Seyhana, Saadet Arat Karsa; — Mücevhet Vardarlı Çanakkaleye; Fikret De nisaslan Gazinantepe; İSTANBUL ERKEK ÖĞRETMEN. DEN MEZUN OLANLAR Nuri Günay, Hayri Uygur, Tah sin Karadeniz, Sabahattin Gin, Sar iâhaddin Zoryılmaz Çoruha; Na' dir Polat, Hulüsi Tekgil — Urfaya; Abdülhakim Arval, Muzalfer Gün doğdu, Sami Tuğray, Eşref Özen, Zekeriya Aykâaç Hataya, — Nezih Kayı, Fuat Erözgan, Ali — Attilâ, Karsa, Refik Zeynioğlu Yozgata; Mustafa Dişli Trabzona; ÂAli Kır oğlu, Ömer Aytaç, Oğuz Bölük” başt Sinopa; Fevzi Vural, Musta fa Bilge, Zeki Öcel Seyhana; Mu' zafler Bik Samsuna; Nüzhet Kılıç” ay Zonguldağa; Bürran Kaygısız" er, Süruri Terlan Ağrıya; Nail E“ ce Mardine; Burhaneddin Karael" mas Tekirdağına; Zülfikar Özkrilrç Necdet Vural, Rifat Sungurtekin Giresuna; Semih Kartalpençe Kirk lareline; Adnan Palandöken, Enis, Türker, Behzat Yalçınkaya Antal: yaya; Mithat Erdem Vana; Nüri Başçekenoğlu Aydına; ——— İncir satışı Bursada yapılacak İzmirde bu sene incir satışla- rının münhasıran borsada yapıl. ması Ve borsa haricinde incir satışı yapılmaması katiyetle ka' rar altına almmışstır. — KARA GOZLÜ f A Awupadaki bazı sefir ve konsoloslarımız Ailelerine yazdıkları mektuplarla Şeker, sabun ve gida maddeleri istediler Bu kış Avrupayı bekliyen kıtlığın çok müthiş olacağı ; anlaşılıyor Avrupanın bazı memleketlerinde bulunan sefir ve konsöloslarımız büu- radaki alle ve dostlarıma — yazdıkları mektuplarla şeker, sabun — ve gıda maddeleri gönderilmesini — istemekte- dirler. Bu mektuplarda Avrupada baş- göstermekte olan krilıffım — şimdiden çok genişlediği anlaşılmaktadır. Her hangi bir memlekette en fazla sühu- Jet görmesi lâzımgelen — ve bu gibi maddeleri tedarikte de vaziyet ve meav kileri çok müsait olan hariciye me- murlarının memleketlerinden gıda maddesi getirtmeğe mecbur kalması Avrüpanın önümüzdeki — kış ne gibi facialara maruz kalacağını — açıkça | göstermektedir. , N d eli Mahalle arasında oynıyan Türk yavrularının hassasiyeti Surlar civarında şüpheli gördükleri bir adamı çevirdiler -.| Murfeza isminde birisi evvelki gün Salmatomruktaki evine giderken Ay- | vansaray surları önünde cebinden def- terini çıkararak aklına gelen bazı şeyleri kaydetmek istemiş fakat ora- da oynıyan 30 kadar çocuk vaziyetin- den şüphelenerek casus zannile otrafı- nr sarmışlardır. İşe polis — müdahale etmiş ve Murtezanın hüviyeti tespit edildikten sonra çocuklara yanıldık'a- rı anlatılmıştır. Ü b h Mürefte ve civarında üzüm mahsulü zarar gördü Mürefte, 85 ÇA.A.) — Bu yıl mildiya — hastalığından üzüm mahsulü Mürefte, Hasköy, Ki. razlı ve Tepeköyde kısmen, Çı. narlıda tamamen bozulmüştur. Üzüm azlığınm Çmarlı hariç diğer yerlerde fiyat farkı ile ter lâfi edileceği ümit olunmakta - dır. —— ANTAKYADA —— BİR FACİA j Amcasını öldüren bir genç ağır yaralandı Antakyada tok feci bir cina . yet olmuş. Tüccardan Osman Mastıkoğlu, Abdurrahman Mis" tık adlı bir gene tarafmdan pa. ra meselesi yüzünden münakaşa, ettiği amcası Ömer Mıstığı ken- di sabunhanelerinin odasında ta" banca ile öldürmüştür. Katilin tabancasmdan çıkan üç kurşundan ikisi amcasma bi- ri de kendi başma isabet ederek ağır surette yaralanmasma. se. bep olmuş ve katil hastahaneye kaldırılmıştır. Katilin hayatın * dan ümit vöktur, Feci bir otobüs kazası Bir otobüs devrildi, 6 ağır 13 hafif yaralı var Antakyada feci bir otobüs kazası olmuştur. Ahtakyanın Fetike köyünden Mehmet Yah. ya Misırlıya ait ve şoför Sadık oğlu Baklavacımın idaresindeki 97 numarali otobüs, 20 ye yar kın yolcu ve beş çuval buğday ile muhtelif eşyaları yüklü ola- rak Karbeyazdan Antakyaya ge. lirken Narlırca köyü civarmda muvazenesini kaybederek dev * rilmiş ve içindeki — yolculardan 6 sı ağır olmak üzere 13 kişi ya- ralanmıştır. Kazayı —müteakip firar eden goöförün ehliyetnamesiz olduğu ve kazaya fazla yük ve yolcu al. maktan başka şoförün acemili ginin sebebiyet verdiği anlaşıl - mıştır. Kaza mahalline derhal yeti. ğen zabıta yaralıları hastahane” ye kaldırmıştır. Yaralılar ara - sında bulunan Sabri Bona ile iki kadının yaraları bilhassa çok ağır ve tehlikelidir. Kaza esnasında | yaralanan yolcularım isimleri şunlardır: Dörtayak mahallesinden Yah. ya oğlu Mahmut, Kefeâbit kör yünden Hasan oğlu Dibo, Mt- hanodan Cuma oğlu Haşim, An. takyadan Halef Esmerli, Karber yazdan Musa oğlu Ahmet, Türk- men mazraasımdan İbrahim oğ. lu Halil, Ali kızı Havva, Antak yalı Hamit oğlu İmnayet, Mah- mut kızı Vedia, Şükrü Gürler, Sabri Bona, BİR MOTÖR BATTI Kaptan ve iki tayfa bogğuldu İnebolu limanıma bağlı Ahmet kap- tanım idaresindeki 27 tonluk Sakarya motörü fırtma yüzünden evvelki ge- ce Karaburun açıklarında — batmış, kaptan Ahmet ile tayfa Mehmet ve Salih boğulmuşlardır. Diğer üç tay- kurtarılmışlardır. ene evvelki gece Yalovadan şeh- rimize ,çelmekta olan Özkartal motö- rü fırtmaya tutulmuş ve ancak ha- mülesini atarak batmaktan — kurtu- tulmuştur. : Eer gyece sarhoş olabilen kimsesiz 5 gün hapis ve 10 lira cezaya mahküm oldu Yeşildirekte kimasesizlet — yurdunda yatıp kalkan Zeynep adında bir kadın dün oda komşusu Mehmedin her ge- ce sarhoş gelerek kendilerin! rahat- sgız ettiğinden şikâyette — bulunmuş, Mehmet de kadına hakaret etmiştir. Mehmet üçlüncü sulh ceza Mahkeme- Bi tarafımdan 5 gün hapis 10 lira para cezasına/ mahkünm olmuştur, —ükdiğl l Türbe soyan kurşun hırsızı Sabıkalılardan Cemil Köse dün Nu- ruosmaniye camil avlusundaki türhe- nİn kurşunlarmı sökerken polisler ta- rafından görülmüş, derhal aşağı at- layarak kaçmağa haşlamıştır. Fakat memurlar kovalıyarak yakalamışlar, cürmümeşhut mahkemesine — vermiş- lerdir. Cemil bir ay on gün — hapse mahküm edilmiştir. Bir buğa boynuzlarile çobanın karnını deşti Ali Rıza isminde bir çoban Kartal civarında siğir otlatırken azgm bir buğanım hücumuna uğramıştır. Buğa bir müddat kovaladıktan sönra yetiş tiği gobanım karnma — boynuzlarını geçirmiş ve baygın bir haldâ kanlar içihde yere sermiştir. Zavallı adam Haydarpaşa nümüunco hastanesine kal- dırılmıştır. | BÜ AHUSĞÜS Dilekter satıs şubelenı <i LAİ Divanyolunda 22 ııl;.; ' ismindeki gaz ve gilkr” | yasından — şikâyetçidir. —— şöyle anlatıyor: pi “Bir ayağımı Wwğî * benzin satış yeri AÇIP ' dirmeye teşebbüs ettilik — beyf' | dört sene oluyor. Şel KET Ü mukavele yaptım, KUli kavelede — başka gaz, benzin ve bar gem takdirde 500 lra W memi şart koştu. O 7 gg w ben de münhasıran çu f ni satıyordum. “>EL panya merkezine nmı kapa/,, dediler. panya şurada burada bazı satış — yerlerini tank ihtiyner karşısmdi Aş ÜĞi dime ait olduğundan .. pamıyacağımı, ben "'“'M ' sene mukaveleye riaytt W | dilerinin de bana W w devam etmeleri tâzımi De Aradan iki gün geçti: beni çağırdılar: v — Sana benzin J litre başıma verdlğlmB yit kârı almıyacaksın. 1::;”; 4 kuruştan İstersen Al, Şaşırmış, kalmıştıii: 185 ve 5 litre olan bir şitesi yi gi alınan benzini ııyıu“l" gö y satarsam ben nasıl £ ' kat vaziyet düzelir dİY€ M j resi 25 kuruştan benzin " op ' tım tabil kâr etmediğimi * yör y) masrafları da ceme:“. 'i Zararım hergün arm'âmogı ğ müracaat ettim. HÜK0ÜT ça » panyalara verdiği fiyattf Tgliği na bir kürüşün ö" vi alt olması Iâı.ı.ıııgftlditi'.l eğ || Bu sefer ne teklif etsei'? niz! z A '| şe ” || | | biz sana göndermiy saltinle gel Kuru lor. Kürüçeşmeden — bir v dükkânıma 30-35 kuru$ü | Bön nasıl olur da İi şa aldığım benzini 25 rım. Kumpanyayı — PFO' çarsf l ğüm. İşin gayanı | kumpanyasınm 22 gün Vei - ihtikâr değil midir? f zaman hizmet etmiş Bif © lunduğum muhitte Wü ' lerin benzin W , diyordum, Dükkân # benim olduğuna ve PE ne inhisara ve ne G? | yf | bulunmadığmıma gürü sının bu hareketini miİsyonunun nazarı rlm, Vesikalarını de- z " de birisi dün sar en şıkapıda nâra atark yakalanarak adliyey? Tü Yapışkan ,ılğ) w “—. Siz benim *0 | yın, hem rakı hem'.;:: a böyle oldum, Yokâü değilim. Bir daha ü vağt a F cağım,,, diyerek ağlaF yi KER tır. Mahkeme S“G'Ww KT , cezasma mM.ı: şehrimi? KÜ LA Münakalat vekili —i | dün sabah Ankarü çeti : | miştir. Bir müddet h4 ve bazı tetkikler d€ X— ,